Aslıhan Kaplan Bayrak | Geçen Herşey Merdivenden Geçer.Gelen Herşey Merdivenden Gelir | Harmony Sanat Galerisi



Aslıhan Kaplan Bayrak
Geçen Herşey Merdivenden Geçer.
Gelen Herşey Merdivenden Gelir.
12 Mart – 12 Nisan 2016

Harmony Sanat Galerisi Aslıhan Kaplan Bayrak, kendi gerçekliğini ve yeryüzünün gerçekliğini resim sanatının zamansallık ve mekânsallığı içinde kuran bir sanatçı.
Resimlerinde ustaca icra ettiği mekan; gerçekten kurguya doğru yol olan bir güzergahta, geleceğin düş evrenini imliyor. Ufuk hattının ötesine geçen merdivenler, kırık ama kararlı basamaklar, yakın tarihli resimlerinde ağaçlar, orman sandığımız bahçe... Sanatçı, resimlerinde kent içinde dikey yalnızlıklarda bırakılan insanın gelecek düşünün çizgiden renge akan olanaklarını sorgular. Baudeleire göre; “İmgelem yeni bir dünya yaratır.” Aslıhan da doğa ve kent karşıtlığı zemininde kapalı mekânlardan açık mekânlara oradan da doğaya açılan bir hayalde dolaşarak yeni evrenler yaratır. Gelecek belki de yansımaların dibinde, merdivenlerin ucunda gizlidir. Aslıhan’ın çoğu zaman masal sandığım resimleri, ya da yazısız masalları ürettiği onca sözcüğü renklerin ahengi ile örer. Ayasofya resmi örneğin; zamansızdır. Bir varmışla başlayan ama sonu türlü kurguyla biten bir masalı anlatır. Ve mavi, bu masalın –mişli geçmiş zamanıdır. Resimlerinde rastladığımız dışa vurumcu his; içinden geçtiğimiz zamanların dalgalı, baş döndüren ve sarsıcı umutsuzluğundan beslenir. Öyle ki sarsıntının yarattığı yıkımın etkileri sanatçının kendi sözleriyle şöyle anlatılır: “İnovasyonun, kaosun, yıkımın etkileri zaman zaman uçan merdivenler, metruk binalar veya içiçe geçmiş yansımalar olarak yeniden doğmaktadır.” İnsanın gelecek hakkında düşünme arzusu şimdilerde cesareti, Aslıhan’ın resimlerinde, izleyiciyi çok yönlü imgelemeye davet eder. Son dönem çalışmaların isimlerine baktığımızda karşımıza çıkan, ateş, hava, toprak su ve döngü gerçek ve imgelemin politik temasıyla birbirini sahiplenir. Doğada olan bitenden yola çıkarak çoğalan düşünceler yeryüzünü bataklığa çeviren kuru iklimi hüzünlü bir imgelemle hatırlatır. Sanatla hayat arasındaki ilişki, Aslıhan’ın resimlerinde doğada olan biten vasıtasıyla resim olur. Yataylar, tuvali bölen dikeyler, bir uçtan bir uca uzanan derin renkler, kırık çizgiler... İzleyene resimsel olan ne varsa unutmasını söyler. Gördüğümüz artık yeni bir dildir. Siyah bir çizginin içindeki güç, yangının, yalnızlığın, korkunun tercüme edilebilir halidir. Aslıhan’ın resimlerinin zemininde adım atmak zorlayıcıdır. Lakin düşlediği gökyüzü ve yeryüzü resimlerine hakim olan ışığın ardında gizlidir. Kırık merdivenler bizi ışığa götürmek için oradadır. Kentte yaşayarak, doğaya ait olmak. Bu ikilemin zorlayıcı atmosferinde düşler kurmak. Aslıhan’ın resimlerinden bize kalan. Düşlerimiz için değil elde kalanlar için direnmek!

Müzik: Müzikotek

izlenme91.683 izlenme

Yorumlar