ekavbanner1.jpg

Antonio Cosentino | Yaz Günlükleri | Collect Gallery

573 izlenme  
2.05.2026

Antonio Cosentino

Yaz Günlükleri

11 Nisan – 30 Mayıs 2026

Collect Gallery

 

Yaz Günlükleri başlığı bir mevsime referans veriyor, ama özünde mevsimin yarattığı sistemle ilgili.. Bu yaklaşım sahil şeridinin yarattığı ekonomi, mimari, altyapı ve tüketime dair bir görsel dil içeriyor. Antonio Cosentino’nun çalışmaları televizyon, tüp, plastik sandalye, vitrin, tabela ve tekne gibi yaz mevsiminin maddi kültürlerini arşivsel bir yaklaşımla yüzeye taşıyor. Bu bir kayıt olarak, yazın parlak görünüşünün ardındaki sistemleri görünür kılmaktır. Sanatçının daha önce İstanbul hikâyelerini, fotoğraflarını ve yürüyüş anılarını betimleyen fragmanter anlatı kurma pratiği düşünüldüğünde, Yaz Günlükleri de sahile dair bir kaydı işaret ediyor.

Yaz mevsimi sezonluk yer değişimi etrafında pratikler üreten bir kültürel döngüdür ve tüketimle birlikte belirli bir değerler ve alışkanlıklar sistemi oluşturur. İşte Cosentino’nun resimlerindeki sandalyeler, kapılar ve platformlar bu mevsimsellik duygusunu plastik bir gerçeklik olarak kurar. H. Lefebvre bize mekânın toplumsal ilişkilerle üretilen bir gerçeklik olduğunu öğretmişti ve bu bağlamda Cosentino’da sahil platform, büfe ve ampüllerle bir tür döngüyü gösteriyor. Eğer mekânı ilişkisel ve çok-zamanlı düşünürsek, “günlük” daha da keskin bir biçimde ortaya çıkıyor. Çünkü kıyı farklı zamanların aynı yüzeyde üst üste bindiği bir zaman-mekan çoğulluğunu işaret ediyor.  

Kıyıyı bu şekilde üretmek, ayrıca yönetimsel bir konudur. Biyopolitik açıdan iktidar yaşamı dolaşım, güvenlik ve normlar üzerinden yönetir ve kıyı alanları da resmî kurumlar, kanunlarla sürekli yeniden düzenlen alanlardır. Sanatçının iskeleleri ve dükkanları insanların eğlendiği ama aynı zamanda onu yöneten mikro-sistemleri gösteriyor. Böylece yaz sadece bir iklim değil, bir dolaşım rejimi olarak okunabiliyor. Ayrıca vitrin ve tabelalar gibi unsurlar kıyının otantik bir sahil manzarası olarak değil, bir tür teşhir mekanı olarak görülmesini sağlıyor ve nesneler burada hafıza maddeleri haline dönüşüyor. 

Bu bizi Cosentino’nun çizdiği sahillerde deniz, tekne, tüp, televizyon, vitrin, ampul ve bitkilerin birer fon değil, aktif unsurlar olduğu tespitine götürüyor. Bunlar yazı birlikte kuran çok çeşitli bir kolektifi oluşturmaktadırlar. Ayrıca yaz, bu bakış açısıyla eğlencenin yanında bakım, onarım, yıpranma ve yeniden-kurulum döngüsüdür. Cosentino’da sandalyeler ve platformlar, kıyı şeridini cennet ya da enkaz ikiliğine hapsetmez, aksine onların günlüklerini kaydeder.  

Sanatçı kıyıyı romantize etmiyor ve eleştirmiyor da. Bu hafif, dönüşen ve değişen bir zamansal süreç olarak görülebiliyor. Antonio Cosentino, bu dönüşümü nesnelere dair bilgisiyle gösteriyor. İzleyiciyi, kıyıyı bakılan bir manzara olmaktan çıkarıp, içinde yaşanan bir ilişkisellik olarak görmeye çağırıyor. Yaz Günlükleri, bu nedenle, kolektif bir kıyı hayatının ve mevsimsel bir düzenin görsel arkeolojisi olarak karşımıza çıkıyor.

 

Devamı

Seçtiklerimiz

Bizi Whatsapp'ta takip edin