8fe14646-e6ed-4c96-9fdc-895b32f1cc7c.png

Gerçek Heykeller ve Resimlerle Damien Hirst Gagosian Gallery’de! | Yazan Nurdan Ateş

Nurdan Ateş

4 ay önce

Yazıma ünlü sanat eleştirmeni Donald Kuspit’in çok değerli bulduğum “Kuralsız sanat piyasası, kurallı hisse senedi piyasasından daha tercih edilebilir bir alandır.” sözü ile başlamak istedim.

Sanatta neyin önemli olup olmadığı çeşitli dönemlerde hep değişmiş olsa da, esere imzasını atan sanatçının isim değeri hep var olmuştur. Günümüzde çağdaş sanat kavramı ile çoğu zaman bu olgu, üretilen sanatın değerinden çok daha önemli hale gelmiştir. Bunun da önemli sebeplerinden birisi  sanat tacirleri, koleksiyonerlerin müzayedeler yardımıyla bu çalışmaların değerini istedikleri çizgiye çekebilme becerileridir. Larry Gagosian, Charles Saatchi  genç öğrencilerin sergilerini gezerek, beğendikleri isimleri galerilerine bağlayıp, onları lanse edip, bu gençleri birer ödül ile kurumsal bir onay kazandırarak sanat piyasasına yön veren galeri sahiplerindendir. Bu yöntem ve pazarlama stratejisiyle dünyaya lanse edilen ”Young British Artists”(Genç Britanyalı Sanatçılar) grubundan Tracey Emin, Damien Hirst, Sarah Lucas, Gary Hume en çarpıcı örnekleridir. 

15 Eylül 2008 Lehman Brothers’ın 619 milyar $ borçla iflasını ilan ettiği, dünyada küresel bir ekonomik krizin piminin çekildiği gün, Sotheby’s Londra‘da başka şeyler oluyordu. Bir sanatçı 2 günde, 200‘den fazla eserini satarak 111.464 milyon £‘luk satışla yaşayan en zengin sanatçı ünvanına sahip oluyordu. Pablo Picasso‘nun 1993‘te NY Sotheby’s kırılan 11,3 milyon dolar rekorunu katlayarak, tek bir sanatçı adına elde edilen en yüksek müzayede rekorunun sahibi, kimdi bu Damien Hirst? Bir sanatçı veya pazarlama stratejisiyle kurgulanmış bir tüccar. Galeri ve müzayede evlerinin ortaklaşa yürüttükleri, bu denklemin içine özel müzeleri ve ödülleri dahil ederek sanat piyasasına lanse ettikleri, pazarlama ve ticaret bilinci olan bir proje, Genç Britanyalı Sanatçılar grubunun en önemli medyatik ismi.

1965 İngiltere Bristol doğumlu, Leeds Sanat ve Tasarım Koleji’nden sonra Londra‘da Goldsmith Üniversitesi'nde güzel sanatlar okumuş, bir dönem uyuşturucu ve alkol sorunları ile yaşamış, sanatının çıkış noktası ''Momento Mori'', yani ''Öleceğini Hatırla'' olan bir sanatçı. Hirst, Goldsmith Üniversitesi’nden 16  arkadaşı ile 1988 yılında Londra Dockland’de Freeze sergisi düzenlemiş, bu sergiye Charles Saatchi, Kraliyet Akademisi’nden Norman Rosenthal, Tate yöneticisi Nicolas Serata'i davet etmiş ve  Charles Saatchi’nin dikkatini çekerek hayatı değişmiştir. Asıl mesleği reklamcılık olan Irak asıllı İngiliz sanat taciri ve galeri sahibi. Saatchi bu sergiden sonra 2 adet eczadolabını ve Bin Yıl (A Thousand Year) eserini satın almış, 1991‘de dev bir formaldehit havuzu içinde ölü bir köpekbalığı çalışması, The Physical Impossibility of Death (Yaşayan Birinin Zihninde Ölümün Maddi İmkansızlığı) eserinin üretimi için 25,000 £ ön ödeme yaparak ve eseri 50.000 £ satın almıştır. Her sanatçı, üretim sürecinde kullandığı bir malzeme ile anılıyorsa, Hirst için maalesef formaldehit ve ölü hayvanlar diyebiliriz.

