CANTO CXVIII | Can Alkor Anısına | Maçka Sanat Galerisi
435 izlenme 19.03.2026CANTO CXVIII
Can Alkor Anısına
3 Mart - 11 Nisan 2026
Maçka Sanat Galerisi
Can Alkor’un 2014 yılında Canto CXVIII adıyla yayımlanan ve Ezra Pound’un Kantolar’ına muhayyel bir “son” olarak tasarladığı şiir kitabı, yıllar sonra bu kez görsel bir karşılıkla yeniden gündemde.
Ressam Kemal Noyan, Alkor’un şiirsel evreninden yola çıkarak ürettiği “imgeler” ile metnin poetik gerilimini resim düzlemine taşıyor. Sergi, şiir ile imge arasında kurulan tamamlayıcı bir ilişki önermiyor; aksine iki disiplini, birbirini kesen ve yer yer yırtan bir düşünce alanında karşı karşıya getiriyor.
Başlığını Dante’nin “eski ateşin izlerini tanıyorum” dizesinin çağrışım alanından alan sergi, bir son yazma iddiasından çok, sönmüş bir alevin geride bıraktığı izleri görünür kılmayı amaçlıyor. Muhayyel Bir Son, Gerçek Bir Yüzleşme Alkor’un Canto CXVIII’i, Pound’un yarım kalmış yapıtına eklemlenen bir “tamamlama” girişimi değil; modernizmin yüküyle hesaplaşan bir kefaret dili. Pound’un geç dönem fragmanlarının taşıdığı kırılganlık, Alkor’da bir itiraf estetiğine dönüşüyor. Şiir, artık bütünlüklü bir epik yapı değil; parçalanmış benliğin, gecikmiş bir yüzleşmenin dili.
Bu bağlamda Noyan’ın resimleri sanatçının ifadesiyle “imgeler” metni açıklamak yerine onun içindeki çatlağı görünür kılıyor. İmge burada temsil değil; gölge. Nesnenin kendisi değil, ışıkla kurduğu hesaplaşma. İmgenin Tanıklığı 1941 İstanbul doğumlu Kemal Noyan, uzun yıllardır resim alanında üretim yapıyor.
Sergideki işler; Venedik, Rialto Köprüsü ve Konstantinopolis gibi tarihsel eşikleri yalnızca coğrafi referanslar olarak değil, etik ve metafizik geçiş alanları olarak yeniden kuruyor. Rialto bir kartpostal olmaktan çıkıyor; bir yargı mekânına dönüşüyor. Konstantinopolis ise dış işgalden çok iç çözülmenin simgesi hâline geliyor. Noyan’ın üç katmanlı kompozisyonlarında bilinç, bulunç ve tarihsel yük üst üste biniyor. Yarı insan yarı grotesk figürler, ideolojinin bedende bıraktığı deformasyonu görünür kılıyor. Çarmıh, kefaret ve affedilme sorusu resimlerde estetik bir motif değil; cevapsız bırakılmış bir etik problem olarak beliriyor.
“Niye Şairler?” Serginin düşünsel arka planında yalnızca Pound değil; Dante Alighieri, Anna Akhmatova, Rilke ve Osip Mandelstam gibi isimlerle kurulan metinlerarası bir hat da yer alıyor. Şiirin sesi, çeviri ve persona aracılığıyla çoğalırken, son bölümde Pound’un erken dönem şiiri Histrion (1909) belirleyici bir rol üstleniyor. “Histrion”da dile gelen “ödünç alınmış ses” fikri, Alkor’un muhayyel kantosunda bir poetik kader olarak yankılanıyor: Şair, geçmişin ruhlarını kısa bir an için içinden geçirir; sonra alev söner. Geriye imge kalır. Şiir ve İmge Arasında Bir Eşik Bu sergi, bir saygı duruşu değil; bir yüzleşme alanı. Şiirle imge burada birbirini süslemiyor; birbirini keskinleştiriyor. “Alev Söner, İmge Kalır”, tamamlanmış bir anlam vaadi sunmuyor. Aksine, modernist ütopyaların küllerinde dolaşan bir soruyu canlı tutuyor: Affedilmek mümkün müdür?
Ve sanat, gerçekten bir kefaret dili olabilir mi?
Sergi, 03 Mart - 11 Nisan 2026 tarihleri arasında Pazar ve Pazartesi hariç, 12:00 - 19:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
50 yıldır bir arada | Ece Gökmenoğlu, M. Onur Durna | Maçka Sanat Galerisi
435 izlenme 7.01.202650 Yıldan Kareler | Maçka Sanat Galerisi
534 izlenme 2.02.2026Cansu Kahraman | Sobe | Galeri Selvin Arnavutköy
528 izlenme 15.03.2026Ayşe Pirinççioğlu | Bunch of People | Goba Art & Design
501 izlenme 17.03.2026