Çalışmalarında maddenin çok katmanlı yapısını, insan duyularını ve bilinci merkeze alarak, varoluşun ve öznelliğin mekân tarafından nasıl şekillendiğini irdeleyen Melek Zeynep Bulut “The Recursion Project: Levh-i Mahfuz” adlı yerleştirmesiyle 9 Haziran 2025 – 29 Haziran 2025 tarihleri arasında Londra, Somerset House’ta gerçekleşen Londra Tasarım Bienali’nde yer alıyor. Direktörlüğünü Dr. Samuel Ross’un üstlendiği bienal, “Surface Reflections”/ “Yüzey Yansımaları” başlığıyla içsel deneyimlerle dışsal etkiler arasındaki etkileşimi tasarım üzerinden keşfetmeyi amaçlıyor.
“The Recursion Project: Levh-i Mahfuz” hafıza kavramını, madde ve biçim ilişkisini şekillendiren bir enstrüman olarak ele alıyor. Sanatçı; cismin ötesine geçme, maddeyi aşarak yeni bir boyutla etkileşim olasılıklarını oyunlu bir dille araştırıyor ve eser; madde, algı ve kolektif hafıza arasındaki ilişkiyi araştıran ve bu araştırmayı sahneleyen bir yerleştirme olarak hayat buluyor. Türkiye’nin çeşitli noktalarından alınan topraklarla tasarlanmış yansıtıcılı parçalar “Recursion Oyunu”nu oluşturuyor ve eser hem kolektif hafızayı hem de algıyı içinde barındıran bir döngünün ifadesi olarak karşımıza çıkıyor.
Levh-i Mahfuz Sahnesi’nin kurulduğu her yerde kolektif hafızaya ait parçalar kendini sonsuzlukta tekrarlıyor ve izlenenle izleyicinin yerini değiştirerek çok boyutlu bir zeminde “çerçeve” kavramı ile oynuyor. Matematikte kullanılan “Tesseract Küpü”ne yaptığı oyunlu gönderme ile asılı bir küp formunda yerleşen hafıza parçaları, tekrar eden akustik ve ışık kurgusu ile desteklenerek “zamansızlık ve mekânsızlık” eşiğiyle ilgili bir tecrübe başlatıyor.
Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews
19. İstanbul Bienali’nin Küratörleri Açıklandı
Ara Güler’in Objektifinden Cannes’ın Altın Çağı
Ahmet Güneştekin Venedik’te: “Sessizlik” ile Palazzo Gradenigo’da Kalıcı Bir Adım
Ütopya Atölyeleri 2026: Baksı’da Kolektif Sanat Deneyimi
Kayıt ile Yorum Arasında: Güneş Hiç Gölge Görmedi
Yorum yapmak için tıklayın