Juliette Minchin | Where the River Burns | Zeyrek Çinili Hamam, İstanbul

435 izlenme  
27.12.2025

Juliette Minchin 

Where the River Burns

19 Eylül 2025 – 18 Ocak 2026

Zeyrek Çinili Hamam, İstanbul

 

Zeyrek Çinili Hamam, 19 Eylül 2025 – 18 Ocak 2026 tarihleri arasında Fransız sanatçı Juliette Minchin’in Where the River Burns başlıklı mekâna özgü kişisel sergisini sunuyor. Anlam de Coster küratörlüğünde gerçekleşen ve Minchin’in İstanbul’daki ilk sergisi olan Where the River Burns, 16. yüzyıldan kalma hamam yapısının yakın zamanda gün yüzüne çıkarılan Bizans Sarnıcı, soğukluk bölümleri ve bahçeye yayılıyor. De Coster’ın davetiyle Minchin, hamamın mimari belleği ve zamana direnen ritüelleriyle diyalog kuran yeni bir proje üretti. Balmumu, kalay ve kâğıt gibi malzemelerin dönüşümüne dayanan bu çalışma; arınma, kehanet ve bakım temalarını merkeze alıyor. Malzemenin Hafızası ve Ritüellerin İzleri Sergi, geleneksel bir hamam ziyaretinin ritüel akışından esinlenerek kurgulandı. Ziyaretçiler yeraltındaki sarnıca adım attıklarında, Minchin’in imzası haline gelen balmumu perdeler sembolik bir eşik oluşturuyor ve onlara rahatlama, soyunma ve dönüşüm anlarını çağrıştırıyor. Bu işler, dış katmanların ve toplumsal kimliklerin geride bırakılarak ritüel alanına geçişin yapıldığı soğukluk mekânlarına referans veriyor. Sanatçının ellerinde balmumu hem bir deri hem de bir kabuk hâline geliyor: esnek, koruyucu ve geçirgen. Hamamın ortasında bulunan “göbek taşı”, antik çağın kutsal kehanet merkezi Delphi’deki omphalos taşını çağrıştırıyor. Delphi, dünyanın merkezi olarak anılıyor ve burada su hem kehanet hem de arınma ritüellerinde önemli bir rol üstleniyordu. Minchin’in ateş ve suyla şekillendirdiği balmumu, kalay ve kâğıt işleri, sarnıcı bir kâhinin mabedine dönüştürerek beden ile kozmos arasında yeni haritalar çiziyor. Süreç odaklı işler sarnıcın geçitlerinde devam ediyor. Bunlar arasında sanatçının “Hydromancies” serisinden, yarı saydam kâğıt üzerine su, pigment ve ateşin etkileşimiyle yarattığı narin çizimlerden oluşan yeni üretimler yer alıyor. Grafit tozu, yanmış odun ve pigment kullanılarak ve balmumuna batırılarak üretilen bu yapıtlar, kutsal parşömenleri anımsatıyor. Kozmosta yıldızların hem beşiği hem de kabri olan nebulalara göndermede bulunuyor. Minchin, kehanet amacıyla erimiş metallerle uygulanan kadim bir yöntem olan molybdomancy (kurşun dökme) pratiğinden de ilham alıyor. Sanatçının İstanbul’da ürettiği yeni kalay yerleştirmeler, sarnıcın uhrevi atmosferinde akışarak danteli andıran yansıtıcı formlara dönüşüyor. Bu formlar, nehirleri, kalıntıları ve eriyik maddeden işaretler okuma ritüelini anımsatıyor. Kalaydan işlerin bazıları ise hamamın restorasyonuyla doğrudan diyaloğa giriyor, arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan tarihi objelere gönderme yapıyor. Sanatçı İstanbul’daki süreci boyunca şehrin adak ve dilek temelli inanç pratiklerinden de etkilendi. Yerel kiliselerden topladığı, bir zamanlar umutla yakılmış yarı yanmış mumlardan oluşturduğu yeni bir iş; kolektif özlem, hafıza ve spiritüel tortular için heykelsi bir taşıyıcıya dönüşüyor. “Where the River Burns”, ritüel, mimari ve malzemenin ısıyla dönüşümünü bir araya getiriyor. Minchin’in yerleştirmeleri kutsal ile gündelik, anıtsal ile mahrem olan arasında bir yerde konumlanıyor. Hamamın Belleğinde Çağdaş Bir Yolculuk Balmumu, kalay ve kâğıtla çalışırken bile Minchin; arzunun izlerini, bakımın kendine özgü hareketlerini ve adanmışlığın eylemlerini kaydediyor. Hamamı ise, maddenin metafora dönüştüğü ve ritüellerin alev alıp canlandığı bir mekâna çeviriyor. Serginin son perdesi, Zeyrek Çinili Hamam’ın kubbelerine bakan bahçede yer alan Omphalos başlıklı geçici bir yerleştirme. Kubbeli metal bir iskelet üzerine yerleştirilen balmumu drapelerden oluşan bu heykel, hayali bir mabed yaratıyor. Zamanla balmumu eriyip metal paslandıkça, yaşamın geçiciliğini görünür kılıyor.

Devamı

Seçtiklerimiz

Bizi Whatsapp'ta takip edin