Sanat Dünyasında 2025'in EN'lerini Sorduk: Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün

ArtNews

29 gün önce

ARTtv, 2025 yılında sanat dünyasında öne çıkan sergilerden genç yeteneklere, ilham veren sanatçılardan sanat dünyasını etkileyen olaylara kadar yılın nabzını tutan bir röportaj serisiyle karşınızda. “Sanat Dünyasında 2025'in EN'lerini Sorduk” başlıklı bu özel içerik, sanat profesyonelleri ve koleksiyonerlerle yapılan röportajlardan oluşuyor.

Serimizin ilk konuğu küratör, sanat tarihçisi ve sanat eleştirmeni Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün, 2025 yılında kendisini en çok etkileyen sergilerden, ilgisini çeken sanat olaylarından ve geleceğin sanat dünyasına dair öngörülerinden bahsediyor.

ARTtv: 2025’te sizi en çok etkileyen 3 sergi hangileriydi?

Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün:  “90'lardan Beri Halı'dayız”, Salt Beyoğlu, 19 Eylül 2025 – 1 Mart 2026

Sergi, 1976–1977’de kurulan Halı Atölyesi’nin, 1992’de Gülçin Aksoy’un (1965–2024) asistan olarak katılımıyla kazandığı kapsayıcı ve çoğulcu üretim anlayışını güçlü bir sergileme kurgusuyla görünür kılıyor. Aksoy’un hem fiziken hem de fikren açık tuttuğu atölye yaklaşımı, akademi sınırlarını aşan dönüştürücü bir etki yaratırken, “Bir halıyı da dokuyabilirsiniz, bir fikri de” ifadesi arşiv belgeleri ve eserler aracılığıyla somutlaştırılıyor. Bu yönüyle sergi, yalnızca bir belleği kayda almakla kalmıyor; günümüz akademileri için de ilham verici bir referans alanı oluşturuyor.

90'lardan Beri Halı'dayız

“Akademi Zamanı 1948-1982”, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Küratörler: Emre Zeytinoğlu, Can Aytekin ve E.Osman Erden, 17 Eylül 2025 - Mart 2026

Arşivlerin geleceğe aktarımının giderek daha fazla tartışıldığı günümüzde, arşivin bir araç olarak merkezde olduğu öğretici sergilerin artması gerektiğini düşünüyorum. Tarihsel belleğin korunmasında sergiler ve sergi kitapları; hafızayı yalnızca muhafaza eden değil, onu okunur ve tartışılır kılan en önemli mecralar arasında yer alıyor. Akademi yangınını, bu felaketin yarattığı etkileri ve 1950 sonrası Akademi’de yaşanan dönüşümü görsel referanslar ve arşiv belgeleriyle ele alan bu sergi, güçlü bir görsel bellek oluşturmasının yanı sıra, alana kalıcı bir literatür katkısı sunuyor.

Atış Serbest 7, “Mâlumat/ Müdavim”, Kasa Galeri & Karaköy Olimpiyat Restoran, 26 Eylül 2025 - 2 Kasım 2025

“Atış Serbest” sanatçı inisiyatifi, altmışa yakın sanatçıyı Kasa Galeri ve Olimpiyat Restoran’da bir araya getirerek, galeri dışı mekânlarda birlikte üretmenin ve “müdavim” olmanın taşıdığı gerçek paylaşım potansiyelini güçlü biçimde hissettirdi. Sanatçıların bağlı oldukları galerilerdeki temsiliyetlerinden bağımsız olarak bir araya gelmeleri, hiyerarşiden uzak, dostluk temelli yatay bir iletişim alanı yarattı. Bu yaklaşım, izleyici açısından yalnızca bir sergi deneyimi değil, birlikte var olma ve üretme biçimleri üzerine düşünmeye açılan bir alan sundu. Müdavim olunan mekânlarda oluşan bu paylaşım zemininin, serginin kuramsal arka planını da besleyen önemli bir unsur olduğunu düşünüyorum.

Büyük Mısır Müzesi

ARTtv: Küresel veya yerel ölçekte bu yıl sanat dünyasına damga vuran en çarpıcı olay ya da değişim neydi?

E.N.S.: Büyük Mısır Müzesi’nin açılışı ve Louvre Müzesi soygunu. Bu soygun, dünya müzelerindeki ciddi güvenlik sorunlarını yeniden tartışmamıza yol açtı. Kültürel ve sanatsal mirasın, küresel ölçekte geleceğe dair hâlâ önemli bir sorun teşkil ettiği bir kez daha ortaya çıktı. Yaşanan bu soygun ve benzeri diğer olaylar, bu gerçeği kesin olarak kanıtladı.

ARTtv: Bu yıl keşfettiğiniz, gelecekte adını daha sık duyacağımızı düşündüğünüz genç sanatçılar kimler?

E.N.S: Emre Tura, Canberk Özcan, İlayda Çorlu, Sebahattin Yüce, Doğa Topçu, Talha Ersen, Ferhat Tunç

Emre Tura, Pool, 2023, Tuval üzerine akrilik, 80x80 cm

ARTtv: 2026’da sanat dünyasında görmek istediğiniz en çarpıcı yenilik veya dönüşüm nedir?

E.N.S.: Kültür ve sanat endüstrisine katkı sunmak isteyecek kültür-sanat girişimcilerinin sanatçıların atölye ve sergileme ihtiyaçlarını karşılayabilecek, iyi düşünülerek kurgulanmış mekânlar yaratabilmelerini umut ediyorum. Şu an kültür-sanat ekosisteminin en çok ihtiyacı olan şey bu sanırım. Özellikle yarışmalarda başarıları ile öne çıkan güvencesiz, alansız ve desteksiz başarılı genç sanatçıları izliyoruz. Herhangi bir sanat galerisi ile çalışmayı tercih etmeyen değerli sanatçılar için de aynı durum geçerli. Ülkemizde merkez ve merkez dışında düşük kiralı sanatçı atölyeleri kompleksi (belirli dönemlerde kiralamaya açık ve dönüşümlü işlevsellik) ve daha fazla bağımsız sergi alanlarına ivedi ihtiyaç var. Bu alanların açılmasının oldukça dinamik, çarpıcı bir dönüşüm yaşatacağına inanıyorum.

Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews

Paylaş:


Yorum yapmak için tıklayın

Diğer Yazıları

6 saat önce

Haute Couture’un Ustası Valentino Garavani'ye Veda

6 saat önce

Gündelik Olanın İzinde: Hasip Özbudun'dan “Evcil Çizgiler”

7 saat önce

Tiyatro Tarihimizin Arşivle Yüzleşmesi: “Tiyatro Hazinemizden” Depo'da

3 gün önce

Ertuğrul Berberoğlu’ndan “NARKİSSOS”: Benlik ve Bakış Üzerine

3 gün önce

Adana’da Görüntü Sanat Galerisi’yle Oyuna Devam

En Çok Okunanlar