İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 18. İstanbul Bienali, küratör Christine Tohmé’nin "kişisel sebeplerle" görevinden ayrılması nedeniyle planlanan yapısını tamamlayamadan sona erdi. Tohmé’nin önerdiği üç yıla yayılan ve farklı aşamalardan oluşan yenilikçi yapı 18. İstanbul Bienali'nin 2025'e ertelenmesini telafi edecek bir gelişme olarak görülüyordu ki bu yapı, hayata geçirilemedi ve etkinlik yalnızca ilk ayağıyla tamamlanmış oldu.
20 Eylül–23 Kasım 2025 tarihleri arasında düzenlenen bienalin ilk ayağı, İstanbul genelinde sekiz farklı mekânda gerçekleştirilen sergilerle 600 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırladı. Bu rakam, bienalin son dönem edisyonları arasında en yüksek ziyaretçi sayılarından biri olarak dikkat çekti ve 18. İstanbul Bienali’ni izleyici ilgisi açısından öne çıkan bir edisyon hâline getirdi.
Fotoğraf: Fatih Yılmaz
Christine Tohmé, küratöryel sürecin hazırlık aşamasında, bienalin alışılmış iki yıllık sergi formatının ötesine taşınmasını önermişti. Bu çerçevede, 2025 yılında düzenlenen ilk serginin ardından 2026’da bienal kapsamında bir akademi ve araştırma programının kurulması, 2027’de ise süreci tamamlayacak ikinci bir serginin gerçekleştirilmesi planlanıyordu. Ancak Tohmé’nin İKSV kaynakları tarafından" kişisel" olarak açıklanan sebeplerle görevinden ayrılma kararı doğrultusunda, bu uzun soluklu yapı sürdürülemedi. İKSV tarafından yapılan açıklamada, 18. İstanbul Bienali’nin ilk ayağının ardından resmen sona erdiği belirtildi.
Öte yandan, 2027 yılında gerçekleştirilecek 19. İstanbul Bienali için hazırlık süreci başlatıldı. İKSV, yeni bienalin çerçevesini belirlemek üzere farklı coğrafyalardan ve disiplinlerden isimlerin yer aldığı bir danışma kurulu oluşturdu. Bu kurulda sanat tarihçisi ve yazar Ahu Antmen, küratör Lydia Gatundu Galavu, sanatçı Gözde İlkin, küratör ve araştırmacı Renan Laru-an ile küratör Sally Tallant yer alıyor. 19. İstanbul Bienali’nin küratörünün ise 2026 yılı içerisinde kamuoyuna açıklanması planlanıyor.
Fotoğraf: Mühenna Kahveci
Planlanan üç yıllık yapının tamamlanamamış olmasına rağmen, 18. İstanbul Bienali hem denediği küratöryel model hem de ulaştığı geniş izleyici kitlesiyle İstanbul Bienali tarihinde dikkat çekici bir eşik olarak değerlendiriliyor. Bienalin ilk ayağı, çağdaş sanatın güncel meselelerini geniş bir kamusal alana taşırken, bienal formatlarının ve İstanbul Bienali'nin geleceğine dair tartışmaları da yeniden gündeme getirdi. İKSV’nin 19. İstanbul Bienali için başlattığı yeni sürecin ise, kurumun uluslararası çağdaş sanat alanındaki konumunu sürdürme ve yeniden tanımlama yönündeki kararlılığını ortaya koyması umuluyor.
Kapak: İstanbul Bienali Direktörü Kevser Güler, 18. İstanbul Bienali Küratörü Christine Tohmé/
Fotoğraf: Salih Üstündağ
Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews
Haute Couture’un Ustası Valentino Garavani'ye Veda
Gündelik Olanın İzinde: Hasip Özbudun'dan “Evcil Çizgiler”
Tiyatro Tarihimizin Arşivle Yüzleşmesi: “Tiyatro Hazinemizden” Depo'da
Ertuğrul Berberoğlu’ndan “NARKİSSOS”: Benlik ve Bakış Üzerine
Adana’da Görüntü Sanat Galerisi’yle Oyuna Devam
Yorum yapmak için tıklayın