40 Yıllık Sessizlik Bozuldu: Joyce Kozloff, Guerrilla Girls'ün Kurucu Üyelerinden Biri Olduğunu Açıkladı

ArtNews

5 saat önce

Çağdaş sanatın en etkili feminist kolektiflerinden Guerrilla Girls'ün kurucu üyelerinden biri olan sanatçı Joyce Kozloff, yaklaşık kırk yıl sonra ilk kez grubun bir parçası olduğunu kamuoyuna açıkladı. 1970'lerde ABD'de ortaya çıkan ve süsleme, desen, tekstil ile zanaat geleneklerini çağdaş sanatın merkezine taşıyan Pattern and Decoration (P&D) hareketinin öncü isimlerinden olan Kozloff, sanat pratiği boyunca modernist estetik anlayışını sorgulayan üretimleriyle tanındı.

Pattern and Decoration hareketinin öncü isimlerinden Kozloff, Art Journal Open'da yayımlanan kapsamlı söyleşisinde, 1985 yılında kurulan anonim sanat kolektifinin kuruluş sürecini ve gruptaki rolünü ayrıntılarıyla anlattı.

Joyce Kozloff

Guerrilla Girls, sanat dünyasında kadın sanatçıların ve farklı kimliklerin maruz kaldığı eşitsizlikleri görünür kılmak amacıyla anonim bir yapıyla ortaya çıkmış; müzelerden galerilere uzanan müdahaleleri, afiş kampanyaları ve kamusal eylemleriyle uluslararası ölçekte dikkat çekmişti.

Kozloff, kolektifin kuruluşunda anonim kalmanın bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayarak, "Anonimliği, olası tepkilerden korunmak için değil, odağın bireylerde değil, mücadele ettiğimiz meselelerde kalması için savundum." ifadelerini kullandı.

Sanatçı, grubun ilk dönemini anlatırken, "Kendimize Guerrilla Girls adını verdik; file çoraplar ve kısa etekler giydik, sanat dünyasının en büyük kadın düşmanlarını hedef aldık ve maskelerle kamuoyunun karşısına çıktık." sözleriyle kolektifin ilk stratejisini de paylaştı.

Guerrilla Girls, The Advantages of Being a Woman Artist, 1988

Kolektifin En İkonik İşlerinden Birinin Ardındaki İsim

Joyce Kozloff, Guerrilla Girls'ün en bilinen üretimleri arasında yer alan The Advantages of Being a Woman Artist (1988) başlıklı çalışmanın ilk taslağını da kendisinin hazırladığını açıkladı.

Sanatçı, bu fikrin Kohler Art/Industry Residency programındaki deneyimleri sırasında ortaya çıktığını belirtti. Erkek sanatçıların programa çoğu zaman partnerleriyle katıldığını, bu kadınların ise görünmez emek üstlendiğini gözlemlediğini söyleyen Kozloff, söz konusu afişin bu eşitsizliklerden doğduğunu ifade etti.

Joyce Kozloff, How We Know What We Know, 2024 

Anonimlik, Kolektifin Kimliğinin Parçasıydı

Kuruluşundan bu yana Guerrilla Girls üyeleri gerçek isimlerini açıklamak yerine yaşamını yitirmiş kadın sanatçı ve yazarların isimlerini mahlas olarak kullanıyor. Kurucu üyeler "Frida Kahlo" ve "Käthe Kollwitz" isimlerini benimserken, kolektifte zaman içinde "Ana Mendieta", "Alice Neel" ve "Audre Lorde" gibi isimler de kullanıldı.

Yaklaşık kırk yıllık tarihinde gerçek kimliğini kamuoyuna açıklayan üye sayısı oldukça sınırlı kaldı. Kozloff'un açıklaması, 2025 yılında "Alice Neel" takma adıyla çalışan sanatçı Robin Tewes'in kimliğini paylaşmasının ardından gelen en dikkat çekici ifşalardan biri oldu.

1991'de Ayrıldı, Mücadele Devam Ediyor

Joyce Kozloff, 1991 yılında Guerrilla Girls'den ayrılmış olsa da kolektif bugün hâlâ faaliyetlerini sürdürüyor. Müze koleksiyonlarından bienallere, sanat piyasasından kurumsal yapılara kadar uzanan eleştirel müdahaleleriyle grup, sanat dünyasında cinsiyet ve temsil eşitsizliklerini görünür kılmaya devam ediyor.

Kozloff'un açıklaması, yalnızca Guerrilla Girls'ün kuruluş tarihine ilişkin önemli bir boşluğu doldurmakla kalmıyor; aynı zamanda çağdaş sanat tarihinin en etkili aktivist kolektiflerinden birinin perde arkasına dair yeni bir tanıklık da sunuyor.

Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews

Paylaş:


Yorum yapmak için tıklayın

Diğer Yazıları

14 dakika önce

Christo ve Jeanne-Claude’un Geçicilik Mirası Collect Gallery’de

35 dakika önce

İş Sanat'ta Yeni Dönem: Zuhal Üreten Görevini Defne Turaç'a Devretti

10 saat önce

İstanbul Modern'den Yeni Koleksiyon Sergisi: "Aynı Mavinin Altında"

2 gün önce

Altın Koza Onur Ödülleri Vahide Perçin ve Ferzan Özpetek’e

3 gün önce

7. Kochi-Muziris Bienali Kader Attia’ya Emanet

En Çok Okunanlar