ARTBLOG

Filmekimi İçin Geri Sayım Başladı Arttv Blog

19.09.2017

Filmekimi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl Vodafone Red desteğiyle

29 Eylül-8 Ekim arasında gerçekleştirilecek. Yedi farklı şehirde sinemaseverlerle buluşacak 16. Filmekimi’nin biletleri 23 Eylül Cumartesi günü satışa çıkıyor. Sinemaseverlerin heyecanla beklediği Filmekimi, Ekim ayı boyunca İstanbul, Edirne, Eskişehir, Ankara, Diyarbakır, İzmir ve Bodrum’u dolaşacak.
 

Sinemaseverlerin merakla beklediği Filmekimi’nin biletleri İstanbul’da, 23 Eylül Cumartesi 10.30’da Beyoğlu Atlas, Kadıköy Rexx sinemalarına açılacak gişelerden ve Biletix satış kanalları (biletix.com, Biletix Çağrı Merkezi, satış noktaları) üzerinden satışa sunulacak. Diğer şehirlerde bilet satışları ise 23 Eylül’den itibaren Biletix satış kanalları (biletix.com, Biletix Çağrı Merkezi, satış noktaları) üzerinden ve etkinlik tarihinden bir gün önce sinema gişelerinden yapılacak. Filmekimi biletleri tüm satış kanallarında hizmet bedeli eklenmeden satışa sunulacak.

2011 yılından bu yana “İKSV Resmi İletişim Sponsoru” olan Vodafone Red, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve sinemaseverlere yılın en iyi ve en güncel filmlerini izleme imkânı sunan Filmekimi’ne bu yıl ilk kez sponsor oluyor. 29 Eylül - 8 Ekim tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan Filmekimi, 6-8 Ekim’de Edirne, 13-15 Ekim’de Eskişehir, 13-17 Ekim’de Ankara, 20-22 Ekim’de Diyarbakır, 20-24 Ekim’de İzmir ve 27-29 Ekim’de Bodrum’da olmak üzere 7 farklı şehirde gerçekleştirilecek.

Ekim ayının gözdesi Filmekimi, her yıl olduğu gibi, dünya festivallerinde gösterilmiş, ödüller almış, eleştirmenlerin ve izleyicilerin ilgisini çekmiş ve merakla beklenen yeni yapımları içeren programıyla Ekim ayının en çok konuşulan sinema etkinliği olacak. Filmekimi, Vodafone Red desteğiyle, 29 Eylül-8 Ekim tarihlerinde İstanbul’da 10 gün sürecek bir maratonla birlikte İstanbul dışında da Ekim ayı boyunca gösterimlerine devam edecek. İstanbul dışı gösterimlerine 2011’de başlayan Filmekimi, Türkiye’nin farklı şehirlerindeki sinemaseverlere yılın en iyi ve en güncel filmlerini sunmaya devam edecek. Filmekimi, bu yıl Edirne, Eskişehir, Ankara, Diyarbakır, İzmir ve ilk kez Bodrum’a uğrayacak.

 

16. Filmekimi’nde, Cannes’da Altın Palmiye kazanan The Square, Venedik’te Altın Aslan kazanan The Shape of Water, Stephen Frears’den Victoria&Abdul, Darren Aronofsky’den mother!, Yorgos Lanthimos’tan Cannes ödüllü The Killing of A Sacred Deer, Michael Haneke’den Happy End, Good Time, Cannes’da En İyi Senaryo ödülü kazanan You Were Never Really Here, Fatih Akın’dan Almanya’nın Oscar adayı In the Fade gibi merakla beklenen filmleri izlemek mümkün olacak.

Filmekimi bu yıl 51 filmlik zengin programının yanı sıra, afişleriyle de dikkat çekiyor.

Filmekimi kapsamında gösterilecek 10 filmi sizler için seçtik.
 

 

İngiltere Benim / England Is Mine / Mark Gill



İngiltere Benim / England Is Mine
 

1970’lerde Manchester’daki ilk gençliğinden The Smiths’i kurduğu günlere Morrissey’in portresi, Mark Gill’in yönettiği England Is Mine'da anlatılıyor. Duygu yüklü şarkı sözleriyle, benzersiz ses tonuyla, The Smiths ile başlayıp solo kariyeriyle İngiliz ve hatta dünya müziğini hâlâ etkilemeyi sürdüren idol müzik adamı Morrissey’i filmde Christopher Nolan’ın son filmi Dunkirk'te de rol alan, yükselişteki genç oyuncu Jack Lowden canlandırıyor. Morrissey’in arkadaşı, feminist punk sanatçı Linder Sterling’i ise Downton Abbey dizisinde Lady Sybil rolündeki Jessica Brown Findlay canlandırıyor.



