British Museum’da “Samurai”: Mit, İktidar ve Kültürel Hafızanın 1000 Yıllık Hikâyesi

ArtNews

8 saat önce

Londra’daki British Museum, 3 Şubat – 4 Mayıs 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşan “Samurai” sergisiyle Japon savaşçı sınıfının bin yıllık tarihini mit ve gerçeklik ekseninde yeniden ele alıyor. Sergi, samuray imgesinin nasıl üretildiğini, dönüştürüldüğünü ve küresel bir kültürel sembole dönüştüğünü irdeleyen ilk büyük ölçekli müze projesi olma özelliğini taşıyor.

Zırhlı savaşçılar, epik düellolar ve katı bir onur yasası… “Samuray” kelimesi güçlü imgeler çağrıştırıyor. Ancak British Museum’un yeni sergisi, bu imgelerin önemli bir kısmının tarihsel gerçeklikten ziyade yüzyıllar boyunca inşa edilmiş bir mitolojiye dayandığını ortaya koyuyor.

Portrait of Henry of Bourbon, Count of Bardi. Museum of Oriental Art, Venice

Yaklaşık 280 eser ve dijital materyali, müzenin kendi koleksiyonunun yanı sıra 29 ulusal ve uluslararası kurumdan ödünç alınan yapıtlarla bir araya getiren sergi, Japon savaşçı sınıfının çok katmanlı kimliklerini gözler önüne seriyor.

Savaş Alanından Bürokrasiye

Japonya’da musha ya da bushi olarak bilinen samuraylar, 1100’lerden itibaren uzun süren iç savaşlar döneminde askeri güç kazanarak politik hakimiyet kurdu. Ancak 1615’te başlayan uzun barış döneminde rollerinde radikal bir dönüşüm yaşandı. Savaş alanından uzaklaşan samuraylar; devlet görevlisi, entelektüel ve sanat hamisi kimlikleriyle toplumsal düzenin taşıyıcıları haline geldi.

Sergi, samuray sınıfının yalnızca erkek savaşçılardan ibaret olmadığını da vurguluyor: Kadınlar, bu sınıfın yaklaşık yarısını oluşturuyordu ve özellikle Edo Kalesi’nde görev alan kadınların varlığı, militarist anlatının ötesinde bir toplumsal gerçekliğe işaret ediyor.

Helmet with butterfly crest. National Museum of Japanese History

19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde samurayların kalıtsal statüsü kaldırıldı. Ancak tam da bu dönemde, sadakat ve özveri üzerine kurulu bushidō miti ulusal ideolojinin bir parçası olarak yeniden üretildi. Böylece samuray, tarihsel bir figür olmanın ötesine geçerek modern Japon kimliğinin sembolik bir öğesine dönüştü.

İlk Kez Sergilenen Eserler

 

Bu sergiyle ilk kez kamuoyuyla buluşan eserler arasında, British Museum’un yeni edindiği son derece zarif bir samuray zırhı savaş estetiğinin politik bir göstergeye dönüştüğü bir örnek olarak dikkat çekiyor. Prestijli miğferi ve iris yaprakları biçimindeki altın sancağıyla tasarlanan bu zırh, sahibini hem tanınabilir hem de korkutucu kılmayı amaçlıyordu. 

Ancak “Samurai”, yalnızca silah ve zırh sergisi değil. Resimler, ahşap baskılar, kitaplar, giysiler, seramikler, fotoğraflar ve çağdaş sanat yapıtları; hatta film, televizyon, manga ve video oyunlarından örnekler serginin kapsamını genişletiyor. Japon sanatçı Noguchi Tetsuya'ye özel olarak sipariş edilen yeni işler de çağdaş üretim ile tarihsel anlatı arasında köprü kuruyor.

Popüler Kültürde Samuray

“Samurai” sergisi, tarihsel anlatıyı günümüz popüler kültürüyle buluşturuyor. Japon zırhlarından ilham alan bir Louis Vuitton tasarımından, 2025 tarihli Assassin’s Creed: Shadows ve 2026’da piyasaya sürülecek Nioh 3 video oyunlarına uzanan geniş bir yelpaze, samuray estetiğinin çağdaş üretimdeki sürekliliğini gösteriyor.

Noguchi Tetsuya Duck and Man, 2025, Trustees of the British Museum

Bu referanslar, samurayın yalnızca geçmişe ait bir figür olmadığını; moda, sinema ve dijital oyun endüstrisi aracılığıyla hâlâ yeniden üretildiğini ortaya koyuyor.

Tarihin Yeniden Yazımı

“Samurai”, yalnızca bir tarih sergisi değil; kültürel hafızanın nasıl kurulduğuna dair eleştirel bir okuma sunuyor. Ulusal kimliklerin, anlatıların ve kahramanlık mitlerinin sanat yoluyla nasıl üretildiğini ve yeniden yazıldığını gösteriyor.

Sonuç olarak British Museum’daki bu büyük ölçekli sergi, samurayı romantik bir savaşçı figürü olmaktan çıkarıp, politik, toplumsal ve kültürel dönüşümlerin merkezinde yer alan çok katmanlı bir özne olarak yeniden konumlandırıyor.

Samurai - British Museum - 3 Şubat / 4 Mayıs 2026



En Çok Okunanlar

Bizi Whatsapp'ta takip edin