İnci Türkay, uzun bir aranın ardından Londra’da sahnelenecek “Liste” adlı tek kişilik oyunla seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Uluslararası ödüllü bir metinden uyarlanan eser, bireysel vicdan, annelik ve toplumsal sorumluluk temalarını çarpıcı bir yüzleşmeyle sahneye taşıyor.
Türk televizyon ve tiyatro dünyasında özellikle sahne disiplini, berrak oyunculuğu ve duygusal derinliğiyle tanınan İnci Türkay, kariyerinde yeni bir sayfa açıyor. Londra’da sahnelenecek “Liste”, yalnızca bir tiyatro prodüksiyonu değil; aynı zamanda sanatçının uluslararası sahneyle kurduğu güçlü bağın da bir göstergesi niteliğinde.
Kanadalı yazar Jennifer Tremblay’in ödüllü eseri The List’ten uyarlanan ve Ayşegül Hardern tarafından yönetilen oyun, tek kişilik yapısıyla oyunculuğun en çıplak ve en cesur hâlini gerektiriyor. Sahne üzerinde yalnız bir karakter; ancak onun zihninde ve kalbinde yankılanan sorular tüm salonu dolduruyor.
Yazar Jennifer Tremblay
Oyun, bir annenin gündelik hayatın sıradan akışı içinde yazdığı bir “yapılacaklar listesi” ile başlıyor. Ancak bu basit liste, trajik bir olayın ardından ağır bir vicdan muhasebesine dönüşüyor. Metin, modern hayatın hızına kapılan bireyin, ihmal ettiği küçük anların aslında ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini çarpıcı bir dille ortaya koyuyor.
Oyunun Londra’da sahnelenmesi, yalnızca bir prömiyer anlamı taşımıyor; aynı zamanda yurt dışındaki Türk sanat üretimi açısından da önemli bir adım. İngiltere’de yaşayan Türk toplumu için nitelikli bir kültür etkinliği sunarken, farklı kültürel çevrelerden izleyicilere de evrensel bir hikâye anlatmayı hedefliyor.
“Liste”, dili ve coğrafyası ne olursa olsun her seyircinin kendinden bir parça bulabileceği bir anlatı sunuyor. Çünkü bu hikâye, hepimizin hayatında yer alan o küçük ama ertelenen sorulara temas ediyor:
Önceliklerimiz gerçekten doğru mu? Bir anlık ihmalin bedeli ne olabilir? Vicdanla yaşamak mümkün mü?
“Liste”, dramatik yapısıyla seyirciyi rahatsız eden ama tam da bu yüzden etkili olan bir metin. Günümüzün hız, üretkenlik ve “yetişme” baskısı altında ezilen bireyin ruh hâlini sahneye taşıyor. İnci Türkay’ın bu projeyle Londra sahnesine çıkışı, yalnızca bir oyuncunun dönüşü değil; aynı zamanda tiyatronun hâlâ en güçlü anlatım biçimlerinden biri olduğunun kanıtı.
Sanatın en yalın hâliyle kurduğu o sarsıcı temas, bu kez bir “liste” üzerinden hayatlarımızı yeniden gözden geçirmeye davet ediyor.
Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews
Art Show 2026, 28 Galeriyi Bir Araya Getiriyor
Melih Apa, “Söz Havuzu” ile Görüntü Art Gallery’de
Galeri/Miz’de Makrodan Mikroya Uzanan Bir Diyalog
British Museum’da “Samurai”: Mit, İktidar ve Kültürel Hafızanın 1000 Yıllık Hikâyesi
Mümin Candaş'ın Sessiz Döngüsü Hasan Sarıtaş Gallery'de
Yorum yapmak için tıklayın