Sanat Dünyasında 2025'in EN'lerini Sorduk: Özalp Birol

ArtNews

23 gün önce

ARTtv, 2025 yılında sanat dünyasında öne çıkan sergilerden genç yeteneklere, ilham veren sanatçılardan sanat dünyasını etkileyen olaylara kadar yılın nabzını tutan bir röportaj serisiyle karşınızda. “Sanat Dünyasında 2025'in EN'lerini Sorduk” başlıklı bu özel içerik, sanat profesyonelleri ve koleksiyonerlerle yapılan röportajlardan oluşuyor.

Serimizin konuğu Suna ve İnan Kıraç Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Kültür ve Sanat İşletmesi Genel Müdürü M. Özalp Birol, 2025 yılında kendisini en çok etkileyen sergilerden, ilgisini çeken sanat olaylarından ve geleceğin sanat dünyasına dair öngörülerinden bahsediyor.

ARTtv: 2025’te sizi en çok etkileyen 3 sergi hangileriydi?

Özalp Birol: "Nilbar Güreş: Kadife Bakış", Arter, Küratör: Emre Baykal, 11 Eylül 2025 - 11 Nisan 2026

Arter’de gerçekleştirilen "Nilbar Güreş: Kadife Bakış" sergisi, sanatçının kendine özgü duruşunu ve kültürel kimlik, cinsiyet, ekosistem gibi kritik konulara yaklaşımını yansıtıyordu. Güreş’in çeyrek asırlık üretim pratiğini farklı mecralardan seçkin örneklerle izleyiciyle buluşturan bu sergi bütünlüğü ve anlatım gücüyle, bence övgüye değerdi. 

"Marcel Dzama: Ay Işığıyla Dans - Arkadaşı Raymond Pettibon’dan küçük bir yardımla", Pera Müzesi, 20 Mart – 17 Ağustos 2025

Yılın bir diğer etkileyici sergisi, Pera Müzesi’nde açılan Marcel Dzama: Ay Işığıyla Dans oldu. Dzama’nın gerçeküstü karakterlerle dolu, müzik, dans, siyaset ve oyunla iç içe geçmiş karnavalesk dünyası, sergi aracılığıyla izleyiciye başarıyla aktarıldı. Resim, çizim, diorama, kukla, kostüm, sahne tasarımı, film, şarkı, fanzin ve heykel gibi farklı mecralardan örneklerin yer aldığı bu sergi; kötü yönetimlere, diktatörlüğe, çevresel felaketlere ve savaşlara yönelik güçlü eleştiriler içeren, renkli ve cesur yapıtlarla dikkat çekiyordu.

212 Photography Istanbul, Steve McCurry: The Haunted Eye

212 Photography Istanbul, 27 Eylül 2025 – 12 Ekim 2025

212 Photography Istanbul, 2025’in kapsamlı ve çok yönlü sanat etkinliklerinden biri olarak öne çıktı. Dünya prömiyerini yapan Steve McCurry: The Haunted Eye sergisi doğal olarak büyük ilgi gördü. Ancak festival yalnızca fotoğrafla sınırlı kalmadı; farklı disiplinlerden üretimleri bir araya getirerek, sergileri sözlü etkinlikler, atölyeler ve performanslarla zenginleştirdi. Bence, 212 Photography, İstanbul’un farklı noktalarına yayılarak şehirle diyalog kuran, geniş katılımlı, dinamik bir sanat festivaliydi. 

Ayrıca şunu da ilave etmek isterim; İstanbul Bienali’nin 18. edisyonu, Üç Ayaklı Kedi temasıyla ve üç yıla yayılan yeni yapısıyla dikkat çekiyordu. Küratör Christine Tohmé tarafından Beyoğlu-Karaköy hattındaki sekiz mekânda düzenlenen ve 23 Kasım’a kadar süren sergiler; dünyadaki bütün olumsuzluklara rağmen dayanışma, direniş ve birlikte yaşama üzerine yeni bakışlar sundu. Bienal, her edisyonuyla, İstanbul’un sanat ortamına yeni boyutlar kazandıran ve Türkiye’nin çağdaş sanat alanındaki amiral gemisi olarak nitelendirilebileceğim çok önemli bir etkinlik. Bu önemli etkinliği desteklemek, kültür ve sanat alanında faaliyet gösteren kurumların ve sanatseverlerin ortak sorumluluğu olmalı.

