728.90.jpg

Gülfem Kessler, Anniversary of Memories ile Ren Art Gallery'de | Yazan Yasemin Semercioğlu

Sanat eğitimini Hollanda Kraliyet Akademisi’nde tamamladıktan sonra uzun yıllar Hollanda, ardından New York ve Meksika’da yaşayan Gülfem Kessler’in Türkiye’ye döndükten sonraki gerçekleştirdiği ilk kişisel sergisi “Anniversary of Memories” 1- 31 Mart 2018 tarihleri arasında Ren Art Gallery' de sanat severlerle buluşuyor.


Gülfem Kessler 2017-2018 yıllarında ürettiği farklı portre çalışmalarından oluşan sergisinde, portrelere katman katman taşıdığı anılarını, seyircisiyle buluşturuyor. Sanatçı, ‘Portreler, resim yapmaya başladığımdan beri kendimi ifade etmekten hoşlandığım şekilsel bir tercih, hatta baş tacım… Çünkü portreler insanın bilinç altı ve bilinç üstü sonsuz bir çeşitliliğini ifade etmesiyle yaşanmışlıkları anlatmakta.’ diyor.


Sanatçı burada portreleri tercih etme nedenlerine bir nokta koyuyor. Gülfem Kessler son yıllarda özlediğimiz bir ressam karakteri, Hollanda Kraliyet akademisinde aldığı sanat eğitiminin onda yarattığı özgür ruhu hiç kaybetmemiş ve bir okadar da cesur bir hayat seçerek eserlerin de coşkulu bir gerçekliğe ulaşmış. Yaşam yaşanmışlıklar ve anılar çalışmalarının ana temasını oluşturuyor. Sanatçının eserlerinin çoğunda, sorgulayıcı bir tavır ön planda. Yaşamını ise seyreden değil sorgulayan ve değiştirmek için katkıda bulunan bir çizgi de sürdürmeyi seçmesi sanatçıların toplumsal duruşunda da bir örnek teşkil ediyor.


Uzun yıllar Hollanda, ardından New York ve Meksika’da yaşayan Gülfem Kessler sanat hayatına da bu ülkeler de devam ediyor. Sanatçı yaşadığı bu göçebe hayatın ruhunda yarattığı değişimi ise, “Bütün bu mekânsal ve coğrafi gezinmeler yaratımımı zenginleştirdi ve en önemlisi özgürleştirdi” diye ifade ediyor. Gulfem Kessler son yıllarda yaşadığı New York’tan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra atölyesini Urla’nın Barbaros köyüne kurup ve burada sanatsal üretimlerine devam ediyor. Burayı seçme nedeni olarak resimlerini üretirken zihninin tamamen boşalmış olması gerektiğini, bu sebeple kırsal yasamın inziva zamanı için çok ideal olduğunu, eserlerine başlarken kendi olduğunu unutarak kurguladığını ve bu duyguyla odaklandığını en azla en çoku anlatmayı hedeflediğini, eğer tüm bu hedefler şaşarsa ve tıkanırsa bir peri gelir ve başına bir değnek geçirir umuduyla çalışmasını yatak odasına götürüp duvara astığını ve Sabaha Arşimet edasıyla uyanmayı hayal ettiğini söylüyor. Sabah uyandığında görmeyi ilk istediği şeyin bu çalışma olması istediğini ve sorunu çözemezse de Prometheus gibi ölüp ölüp diriliyor. Biliyorum ki diyor sanatçı, resmin bitişini görmek için başlamaya değer, bitişi öyle muhteşem oluyor ki, baktığımda büyük bir heyecanla aman bu ne güzel resim diyorsam resim bitmiştir. İşte o zaman kendimden kopuyorum ve resmim özgürleşiyor…


Resimlerimden ve atölyesinden uzak kalamadığını söyleyen sanatçı, ”bu benim için büyük bir aşk tıpkı tutkuyla sevdiğim bir sevgili gibi, beni asla bırakmaz o, o da beni seviyor zaten. Yaratım insanın kendisinde olan bir şey olduğu için sonuç hep mutlu son diye düşünüyorum, yaratıyorsam hep keyifli ve mutluyum, hep coşkuluyum… En büyük hayallerimse yeni yeniden yaratacağım eseler.


Sanatçı aynı zamanda, birkaç yıldır büyük ses getiren, kırsal hayatın desteklenmesi doğal tarımın yaygınlaşması , tüketicilerin bilinçlendirilmesi ve köy algısının tüketmekten çok üreten bir topluluk olarak yaygınlaştırılması adına sosyal sorumluluk projesi olarak gündeme gelen ve bu konuda tüm Türkiye’nin desteğini alan Barbaros köyü oyuk festivalinin kurucu üyelerindendi.


Gülfem Kessler’in Sanatta ki farklı durusu ve eserlerinde ki özgün çizgisi ile tanışabileceğiniz Anniversary of Memories sergisi 1 mart 31 mart arasında Ren Art sanat Galerisinde ziyaret edilebilir.
(Ren Art Gallery&Art Consultancy: Hüsrev Gerede caddesi, No:39 Teşvikiye, Beşiktaş)



Gülfem Kessler ve ben =)