İngiltere Benim / England Is Mine

Dünya prömiyerini temmuz ayında Edinburgh Film Festivali’nin kapanışında yapan England Is Mine, adını The Smiths şarkısı “Still Ill”den alıyor.


 

Mekânlar Ve Yüzler / Faces Places / Agnès Varda, JR



Mekânlar Ve Yüzler / Faces Places

Cannes Film Festivali’nde özel bir gösterimde dünya prömiyerini yapan Mekânlar ve Yüzler / Faces Places, Fransız sinemasının en önemli isimlerinden, Yeni Dalga’nın “büyükannesi” Agnès Varda ile Fransız sokak sanatçısı ve fotoğrafçı JR’ın ortak proje-filmi. 60 yılı aşkın bir süredir sinemadan fotoğrafa, video yerleştirmeden heykele yapıtlar üreten 88 yaşındaki efsane Varda, İstanbul’da da “Şehrin Kırışıklıkları” projesiyle duvarlara yapıtlar bırakan genç JR ile birlikte Fransa’nın köylerini gezdi. İkili bir yandan halkla sohbet etti, fotoğraflar çekti, çektikleri fotoğrafları sergiledi, bir yandan da dost olup birbirlerini daha iyi tanımaya çalıştı. Mekânlar ve Yüzler / Faces Places, iki çok özel sanatçının sanat, yaş almak, paylaşmak ve gezmek hakkında yarattıkları son derece özel bir günce-gezi filmi. Mekânlar ve Yüzler, Toronto Film Festivali’nde belgesel dalında Halkın Seçimi ödülünü kazandı.


Mekânlar Ve Yüzler / Faces Places
 

The Beguiled / Sofia Coppola
 


The Beguiled
 

Colin Farrell, Kirsten Dunst, Nicole Kidman ve Elle Fanning’in başrollerini paylaştığı bu film, Cannes’da Sofia Coppola’ya En İyi Yönetmen ödülünü kazandırdı. Amerika İç Savaşı sırasında bir yatılı kızlar okulunda geçen gerilim, 1971 tarihli Don Siegel’ın yönettiği, Clint Eastwood’un başrolünde yer aldığı filmin yeniden çevrimi. Colin Farrel ve Nicole Kidman, Filmekimi’nde gösterilecek The Killing of A Sacred Deer / Kutsal Geyiğin Ölümü filminin de başrollerini üstleniyorlar.
 



The Beguiled
 

Rodin / Jacques Doillon



Rodin
 

Efsane heykeltıraşın yapıtları, hayatı, aşkları… Modern heykel sanatının en tanınmış, usta ismi Rodin, “Düşünen Adam”, “Öpücük” gibi yapıtlarını ortaya çıkartırken hayatında neler oluyordu? Jacques Doillon’un yönettiği filmde Rodin’i İnsanın Değeri ile tanıdığımız Vincent Lindon, muhteşem bir performansla canlandırıyor; Camille Claudel’i ise Fransız rock yıldızı Izia Higelin oynuyor.

 

 


Rodin
 

Djam / Tony Gatlif



Djam

Çingene dünyasını müzik yoluyla en iyi yansıtan yönetmen Tony Gatlif bu kez rembetikonun içli tınıları öncülüğünde İstanbul’dan Yunanistan’a uzanan müzikal bir yolculuğu anlatıyor. Filme adını veren Djam, yedek parça satın almak için Yunanistan’dan İstanbul’a gelen genç bir kadındır. Djam, insani yardım gönüllüsü olarak çalışan, parasız ve kimsesiz 18 yaşındaki Avril’i kanatlarının altına alır ve birlikte İstanbul’dan Midilli adasına doğru umut ve müzikle dolu bir yolculuğa çıkarlar. Djam’in müzikleri için Cümbüş Cemaat’ten Cem Köklükaya, Baba Zula’dan Melike Şahin, Dalganabak’tan Ozan Tura, Ozan Çoban, Onur Yusufoğlu, Burhan Hasdemir ile Yunan müzisyenler işbirliği yaptı.

