Art-Thessaloniki_728x90.jpg.jpg

New York Chelsea'de Gururumuz Galeri C24 Yazan:Enci Velidedeoğlu



Emre Kurttepeli, İrfan Önürmen, Enci Velidedeoğlu, Maide Kurttepeli

Çeşme'de yaklaşık 3 sene önce Maide Kurttepeli ile konuşurken, ' New York'ta Chelsea'de galeri açıyoruz. Mutlaka gel bekliyorum' dediğinde, açıkçası kısa zamanda, bu kadar popüler olabileceğini tahmin edememiştim.
Chelsea'nin kalbinde, 1000 m2lik bir alana yayılmış, 2 katlı, Türk ve yabancı sanatçıların eserlerini barındıran muhteşem bir galeri diyebilirim. Emre_Maide Kurttepeli, Aslı_Erkut Soyak ve Mel Doğan'ın ortaklığından oluşan bu galeriyi, New York'taki gururumuz olarak adlandırmak istiyorum.


Robert Montgomery

Hem arkadaşım, hem de sanatsever Emre Kurttepeli'yle yaptığım söyleşimi Ekavartv okurlarıyla paylaşamadan edemedim...

E.V: Sanat Sizin için neyi ifade ediyor?

E.K: Benim için sanat her anlamıyla özgürlüğü temsil ediyor, düşüncede hissetmede hissettirmede.

E.V: Özellikle niçin New York'ta galeri açtınız?

E.K: New York şu anda dünyanın çağdaş sanat merkezi. Aklımda olanları gerçekleştirebilmek için en doğru lokasyonun bu olduğuna inandığım için New York’ta galeri açtım. C24 Gallery çok genç bir galeri olmasına rağmen Amerika’nın önemli sanat dergisi Modern Painters tarafından dünyanın en iyi 500 galerisinden biri seçildi, Amerika’nın en iyi 150 galerisi arasına girdi.


Robert Montgomery

E.V: Geçmişte sanatla bağlantınız nedir?

E.K: Sanat geçmişim onbeş yıl önce koleksiyonerlikle başladı. Zaman içinde sanat tarihine ve sanatsal düşünce yapılarına olan ilgim arttı. Üç sene önce C24 Gallery’i kurdum. Geldiğim noktada sanatın dünyayı daha iyiye değiştirme gücüne sahip olduğuna inanıyorum.

E.V: Galerinin daimi sanatçılarından bahseder misiniz. Onları nasıl buldunuz?

E.K: C24 Gallery’de şu anda daimi temsil ettiğimiz 10 sanatçı, sergi bazlı çalıştığımız 25’nin üzerinde sanatçı var. Temsil ettiğimiz sanatçılardan bazıları Ali Kazma, Katja Loher, Robert Montgomery, İrfan Önürmen, Grazia Toderi, Regina Scully, Ryan Perez, Mark Dutcher, Regina Scully.

Galeri vizyonumuz etrafında oluşturduğumuz program ve bu eksende çalıştığımız sanatçılar bizim için çok önemli. Sanatçı ve Galeri ilişkisi aslında dışardan zannedildiğinin aksine çok katmanlı hassas bir ilişki. Ticari boyut işin yüzeysel görüntüsü. Sanatçı kariyerini Galeri’ye teslim ediyor, Galeri’de varolmasının sebebini sanatçıya. Bu sebeple bu ilişkinin kutsal bir tarafı olduğuna inanıyorum. Ve galerinin kurulduğu ilk günden beri bu tılsımın oluşduğu sanatçılarla çalışmak istedik. Bunda da başarılı olduğumuza inanıyorum.

Bu sanatçıları bulmak için değişik yollar kullanıyoruz. Kendi beğenilerimiz dışında şu anda birlikte çalıştığımız Amerika’da iki Avrupa’da bir küratör var. Bunların önerdikleri sanatçılar var. Ayrıca Chelsea’da büyük bir sergi alanına sahip olmakta avantaj yaratıyor, birçok sanatçıdan başvuru alıyorsunuz.


“Men's Magazines”, Skylar Fein

E.V: Sanat marketinin şu anki durumu nedir?

E.K: Özellikle Çağdaş sanat son 5 yıldır büyüyen ivmesini sürdürüyor. Özellikle New York ve Uzakdoğu piyasası çok hareketli. Bu canlılığın kısa dönemde de çağdaş sanat özelinde devam edeceğini öngörüyorum. Hatta New York ve Amerika içinse daha da iyimserim.


Hrafnhildur Arnardottir - performans

E.V: Bu kadar rekabetin arasında pazarlamanızı nasıl yapıyorsunuz?

E.K: Bir galeri için en iyi tanıtım tabii ki çalıştığı sanatçılar, sergilediği eserler. Herzaman bu sizin dışa aynanız oluyor, başkılarının siz algılaması bu yoldan oluyor. Bu sebeple sergi programımızın ahenk ve iyi bir diyalog içerisinde olması bizim için en önemli husus. Bunun dışında Müzlerle, Sanat Eleştirmenleri ile, Artforum, Modern Painters gibi dünya çapında tanına sanat dergileriyle yakın çalışma içindeyiz. Galerimizde sık sık artist ve sanat küratörlerini ağırlayıp konuşmalar düzenliyoruz, sergi programımızın elverdiği ölçüde sanat ve sosyal sorumluluk projeleri için galeri mekanını ücretsiz kullandırıyoruz.


Wall Bearer", Kate Gilmore

E.V: Sizin sanat koleksiyonunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

E.K: Koleksiyonumdaki eserlerin hiçbir zaman sahibi olarak değil emanetçisi olarak kendimi hissettim.
Koleksiyonum çağdaş sanatçıların eserlerinden oluşuyor. İrfan Önürmen, Ali Kazma, Ansen, Murat Morova, Ergin İnan, Bedri Baykam, Azade Köker, Elif Uras, Şakir Gökçebağ, Can Altay, Ergin İnan gibi Türk sanatçıların eserleri ile birlikte Dil Hildenberg, Sterling Ruby, Robert Montgomery, Shanon Finley, Katja Loher gibi yabancı artistlerin eserleri koleksiyonumu oluşturuyor.


"Other Voices", Katja Loher

E.V: Aldığınız ilk sanat eserini hatırlıyor musunuz?

E.K: Aldığım ilk sanat eseri Türkiye’dendi. Ergin İnan’nın bir eseriydi.

E.V: Internet üstünden satışınız var mı? Ya da ileride düşünüyor musunuz?

E.K: Şu anda internet üzerinden satışımız yok. Fakat Paddle8, Artsy, Artnet gibi Amerika’da ki internet oluşumlarıyla tanıtım maksadıyla çok yakından çalışıyoruz.

E.V: İleride sanat üzerine eğitim görmek isteyen ya da sanatçı olmak isteyenlere ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz.

E.K: Sanatçıların özel insanlar olduklarına inanıyorum. Bu özel benliği dışa vurmaktan çekinmemeleri, kalıplara girmenin güvenli limanına sığınmamaları ve akıntıya kendini bırakmaları.


Ben, İrfan Önürmen ve Eda Aksoy

Yazı: Enci Velidedeoğlu

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız