Batı Amerika’nın en önemli kültür kurumlarından biri olan Oakland Museum of California, Ekim ayının ortasında kamuoyuna geç yansıyan, fakat etkileri uzun süre hissedilecek bir kültürel felaketle karşı karşıya kaldı. Müzenin ana binasından uzakta bulunan bir depolama tesisine yapılan izinsiz giriş sonucunda, 1.000’i aşkın tarihî ve kültürel eser ortadan kayboldu. Olay, yalnızca bir müze soygunu değil; kamusal belleğe yönelik sessiz ama sistemsel bir saldırı olarak değerlendiriliyor.
Hırsızlık, 15 Ekim sabahı erken saatlerde gerçekleşti. Güvenlik önlemlerinin sınırlı olduğu depoya giren kişi ya da kişiler, herhangi bir alarm tetiklemeden ya da anında fark edilmeden koleksiyonun önemli bir bölümünü alarak kayıplara karıştı. Müze yetkilileri, olayın profesyonel bir “seçilmiş hedef” operasyonundan ziyade, güvenlik zafiyetlerinden faydalanan bir fırsat suçu olabileceğini ifade etse de, sanat çevrelerinde bu açıklama ikna edici bulunmuyor. Çünkü ortadan kaybolan nesnelerin niceliği kadar niteliği de dikkat çekici.

California’daki Yerli topluluklara ait olduğu belirtilen, kültürel öneme sahip örme sepetler, 1800’lerin ortasında kullanılan "daguerreotype" fotoğraf baskıları, 19. yüzyılda denizcilik kültüründe yaygın olan, deniz memelisi dişi veya kemik üzerine oyma/çizim içeren "scrimshaw" parçaları çalınanlar arasında.
Çalınan eserler arasında, özellikle Yerli Amerikan topluluklarına ait sepetler, törensel objeler ve gündelik yaşama dair kültürel üretimler bulunuyor. Bunun yanı sıra 19. yüzyıla tarihlenen erken dönem fotoğraflar, mücevherler, metal işçiliği örnekleri ve müzenin arşivsel belleğini oluşturan çeşitli materyaller de kayıp listesinde yer alıyor. Bu eserlerin önemli bir kısmı bağış yoluyla müze koleksiyonuna kazandırılmış, dolayısıyla yalnızca kurumsal değil, kamusal bir emanet niteliği taşıyor.
Müze yönetimi, olayın ardından yaptığı açıklamada maddi zarardan çok kültürel kayba vurgu yaptı. Çünkü bu tür eserler, sanat piyasasında alınıp satılabilen nesnelerden ziyade, belirli toplulukların tarihsel sürekliliğini ve kimlik anlatısını taşıyan benzersiz belgelerdir. Birçoğunun yerine konması mümkün olmadığı gibi, kaybolmaları halinde anlatı bütünlüğü de geri dönülmez biçimde zarar görür.

California’daki sanatçılara ait olduğu belirtilen, 20. yüzyıl modernist metal takı örnekleri de kayıp listesinde yer alıyor.
Soruşturmaya Oakland Polis Departmanı ile birlikte FBI’ın Sanat Suçları Birimi dâhil oldu. Yetkililer, çalınan eserlerin bir kısmının kayıt dışı antika piyasasında, rehinci dükkânlarında ya da çevrim içi satış platformlarında ortaya çıkabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Kamuoyuna yapılan çağrılarda, bu objelerin fark edilmesi halinde yetkililerle temas kurulması istendi. Ancak sanat dünyasında hâkim olan kanaat, bu ölçekteki kayıpların tamamının geri kazanılmasının oldukça düşük bir ihtimal olduğu yönünde.
Oakland’daki olay, küresel ölçekte müzecilik ve koleksiyon güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sergi salonları yüksek güvenlik önlemleriyle korunurken, koleksiyonların büyük bölümünün depolarda, gözden uzak alanlarda tutulması; “görünmeyen sanatın” korunması meselesini yeniden gündeme taşıdı. Bu soygun, müzelerin yalnızca sergiledikleri eserlerden değil, sakladıkları hafızadan da sorumlu olduğunu acı bir biçimde hatırlatıyor.

Kaynak: FBI
Bugün Oakland Museum of California’da yaşanan kayıp, rakamlarla ifade edilebilecek bir envanter eksilmesinden ibaret değil. Bu olay, kültürel mirasın ne kadar kırılgan olduğunu, kamusal belleğin ise ne kadar kolay ihlal edilebildiğini gösteren çarpıcı bir örnek olarak sanat tarihine kaydediliyor. Nesnelerin çalınmasıyla birlikte, onlara yüklenen hikâyeler de sessizce yerinden sökülmüş durumda.
Sanat dünyası şimdi tek bir sorunun etrafında dönüyor: Koruyamadığımız bir kültürel mirası gerçekten “sahiplenmiş” sayılabilir miyiz?
8 saat önce
Haute Couture’un Ustası Valentino Garavani'ye Veda
8 saat önce
Gündelik Olanın İzinde: Hasip Özbudun'dan “Evcil Çizgiler”
9 saat önce
Tiyatro Tarihimizin Arşivle Yüzleşmesi: “Tiyatro Hazinemizden” Depo'da
3 gün önce
Ertuğrul Berberoğlu’ndan “NARKİSSOS”: Benlik ve Bakış Üzerine
3 gün önce
Adana’da Görüntü Sanat Galerisi’yle Oyuna Devam