1992 yılında Saatchi Gallery, ilk Young British Artists sergisine ev sahipliği yapmış, aynı yıl Damien Hirst, Turner ödülüne aday gösterilmiş, ödülü alamamakla birlikte Saatchi vasıtasıyla sanat çevresinde ünü, namı hızla yayılmış, basında bolca yer almıştı. 1993 Venedik Bienali’nde Mother and Child, Divided (Anne ve Çocuk Ayrılmış ) adlı formaldehit tankları içinde, dikeyine ikiye bölünmüş bir inek ve buzağıyı sergileyerek daha önce Warhol tarafından uygulanan “Yaratıcı Rahatsızlık Stratejisi’’ ile medya ve sanat çevrelerinde geniş yankı uyandırmıştı. 1994‘te Serpentine Galeri’de bu sefer formaldehit tankı içinde bir ölü bir koyunu sergileyerek, 1995‘te Turner Ödülü’nü almıştı. Bu arada Saatchi boş durmayacak, bu genç sanatçılardan oluşan koleksiyonunu 1997‘de Sensations sergisi ile, otorite konumundaki Royal Academy of Arts‘da sergileyerek, bu genç isimleri sanat dünyasında kabul görmelerine imkan sağlayarak, koleksiyonunun değerine değer katacaktır.

2003’e kadar yaptığı işlerini sponsorlar aracılığıyla satan Hirst, bir strateji değişikliği ile Saatchi sponsorluğundan çıkar ve işadamı Frank Dunphy, White Cube Sanat Galerisi müdürü Jay Joplin ile birlikte gelecek vaat eden 12 çalışmasını 15 milyon dolara Saatchi’den geri alır. Amaç bundan sonra üretilecek eserlerin piyasa değeri üzerinde tek söz sahibi olmaktır. 

Gelelim sanatçının büyük sansasyon yaratan eseri “For the Love of Gold” a.

Sanatçı British Museum’u gezerken Aztek Tanrılarından turkuaz taşlarla kaplı Tezcatlipoca maskını gördüğünde, elmas kaplı versiyonunun müthiş olacağını düşünür. Bunun büyük bir maliyeti olacaktır tabii. 1,5 yılda tamamladığı çalışmasında, 18-20 milyon dolar tutarında, 8601 parça elmas kullanmış, sadece alında yer alan tek başına damla şeklinde ki büyük elmasın maliyeti 4,2 milyon dolar olarak açıklanmıştı. Sanatçının, Newbond Caddesi’ndeki değerli taşlar satıcısı Bentley &Skinner‘den aldığı “Afrika kanlı elması“ ile kafatası bir başka açıdan da ölümle ilgili algıyı perçinliyordu. Sadece dişleri gerçek olan platinden dökülmüş kurukafaya 100 milyon dolar değer biçen Hirst “Satamazsam zincire takar boynuma asarım ya da şöminemin  üstüne süs koyarım’’ diyerek eserine bir kuruş indirim yapmayarak, Hirst ‘ün birçok  işine sahip Alberto Mugrabi esere teklif ettiği 50 milyon doları reddediyordu. En sonunda eser bir gizemli kişi (Hirst‘ün içinde bulunduğu yatırım grubu) tarafından satın  alınıyor ve Hirst‘ün eserlerinin  değeri gün be gün borsa gibi artıyordu. Sotheby’s müzayede salonunda ferdi olarak sattığı çalışmalarıyla, borsacı Jeff Koons’u dahi solluyordu.

2012 Tate Modern’de düzenlediği In and Out of Love adlı  23 hafta süren sergisinde 9000 kelebek ve sinek telef olmuştu. Ölen kelebeklerin yerine her hafta 400 yeni kelebek getirerek, hayvan hakları derneklerinin şimşeklerini üstüne çekmeyi başarmış, pek çok ağır  eleştiriye rağmen Tate Modern‘in en fazla bilet kesilen 2.sergisi ünvanına sahip olmuştu. Sanatçı, 2013 yılında Portakal Sanat Evi’nde yapılan satış için ülkemizi de ziyaret etmişti.

Gelelim geçen gün Gagosian Gallery‘de gezme şansına sahip olduğum, Fact Paintings and Fact Sculptures sergisine. Adı üstünde gerçek resimler, gerçek heykeller... Fotoğrafları resmederek, kameranın saniyeler içinde bize sunduğu gerçeği, fırça ile bize tekrar sunuyor. Pandemiden dolayı, iç mekanlarda kısıtlı sayıda, randevu ile izleyici kabul eden galeride, sergi 1 sene boyunca yer alacak. 1993-2021 arası pek görülmemiş çalışmalarının yer aldığı serginin küratörlüğünü yine kendisi üstlenmiş.

Galeriye Covid Station ile girdim. Önce galerinin hijyen bölümü sandığım alan aslında Hirst‘ün bir yerleştirmesi, kendi deyimiyle heykeli... Duchamp‘tan beri tüm bilinen sanatsal kavramları yerle bir eden, günlük kullandığımız tüketim nesnelerini sanat eseri olarak seyirciye sunan kavramsal sanat, çağdaş sanatta heykel örneği. Bu kimi zaman Duchamp’ın Pisuar’ı olabiliyor, bazen Tracey Emin‘in büyük depresyon yaşadığı yatağı, ya da Warhol’un Brillo sabun kutuları. 

