ARTtv, 2025 yılında sanat dünyasında öne çıkan sergilerden genç yeteneklere, ilham veren sanatçılardan sanat dünyasını etkileyen olaylara kadar yılın nabzını tutan bir röportaj serisiyle karşınızda. “Sanat Dünyasında 2025'in EN'lerini Sorduk” başlıklı bu özel içerik, sanat profesyonelleri ve koleksiyonerlerle yapılan röportajlardan oluşuyor.
Serimizin konuğu, sanat danışmanı ve küratör Dr. Feride Çelik. Röportajda Çelik, 2025 yılında kendisini en çok etkileyen sergilerden, ilgisini çeken sanat olaylarından ve geleceğin sanat dünyasına dair öngörülerinden bahsediyor.
Dr. Feride Çelik: "Hikâye İstanbul’da Geçiyor", Meşher, Küratörler: Ebru Esra Satıcı & Şeyda Çetin, 23 Ocak 2025 - 18 Ocak 2026
Farklı disiplinlerin tek bir noktada buluşması bu sergiyi benim için çok özel kıldı. Roman, resim, obje ve film gibi sanatın pek çok farklı alanından isimlerin İstanbul’a dair görüş ve yorumlarını bir arada görmek büyüleyiciydi. Ayrıca Ömer Koç’un özel koleksiyonundan İstanbul temalı parçaları yakından inceleme fırsatı bulmak serginin derinliğini artırıyordu.
Maceraperest Bir Mimarın Fotoğrafhanesi: Arif Hikmet Koyunoğlu 1893–1982, Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Galerisi, 19 Haziran 2025 – 17 Mayıs 2026
Fotoğraf sanatını daha iyi kavramak ve Arif Hikmet gibi mimarlığının yanı sıra çok yönlü kişiliğiyle öne çıkan bir ismi tanımak adına son derece nitelikli bir sergiydi. Bir mimarın gözünden dünyayı ve mekânı görme deneyimi benim için oldukça ufuk açıcı oldu.

ID.exe / the human patch - Ecem Dilan Köse, ArtOn İstanbul
ID.exe / the human patch - Ecem Dilan Köse, ArtOn İstanbul, 25 Ekim – 22 Kasım 2025
Dijital sanatlara mesafeli olmama rağmen, bu sergiden büyük bir keyif aldım. Sanatçının duru ve kusursuz anlatımı sayesinde uzun süredir ilk kez dijital eserleri bu kadar iyi anlayarak ve deneyimleyerek gezme imkânı buldum. Ayrıca sergi sonunda bir otomattan sergiye özel ürünler alabilmek, bu sanatsal deneyime modern ve interaktif bir açılım kazandırmıştı.

F.Ç.: Bence 2025 yılında sanat dünyasına damga vuran en çarpıcı olay, Louvre Müzesi’nde gerçekleşen kraliyet mücevherleri hırsızlığıydı. Müze hırsızlarının, adeta bir sanat performansı sergilercesine bu soygunu gün ortasında, herkesin gözü önünde gerçekleştirmeleri oldukça düşündürücüydü. Bu cüretkar eylem, sadece bir hırsızlık vakası değil, aynı zamanda kraliyet ailesine ve temsil ettikleri değerlere yönelik verilmiş sembolik bir mesaj niteliği taşıyordu. Güvenlik sistemlerinin bu denli "estetik" bir şekilde aşılması, sanatın ve güvenliğin sınırlarını yeniden tartışmaya açtı.
F.Ç.: Bu sene Base İstanbul’u genel anlamda çok başarılı buldum. Sergilenen eserlerin niteliği ve kürasyonu, yeni nesil sanatçıların potansiyelini çok iyi yansıtıyordu. Özellikle burada yer alan sanatçıların birçoğunun isimlerini gelecekte sanat dünyasında sıkça duyacağımızdan eminim. Benim için bu yılın öne çıkan yetenekleri; Ayşegül Karababa, Sümeyye Bıyıklı, Merve Kafa ve Ceren Nur Piroğlu oldu.

Ayşegül Karababa, Var Gibi, 2025, Cam, bakır, kapı paspası
F.Ç.: 2026 yılında sanat dünyasında görmek istediğim en büyük dönüşüm, teknolojinin sanatın ruhuyla daha derin bir bağ kurmasıdır. Bazı müzelerde örneklerini görmeye başlasak da ben artık aramızda olmayan sanatçıların hologramları aracılığıyla, eserlerini bizzat onlardan dinlemeyi, hatta onlarla sohbet edebilmeyi hayal ediyorum. Yapay zekanın gücüyle Van Gogh veya Monet gibi ustalarla karşılıklı oturup sanatları üzerine konuşabilmek, sadece bilgi almanın ötesinde paha biçilemez bir deneyim olurdu. Bu tür bir yenilik, sanat tarihindeki mesafeleri ortadan kaldırarak izleyici ile sanatçı arasında zamansız bir bağ kuracaktır.
8 saat önce
Haute Couture’un Ustası Valentino Garavani'ye Veda
8 saat önce
Gündelik Olanın İzinde: Hasip Özbudun'dan “Evcil Çizgiler”
9 saat önce
Tiyatro Tarihimizin Arşivle Yüzleşmesi: “Tiyatro Hazinemizden” Depo'da
3 gün önce
Ertuğrul Berberoğlu’ndan “NARKİSSOS”: Benlik ve Bakış Üzerine
3 gün önce
Adana’da Görüntü Sanat Galerisi’yle Oyuna Devam
Kezban Selma Tingiz
Evettt cam ayakkabı super