Hakan Gürbüzer | METANOIA | Galeri 77
468 izlenme 12.09.2026Hakan Gürbüzer
METANOIA
10 Eylül – 7 Kasım 2026
Galeri 77
Galeri 77, Hakan Gürbüzer’in ilk solo sergisine 10 Eylül – 7 Kasım tarihleri arasında ev sahipliği yapmanın heyecanını duyuyor. Sergi, adını kişinin zihniyetinde, dünya görüşünde, inançlarında ve düşünme biçiminde köklü bir değişim geçirerek kendini zihinsel olarak yeniden yapılandırması anlamına gelen “Metanoia” kavramından alır. Bu bağlamda, Gürbüzer’in üretiminin merkezinde insan, insanın iç dünyası ile onu kuşatan gerçeklik arasındaki gerilim yer alır. Kalabalıklar içinde yaşanan yalnızlık, kimlik arayışı, bellek, aidiyet ve zamanın insan üzerinde bıraktığı izler, sanatçının tekrar tekrar döndüğü meselelerdir. Bir insanın kim olduğu çoğu zaman tek bir görüntüde toplanmaz, o görüntünün etrafında dağılmış olanlarda belirir. Hakan Gürbüzer’in resimleri tam da bu dağılmanın içinde kurulur. Dışarıya gösterilen yüz ile içeride yaşananlar arasında, hatırlanan ile şimdi olan arasında, kalabalığın ortasında korunan mesafe ile o mesafenin altında biriken iç dünya arasında. Bugün sanatçının üretimi üzerine düşünmek, dönüşüm kavramının kişisel gelişim diline indirgenerek tüketildiği ve benliğin her an düzeltilebilir, seçilebilir ve tutarlı bir imge olarak sunulduğu bir görsel iklimde, değişim, bellek ve kimlik gibi kavramların yeniden ciddiye alınmasını gerektiriyor. Sanatçının Galeri 77’de gerçekleşen Metanoia başlıklı kişisel sergisi, adını doğrudan bu meseleyi karşılayan bir kavramdan alır. Gürbüzer’in resimleri ilk bakışta izleyiciyi Kübizm’in mekânı ve zamanı parçalayan diliyle karşılar, bu nedenle üretimi çoğunlukla biçimsel bir çerçeveye ya da kültürel bellek kavramına yaslanarak okunmuştur. Oysa sanatçının külliyatının temel meselesi ne yalnızca bir üslup arayışı ne de geçmişe dönük bir hatırlama çabasıdır. Sanatçının kendi ifadesiyle bu sergi geçmişi anlatmaz aksine geçmişin bugünün içindeki etkisini anlatır. Yaşanan her kırılmanın, karşılaşmanın ve kaybın insanı değiştirdiğini, zamanla başka birine dönüştüğümüzü, ancak geçmişimizin kaybolmayıp bugünkü benliğimizin içinde yaşamaya devam ettiğini söyler. Sanatçının üretim süreci de aynı kavramsal yapıyı tekrarlar.
Gürbüzer, uzun bir düşünme ve biriktirme döneminin ardından resmin temel fikrini oluşturur; kendi çektiği fotoğraflardan, gündelik hayatta karşılaştığı insanlardan, mimari yapılardan, nesnelerden ve farklı görsel kaynaklardan bir arşiv meydana getirir. Bu imgeleri dijital ortamda bir araya getirerek kompozisyonu kurmaya başlar. Sürecin dikkat çekici yanı, parçalanmanın başlangıç noktası olmamasıdır. Sanatçı önce mekânı, figürleri ve kompozisyonun genel yapısını tutarlı bir bütün hâlinde oluşturur. Ancak bu bütün belirginleştikten sonra kırma, bölme, eğme ve deforme etme müdahaleleri devreye girer. Parçalanan alanlara farklı zamanlardan ve bağlamlardan gelen imgeler kolaj mantığıyla yerleştirilir. Fakat Gürbüzer fiziksel kolajın malzeme farklılıklarını görünür kılmak yerine, bütün parçaları yağlıboyanın ortak dokusu içinde buluşturur. Sanatçının kolajla kurduğu ilişki bu nedenle estetik bir benzerlikten çok, bir düşünme biçimine dayanır. Birbirinden uzak zamanlar, mekânlar ve deneyimler aynı yüzey üzerinde bir araya gelirken aralarındaki kopukluk tümüyle kaybolmaz. Buna rağmen parçalar ortak bir dokunun içinde yaşamayı sürdürür. Metanoianın resimlerdeki en güçlü karşılıklarından biri bu üretim hareketinde bulunur.
Önce kurulan, ardından parçalanan ve son olarak yeni ilişkiler içinde yeniden bir araya getirilen kompozisyon, dönüşümü eski bütünlüğe geri dönmek olarak ele almaz. Geçmiş deneyimler silinmez, kırılmalar onarılmış gibi gösterilmez ve farklı zamanlar tek bir çizgi içinde eritilmez. Her parça, bugünkü benliği oluşturan yapının içinde izini korur. Gürbüzer’in resimlerinde dönüşüm, geçmişin geride bırakıldığı ve insanın bütünüyle başka bir kimliğe ulaştığı doğrusal bir ilerleme izlemez. Her karşılaşma, kayıp ve kırılma bugünkü benliğin içinde izini sürdürür. İnsan yön değiştirdikçe bu izler yeni ilişkiler kurar ve farklı anlamlar kazanır. İzleyici sergide dolaşırken karşısındaki figürleri oluşturan zamanların, deneyimlerin ve çelişkilerin nasıl yan yana var olabildiğine tanıklık eder. Böylece Metanoia, varılacak son bir hâli değil, geçmişi bugünün içinde taşıyarak değişmenin ve kendi parçaları arasında yeniden yön bulmanın sürekliliğini tarif eder. Bir insanın kim olduğu da belki tam burada, tek bir görüntüde değil, o görüntünün etrafında dağılmış olanlar arasındaki ilişkide belirir.
GALERİ 77 Hacımimi Mah. Necatibey Cad. Sakızcılar Sok. No:1/E Karaköy 34425 Beyoğlu, İstanbul, TÜRKİYE T:+902122512754/F:+902122519041 www.galeri77.com | info@galeri77.com