Sinopale 10: Belirsizliğe Karşı Birlikte Üretmek

ArtNews

dün

Sinopale – Uluslararası Sinop Bienali, 20. yılında 10. edisyonuyla izleyici karşısında. “Karada Akıl Yürür, Denizde Sezgi” başlığını taşıyan bienal, 12 ülkeden sanatçıları Sinop’un yerel zanaatkârları, toplulukları ve gönüllüleriyle bir araya getiriyor. Deniz Kırkalı, Mariam Natroshvili, Marina Fokidis ve T. Melih Görgün’ün eş-küratörlüğünde düzenlenen Sinopale 10’un ana sergisi, 15 Kasım’a kadar Eski Askeri Gazino Binası’nda görülebilir.

2006 yılında ilk edisyonunu gerçekleştiren Sinopale – Uluslararası Sinop Bienali, yirminci yılında sanat üretimini kentin gündelik yaşamı ve yerel bilgi biçimleriyle ilişkilendiren yaklaşımını sürdürüyor. Bienalin 10. edisyonu, hazır çalışmaların farklı coğrafyalardan Sinop’a taşındığı geleneksel sergileme modelinden ayrılarak üretim sürecini doğrudan kentin içinde kuruyor.

2 Eylül’de başlayan yaklaşık üç haftalık üretim döneminde sanatçılar; yerel zanaatkârlar, topluluklar ve gönüllülerle birlikte çalıştı. Bu süreçte ortaya çıkan çalışmalar, 25 Eylül’de Eski Askeri Gazino Binası’nda ziyarete açıldı. Böylece sergi, yalnızca tamamlanmış çalışmaların bir araya getirildiği bir sonuç alanı değil, kentte kurulan ilişkilerin ve ortak üretim süreçlerinin görünür hâle geldiği bir buluşma noktası olarak şekilleniyor.

Bir Balıkçının Sözünden Bienalin Başlığına

Sinopale 10’un “Karada Akıl Yürür, Denizde Sezgi” başlığı, Sinoplu bir balıkçının sözünden hareket ediyor. Kentin denizle kurduğu tarihsel ilişkiyi bienalin kavramsal çerçevesine taşıyan ifade, özellikle belirsizlik karşısında farklı bilgi ve deneyim biçimlerinin nasıl devreye girdiğine odaklanıyor.

Karadeniz’in güvenli limanlarından biri olan Sinop’ta yaklaşan fırtınanın işaretleri yalnızca hava koşullarından değil, denizin ve balıkçıların davranışlarından da okunuyor. Teknelerin limana dönmesi, henüz görünür olmayan değişimin habercisine dönüşüyor. Bienal de bu yerel deneyimden hareketle sezgiyi, deneyimle edinilen bilgiyi ve dayanışmayı günümüzün belirsizlikleri karşısında birlikte düşünmenin araçları olarak ele alıyor.

Bu yaklaşım, Sinopale’nin uzun yıllardır sürdürdüğü imece temelli üretim modeliyle de birleşiyor. Sanatçı ile kent sakini arasındaki ilişkiyi üretimin çevresinde konumlanan bir destek mekanizması olmaktan çıkaran bienal, yerel bilgi ve deneyimin sanat üretiminin doğrudan bileşenlerinden biri hâline gelmesine alan açıyor.

Sinop’tan Farklı Coğrafyalara Uzanan Bir Ağ

Sinopale 10’un eş-küratörlüğünü Deniz Kırkalı, Mariam Natroshvili, Marina Fokidis ve T. Melih Görgün üstleniyor. Bienal, Avrupa’nın yanı sıra Gürcistan, Güney Kore, Kazakistan ve Venezuela gibi farklı coğrafyalarla kurduğu ilişkiler üzerinden çağdaş sanatın yerleşik dolaşım ağlarının dışına uzanan daha çok merkezli bir yapı oluşturmayı hedefliyor.

Gürcistan’dan sanatçı ve araştırmacı Mariam Natroshvili’nin eş-küratöryel yapıya katılması da bu yönelimin parçalarından birini oluşturuyor. Böylece Sinopale, bulunduğu kenti uluslararası sanat dolaşımının yalnızca bir durağı olarak konumlandırmak yerine, farklı coğrafyalar arasında ilişkilerin üretildiği bir zemin olarak ele alıyor.

Ana sergide Adina Mocanu, Aleksi Soselia, Ali Kazma, Angela Bonadies, Angelo Plessas, Anna Dziapshipa, Anuar Duisenbinov, Ayesha Hameed, Burak Kabadayı, Collectif MASI, Evrim Kavcar, Eylem Ertürk, Ezgi Tok, Fisherwomxn, Giorgi Khasaia, İpek İpekçioğlu, Kadir Kayserilioğlu, Loopntale, Natalia Nebieridze, Paky Vlassopoulou, Paloma Proudfoot, Serkan Aka ve Tanja Ostojić yer alıyor.

Bienal Kentin Farklı Noktalarına Yayılıyor

Sinopale 10, Eski Askeri Gazino Binası’ndaki ana sergiyle sınırlı kalmıyor. Performanslar, film gösterimleri, atölyeler ve farklı kamusal etkinliklerden oluşan program; Hal Sinop Buluşma Merkezi, Sinop Sabahattin Ali Kültür Merkezi ve Sinop Mimarlar Odası Binası başta olmak üzere kentin farklı noktalarına yayılıyor.

Paralel program kapsamında ayrıca Avusturya merkezli Viyana İklim Bienali ve Brunnenpassage ile geliştirilen uluslararası iş birliği projesi de gerçekleştiriliyor. Proje, Sinop ile Avrupa’daki kültür kurumları arasında kamusal çıktılara dayalı sanatsal üretim ve değişim süreçlerinin güçlendirilmesini amaçlıyor.

İlk kez 2006 yılında düzenlenen Sinopale, süreç odaklı ve katılımcı modeliyle sanat üretimini serginin açıldığı anda başlayan ya da tamamlanan bir süreç olarak görmüyor. Kent sakinlerini yaşadıkları çevre, kent meseleleri ve ortak bellek üzerine sanatçılarla birlikte düşünmeye dahil eden bienal, 20. yılında da sanatı birlikte öğrenilen, üretilen ve paylaşılan bir pratik olarak ele alıyor.

Sinopale 10 – “Karada Akıl Yürür, Denizde Sezgi”, sergi ve etkinlik programıyla 15 Kasım 2026’ya kadar Sinop’ta devam ediyor. 

Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews

Paylaş:


Yorum yapmak için tıklayın

Diğer Yazıları

dün

YA DA: Oğuz Yalım ve Asaf Erdemli’nin Pratikleri Arasında Açık Bir Alan

dün

Sanat, Dayanışma ve Ortak Deneyim: İstanbul Modern’de “Sarılarak Saralım”

2 gün önce

Gerçekliğin Sınırlarında Sinemadan Sahneye: "Güneşin Oğlu" Zorlu PSM'de

3 gün önce

İki Sessizliğin Karşılaşması: Zeki Demirkubuz Baksı Müzesi’nde

5 gün önce

Gerçekliğin Çelişkilerine Absürt Bir Bakış: "Olmayacak Şeylerin Neşesi" Galeri/Miz'de

En Çok Okunanlar