İstanbul Modern ve Estée Lauder Companies Türkiye, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında “Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım” programını hayata geçiriyor. 6 - 11 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen program; Sabire Susuz’un katılımcı çalışmasından özel sergi turlarına, atölyelerden söyleşi ve seminerlere uzanan etkinliklerle sanatın paylaşım, dayanışma ve iyi olma hâliyle kurduğu ilişkiye odaklanıyor. Farkındalığın simgesi olarak İstanbul Modern binası da 5 Ekim gecesi pembe ışıkla aydınlatıldı.
İstanbul Modern ile Estée Lauder Companies Türkiye iş birliğinde düzenlenen “Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım”, kadın sanatçıların yaşamlarından ve üretimlerinden hareketle sanatın bireysel ve ortak deneyimler üzerindeki dönüştürücü potansiyelini gündeme taşıyor. Estée Lauder Companies’in 1992’den bu yana sürdürdüğü meme kanseri farkındalık çalışmalarının bir parçası olan program, ELC Türkiye’nin “Sarılarak Saralım” kampanyasını sanat odağında genişletiyor.
Bir hafta boyunca İstanbul Modern’de gerçekleşecek etkinlikler; dayanıklılık, dönüşüm, güçlenme, aidiyet ve kolektif üretim kavramlarını farklı sanat pratikleri üzerinden ele alıyor. Program, sanatın yalnızca bireysel bir ifade biçimi değil, karşılaşma, paylaşım ve birlikte üretme alanı oluşturma potansiyeline de odaklanıyor.
Programın merkezinde çağdaş sanatçı Sabire Susuz tarafından tasarlanan katılımcı çalışma yer alıyor. İstanbul Modern’in dış etkinlik alanında 6–11 Ekim tarihleri arasında her gün 13.00–17.00 saatlerinde gerçekleştirilen çalışma, ziyaretçilerin katkılarıyla program boyunca değişerek gelişiyor.
Kolektif hafıza ve aidiyet kavramları üzerine çalışan Susuz’un tasarımında, mekânda yükselen X biçimindeki bir konstrüksiyon odağa alınıyor. Meme kanseri farkındalığının simgesi pembe kurdele ise bu yapı üzerinde katılımcı bir sanat pratiğinin parçasına dönüşüyor.
Ziyaretçiler, müze uzmanlarının rehberliğinde kendileri için hazırlanan pembe kurdeleler üzerine kolaj ve çizimler yapabiliyor, notlarını bırakabiliyor. Bireysel katkıların bir araya gelmesiyle oluşan ortak görsel anlatı, program süresince açık alanda izlenebiliyor. Rüzgârla hareket eden ve her yeni katkıyla biçim değiştiren çalışma, bireysel ifadeleri kolektif bir üretimin parçaları hâline getiriyor.
Susuz ayrıca 6 Ekim’de İstanbul Modern Oditoryum’da düzenlenen “İyi Olma Hali için Sanat” söyleşisinde çalışmanın çıkış noktalarını ve üretim sürecini paylaşarak sanatın aidiyet, paylaşım ve karşılaşma alanları yaratma potansiyelini ele aldı.
Program kapsamında İstanbul Modern’in yeni koleksiyon sergisi “Aynı Mavinin Altında” için özel sergi turları da düzenleniyor. 6–10 Ekim tarihleri arasındaki turlar, sergide yer alan kadın sanatçıların yaşam öyküleri ile sanatsal üretimleri arasındaki ilişkilere odaklanıyor. Farklı dönemlerden çalışmalar, yaratıcılık, dayanıklılık ve dönüşüm kavramları etrafında değerlendiriliyor.
Programın seminer bölümünde ise sanat tarihindeki kadın hareketleri, dayanışma ağları ve kolektif üretim biçimleri ele alınıyor. Sanat tarihçisi Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün, 8 Ekim’de “Birlikte Güçlenmek: Sanatta Kadın Hareketleri ve Kolektifler” başlıklı seminerinde kadın sanatçıların oluşturduğu dayanışma ağları ile feminist sanat hareketlerini inceleyecek.
Sülün, 9 Ekim’deki “Sanat Tarihinin Öncü Kadınları” seminerinde ise Rönesans’tan günümüze uzanan bir çerçevede kadın sanatçıların sanat tarihindeki konumuna odaklanacak. Frida Kahlo, Louise Bourgeois ve Yayoi Kusama gibi isimlerin yaşamları ile üretimleri arasındaki bağ üzerinden sanat, dayanıklılık ve dönüşüm ilişkisini tartışmaya açacak.
“Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım”, görsel sanatların yanı sıra beden, ses ve ritim üzerinden geliştirilen atölyelere de yer veriyor. Koreograf, çağdaş dans sanatçısı ve akademisyen Prof. Tuğçe Ulugün Tuna, 7 ve 11 Ekim’de düzenlenen “Duyumsama ve Kinestetik Farkındalık” atölyesinde hareket ve algı üzerinden beden-zihin ilişkisine odaklanıyor.
Caz müzisyeni ve eğitmen Asena Akan, 10 Ekim’de gerçekleştireceği “Kendini Akort Etmek” atölyesinde nefes, ses ve titreşim aracılığıyla bireysel ifadeyi ortak bir deneyimle buluşturacak. Dinleme, eşlik etme ve birlikte üretme pratikleri, sesin insanlar arasında kurduğu bağı araştırmanın araçlarına dönüşecek.
Programın son gününde ise müzisyen Hilal Özcan, “Ritimle Yenilenmek” atölyesiyle katılımcıları ritim ve perküsyon aracılığıyla bireysel ve kolektif bir üretim deneyimine davet edecek.
“Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım” programı, 11 Ekim’e kadar İstanbul Modern’de tüm müze ziyaretçilerinin katılımına açık ve ücretsiz olarak devam edecek.
23 saat önce
YA DA: Oğuz Yalım ve Asaf Erdemli’nin Pratikleri Arasında Açık Bir Alan
dün
Sinopale 10: Belirsizliğe Karşı Birlikte Üretmek
2 gün önce
Gerçekliğin Sınırlarında Sinemadan Sahneye: "Güneşin Oğlu" Zorlu PSM'de
3 gün önce
İki Sessizliğin Karşılaşması: Zeki Demirkubuz Baksı Müzesi’nde
5 gün önce
Gerçekliğin Çelişkilerine Absürt Bir Bakış: "Olmayacak Şeylerin Neşesi" Galeri/Miz'de