Sanatçının özel ilgisi mücevherler ve çöp torbaları devam ettim. 2007 yılında For the Love of God  çalışması için elmasları temin ettiği mağazalardaki mücevheratların, kolyelerin, broşların, birebir kopyalarını birebir üretip, yanında çöp torbaları ile sergiliyor. Önce siyah çöp torbalarını  Avangart çalışmalarıyla ünlü Gavin Türk‘ün meşhur bronzdan, çöp poşetleri sandım ama değildi. Bayağı bildiğimiz çöp poşetleri ile zengin – fakir, değerli-değersiz arasındaki ortaya koymak istediğinden bahseden sanatçı mücevherat dolu 6 dolaba isimlerde vermiş.

Duvarda 12.çalışma “Don’t Stop Me Now” içi ilaçla dolu bizi “pandemi’’ sürecimizle yüzleştiren, tıbba olan ortak sonsuz  güvenimiz. Yanında 13.çalışma Station. İngiltere’de Snooker (bir bilardoya türü) şampiyonasında gördüğü basit bir  çay istasyonu. Gazetecilerin, televizyoncuların çay içtiği çadırın fotoğraflarını çeker. Bire bir örneğini galeriye taşır.

Yanında Limenitis Reducta in Vitis Vinifera, 2009 çalışması. Bu çalışmada, resmetmek istediği üzüm ve kelebeğin  fotoğrafını çekerken üzümlerin  içindeki böcekleri fark etmediğini, resmederken ortaya çıkması sürpriz olmuş.

Papillo Palinurus in Achillea Millefolium, 2009

Gerçek fotoğrafları resmeden (yada asistanlarına resmettiren ,çünkü tüm çalışmalarında geniş bir sanatçı ekibini kullandığını, çalışmalarını onlara yaptırdığını açıkça ifade etmekten çekinmeyen) Hirst  kendi deyimi ile “Hayatın çok hızlı aktığını, bir saniyede  çekilen bir fotoğrafı 1,5 -2 senede resmederek o hızla geçen zamanın önemine vurgu yapmak” istediğini söylüyor. 

Hot Love, başı kesik bir inek. 1990’larda gerçek hayvan ölüleri ile çalışmayı çok havalı bulduğundan ve bu nedenle sıklıkla kullandığından bahseden sanatçı, burada reçineden yapılmış versiyonunu sergiliyor. Bu tip çalışmalarını  sergilediğinde hayvan sever aktivistlerin yaptığı  gösterilerden çekindi mi  bilinmez, ki bazen bu gösteriler büyükbaş hayvan dışkılarını kapısına yığılmasına kadar varabiliyordu.

Sanat eleştirmeni Robert Hughes’un “The Shock of the New; Art and the Century of Change” kitabının, gençliğinde sanatına yön verdiğinden bahseden Hirst, şimdi eserleri için çöp diye bahseden Hughes‘un bu sözlerinden üzgün olduğunu da sözlerine ekliyor. 

The World is Your Oyster 2007, metalden yapılmış çocuklarının boya kalemlerinin bir replikası ve arkada Papilio Glaucus in Gerbera. Koleksiyoner bir arkadaşı için yaptığı  bu büyük ölçekli resim, diğer duvarda sergilenen diğer büyük ölçekli resimle uyum içinde olduğunu düşünüyor.

Medi-Safe heykeli (kendi deyimi ile heykel). Sanatın tiyatral yönünden çok etkilendiğinden bahseden Hirst, mavi bir eczadolabının beyaz bir duvarda çok çarpıcı durduğu kanaatinde.

Warhol her gün içtiği çorba kutularının resmini yaparsa, Hirst‘te gerçek bir Cola otomatını galeride heykel olarak kullanır tabii. 1 pound attığım otomattan, Hirst imzalı bir kutu Zero Cola’ya da sahip oluyorum. 

Self-Portrait with Anatomy Model

Beğendiği  anatomi modelinin resmini yapmak için fotoğraf çekerken ,yanlışlıkla kendi resmide fotoğrafa yansıyınca bu resimde bir nevi Self-Portrait oluyor. Fotoğrafdan yapılmış bir çalışma.

Persil, 2015

Persil heykeli. Diyorum ya Warhol’un Brillo Kutuları neyse Persil’de aynı fikre hizmet ediyor. Orjınal tesco etiketleriyle  sunulan reyon görüntüsü. Hani marketlerde, üst kata ulaşmakta zorlanırız ya, heykelde ismi üstünde, gerçek heykel olunca buda aslına uygun.

Sanat nedir? Sanatçı nedir? Neye bir sanat eseri diyebiliriz? Kafamda bin soru... Sergi 1 yıl boyunca Gagosian Gallery’de ücretsiz gezilebilir.

Yazı ve Fotoğraflar: Nurdan Ateş



En Çok Okunanlar