Centre Pompidou

ARTtv: Küresel veya yerel ölçekte bu yıl sanat dünyasına damga vuran en çarpıcı olay ya da değişim neydi?

Ö.B.: Sanat ekonomisi bağlamında, Gustav Klimt’in “Portrait of Elisabeth Lederer” isimli eserinin 236,4 milyon dolara satılması, dünyanın içinde bulunduğu olumsuz ekonomik durumu dikkate aldığımızda, dikkatle irdelenmesi gereken bir olaydı.

Önemsediğim diğer olaylar; Louvre’un soyulması, Centre Pompidou’nun 5 yıl için kapalı kalacak olması ve Kahire’deki Grand Egyptian Museum’un açılmasıydı.

ARTtv: Bu yıl keşfettiğiniz, gelecekte adını daha sık duyacağımızı düşündüğünüz genç sanatçılar kimler?

Ö.B.: Can Yıldırım, Utkan Akbıyık, Esin Aykanat Avcı, İrem Günaydın bu yıl keşfetme olanağı bulduğum, yaklaşımlarından ve çalışmalarından etkilendiğim sanatçılardı.

Utkan Akbıyık, 2023, Kağıt üzerine kurşun kalem

ARTtv: 2026’da sanat dünyasında görmek istediğiniz en çarpıcı yenilik veya dönüşüm nedir?

Ö.B.: Yaratıcılığın ve iş birliğinin geliştiği, demokratikleşmiş, dünya meselelerine duyarlı, ileri görüşlü bir sanat ekosistemi düşlüyorum.

Beklentilerim:

Yaratıcı endüstriler arasındaki sınırların ortadan kalkmaya devam etmesi; sanat, tasarım, moda, müzik gibi alanlar arasındaki etkileşimin disiplinler arası yenilikçi projeler doğurması.

Sanatçıların, gelişmiş dijital teknolojiler, veri odaklı modelleme ve hassas mühendislik sayesinde, yeni güzellik ve anlam biçimleri keşfetmeleri.

Çevre bilinci odaklı sanat pratiklerinin, biyofilik sanat ve tasarımın 2026’da daha da ilgi görmesi.

Yapay zekânın, gelecekte sanatçının yerini almak yerine, yaratıcı ufukları genişletmeye devam etmesi.

Yeni kuşak sanatçıların önemli bir bölümünün yapay zekâ tabanlı araçlar kullandığı;  genç koleksiyonerlerin yarısından fazlasının ise yapay zekâ destekli sanat eserleriyle ilgilendiği biliniyor. Bu bağlamda, sanatın geleceğinin hibrit uygulamalarda yattığını düşünüyorum.

 

Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews

Paylaş:

Yorumlar (1)
BA

Bülent Avarbek

Sanat alanındaki derin bilgi ve deneyimini sporcu disipliniyle birleştirerek yaşamda örnek bir denge kuran; sanatın yalnızca estetik yönüyle değil, ekonomik boyutunu da güçlendirmeye yönelik katkılarıyla sanat ve toplum arasında sürdürülebilir bir bağ oluşturmayı hedefleyen degerli üstadın yazısını okumak büyük bir keyifti.

Yorum yapmak için tıklayın

Diğer Yazıları

6 saat önce

Haute Couture’un Ustası Valentino Garavani'ye Veda

6 saat önce

Gündelik Olanın İzinde: Hasip Özbudun'dan “Evcil Çizgiler”

7 saat önce

Tiyatro Tarihimizin Arşivle Yüzleşmesi: “Tiyatro Hazinemizden” Depo'da

3 gün önce

Ertuğrul Berberoğlu’ndan “NARKİSSOS”: Benlik ve Bakış Üzerine

3 gün önce

Adana’da Görüntü Sanat Galerisi’yle Oyuna Devam

En Çok Okunanlar