İstanbul’un kültür haritasında kısa sürede güçlü bir yer edinen Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, üçüncü yaşını sanat tarihimizin iki önemli çiftini bir araya getiren “Yan Yana” başlıklı süreli sergiyle kutluyor. 10 Temmuz 2026’ya dek ziyaret edilebilecek sergi, yalnızca iki sanatçı çiftin üretimlerini yan yana getirmekle kalmıyor; birlikte yaşamanın, birlikte üretmenin ve kimi zaman gölgede kalmış emeği görünür kılmanın anlamı üzerine çok katmanlı bir anlatı kuruyor.
Müzenin ikinci ve üçüncü katlarına yayılan sergi, bir yanda Melahat Üren ile Eşref Üren, diğer yanda ise Eren Eyüboğlu ile Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerini bir araya getiriyor.
Üçüncü katta, Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp küratörlüğünde kurgulanan Üren çifti sergisi; “yan yana olmak” ile “tek başına var olabilmek” arasındaki ince dengeyi odağa alıyor. Kayaalp, sanatçı bir çiftin ilişkisindeki gerilimleri, ahengi, kırgınlıkları ve neşeyi görünür kılmayı amaçladıklarını vurguluyor. Eşref Üren’in varlığını geri plana atmadan, Melahat Üren’e eşit bir alan açma çabası serginin temel yaklaşımını oluşturuyor.
İkinci katta ise Ömer Faruk Şerifoğlu küratörlüğünde Eyüboğlu çiftinin yarım asrı aşan sanat yolculuğu izleyiciyle buluşuyor. Anadolu’nun folklorundan, coğrafyasından ve kültürel zenginliğinden beslenen üretimleriyle Türk sanatını evrensel ölçekte görünür kılan bu iki sanatçı, sergide güçlü bir diyalog içinde konumlanıyor. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun mitikleşmiş sanatçı kimliği ile Eren Eyüboğlu’nun özgün ve uluslararası düzeydeki birikimi, yan yana geldiğinde yalnızca bir eşlik değil, karşılıklı beslenme ve üretim ortaklığı ortaya koyuyor.
“Yan Yana”, klasik bir retrospektif ya da çift sergisi olmanın ötesine geçiyor. Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndaki yapıtların yanı sıra özel koleksiyonlardan derlenen eserler; mektuplar, karikatürler, şiirler, eskizler ve çeşitli belgelerle birlikte sunuluyor. Böylece ziyaretçi yalnızca bitmiş yapıtlarla değil, üretim süreçleriyle, duygusal ve entelektüel arka planla da temas kuruyor.
Bu yaklaşım, sergiyi bir “çiftler hikâyesi”nden çıkarıp çok sesli bir sanat tarihi anlatısına dönüştürüyor. Eren Eyüboğlu ile Melahat Üren’in kendilerine özgü duyarlılıkları; Bedri Rahmi ve Eşref Üren’in anlatım biçimleriyle kesiştiğinde, Türkiye modern sanatının farklı damarları aynı mekânda yankılanıyor.
İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten, serginin özellikle sanatçı kadınların üretimine daha güçlü bir odak sunduğunu vurguluyor. Bu yaklaşım, yalnızca tarihsel bir denge arayışı değil; sanatta ve hayatta kadın emeğinin görünürlüğünü artırmaya yönelik bilinçli bir küratoryal tercih olarak öne çıkıyor.
Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’nun son dönemde Füreya Koral, Mihri Hanım, Aliye Berger, Azade Köker ve Semiha Berksoy gibi önemli isimlerin eserleriyle zenginleşmesi de bu perspektifin sürekliliğini gösteriyor. Bu yapıtlar müzenin kalıcı sergisinde izlenebiliyor.
“Yan Yana”, izleyiciyi yalnızca dört sanatçının eserleriyle değil, bir yaşam pratiği olarak sanatla yüzleştiriyor. Birlikte üretmek, birbirinden beslenmek, kimi zaman gölgede kalmak ya da görünmez emeği yeniden hatırlamak… Sergi, sanatçı çift olmanın romantize edilmiş yüzünün ötesine geçerek, üretim ilişkilerinin insani ve tarihsel boyutlarını sorguluyor.
Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews
Yan Yana Kitabı Raflarda: Üren ve Eyüboğlu Çiftlerinin Sanat Yolculuğu Kalıcı Bir Kaynağa Dönüştü
“Panorama: Hayaller ve Yerler” ile Fotoğrafın İmkânlarına Kapsamlı Bir Bakış
Hafızanın İpliklerle Yazılan Hikâyesi: Chiharu Shiota Londra’da
Bir Ustanın Gizli Bahçesi: Neşet Günal'ın Yaşayan Desenleri Galeri Selvin'de
Londra’da Kurumsal Sanat Dayanışması: Sotheby’s’ten Royal Academy’ye 2 Milyon Sterlinlik Destek
Yorum yapmak için tıklayın