 

Fortunata / Sergio Castellitto




Fortunata

 
Adının anlamı “şanslı” belki ama yıkıcı evliliğinin enkazından sağ kurtulmaya çabalayan bir kadın Fortunata. Bir kuaför açmak için olanca gücüyle çalışıyor, bu esnada da sadece küçük kızı elinden tutuyor. Tek bir amacı var; yoluna taş koymaya bir hayli hevesli erkeklerle dolu bu büyük şehirde kendini özgür kılıp, hayata karşı dimdik durmak... Bugün değilse bile yarın, kendi varlığı dışında hiç kimseyi umursamadan mutlu olmak... Sergio Castellitto’nun Fortunata'sı Roma’nın arka sokaklarında güçlü bir kadının fırtınasından doğan, delişmenliğiyle Fellini tonlarına çalan bazen eğlenceli bazen de can yakıcı bir film.
 



Fortunata

 

Paramparça / Aus Dem Nichts / In the Fade / Fatih Akın
 



In The Fade
 

Cannes’da Diane Kruger’e En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandıran ve Almanya’nın bu yıl “Yabancı Dilde En İyi Film” kategorisinde Oscar aday adayı olarak gösterdiği In The Fade bir intikam ve vicdan hikâyesi. Filmin kahramanı, kocasını Hamburg’da terörist bir patlamada kaybeden, hakkını önce mahkemede, sonra da yollarda arayan Katja. 2011’de yabancı düşmanı neo Nazilerin işlediği cinayetlerden ve sonuçlanmayan soruşturma ve adli süreçlerden esinlenen Akın, filminin “evrensel yas tutma duygusu” hakkında olduğunu ve Katja karakterinin kendi alter-egosu olduğunu söylüyor. Paramparça, Almanya’nın Oscar adayı.
 

Ezeli Rekabet / Battle of the Sexes / Jonathan Dayton & Valerie Faris




Battle of the Sexes

 
Tenis dünyasının en çok konuşulan tenis rekabetlerinden biri, 1973’te televizyonda en çok seyredilen spor olayı, hafızalara (ve kayıtlara) “cinsiyetler savaşı” olarak geçen efsanevi maç, Ezeli Rekabet’in tam merkezinde yer alıyor, üstelik Oscar’lı Emma Stone ve usta komedyen Steve Carrell, Little Miss Sunshine ve Ruby Sparks’ın yönetmenlerinin çektiği filmin başrollerini paylaşıyorlar. Eski şampiyon Bobby Riggs, tüm kibri ve cinsiyetçiliğiyle dünya kadınlar seribaşı Billie Jean King’e meydan okumuş, söz konusu maç yalnızca tenis kortunda değil dönemin ruhuna uygun şekilde cinsiyetçilik ve feminist mücadelenin de gündeme gelmesiyle tüm dünyada yankı bulmuştu. Ezeli Rekabet, Riggs ve King’in karşı karşıya gelişlerinin hikâyesini mizahi bir yolla ele alan harika bir komedi-dram.


Beni Adınla Çağır / Call Me by Your Name / Luca Guadagnino

 




Yıl 1983, yer Kuzey İtalya... Tatilini ailesiyle birlikte geçiren genç bir delikanlı, güneş, yaz ve yazlık havası... Bu tatlı yaz kasabasında her yarın, bir düne benzemektedir. Ta ki ailenin arasına her şeyi değiştirecek bir yabancı karışıncaya kadar. İtalyan yönetmen Luca Guadagnino, James Ivory ile birlikte Andre Aciman’ın çok sevilen romanını beyazperdeye uyarlarken bütün maharetlerini benzersiz bir sinema duygusuyla bir araya getiriyor. Beni Adınla Çağır / Call Me By Your Name, her saniyesi üstün bir sinema aşkıyla örülmüş, temas ettiği tüm hisleri izleyiciye geçirmeyi başaran muazzam bir film. Şüphesiz yılın en iyilerinden.

 

Sevgisiz / Loveless / Nelyubov / Andrey Zvyagintsev




 

Cannes’da Jüri Ödülü kazanan Loveless boşanma arifesinde çocuklarını gözden çıkaran çiftin hikâyesini anlatıyor. Günümüz Rus sinemasının büyük ustası Andrey Zvyagintsev, şiddetle, kavgayla ve sevgisizlikle yoğrulmuş, hayalleri kırılınca ağlamayı bile unutmuş Rus toplumunun portresini çiziyor. Zvyagintsev’in önceki filmleri Dönüş, Sürgün, Elena ve Leviathan Filmekimi ve İstanbul Film Festivali’nde gösterilmişti.
 

facebookta paylaş email

Yorumlar