fc65e6ef-3639-4cc5-a744-3d40f1cd8923.jpg

5 Dakika Özel - Muzaffer Akyol

33 B izlenme  
31.10.2020



Muzaffer Akyol’un sanatına dair sanat eleştirmeni felsefeci yazar ve düşünür İsmail Tunalı’nın kaleme aldıkları: Muzaffer AKYOL’un resminin temel niteliği “özgünlüktür”. Akyol’un resimleriyle karşılaşan bir kişinin ilk duygusu, bu resimlerin başka bir resme hiç benzemediği, teması ve objeleriyle, renk ve biçimiyle onların özgün olduğu duygusudur. Bu orjinalite resimlerin renk, hayal gücü ve duygu üçlemesi katmanlarının oluşturduğu yer yer masalımsı, naif ve uyumlu bir anlatım tarzıdır. Yıllarla beraber Akyol’un resimlerinin de değiştiğini ve bu değişimin derinliği olan bir metamorfoz olduğunu görüyoruz. Resminin katmanlarının da değiştiğini gözlemliyoruz resmin teması, artık lokal bir tema değildir. Alıştığımız zaman ve mekan kategorilerinin belirlediği “şimdi” “burada” bir dünya değildir. Bu yeni dünya, resmin metafizik bir boyut içinde düşünsel olarak varlığın sorgulandığı topraktan ağaca salyangoza, insana ve insanın duyarlığından ölümün mezar taşına kadar farklı varlık katmanlarının renk ve biçim varyasyonlarından doğan düşünce, duygu ve hayal gücünün oluşturduğu bir dünyadır. Akyol’un yaşadığı bu metamorfoz, onu algı ve imitasyon dünyasının dışına çıkarmıştır. Öyle ki artık resimde gördüğümüz kırmızı, yeşil ne belirli bir nesnenin rengidir ne de bir duyu verisidir. Akyol’un resimleri alışılagelmiş, klasikleşmiş, örneğin renklerin uyumu, gölge ışık, biçimlerin orantısı v.s. gibi sanat kriterlerinin üzerindedir ve bunlarla kavranamazlar; onlara ancak düşünsel, duygusal imajinatif ve kreatif bir tavırla yaklaşılabilir. Akyol’un resmi, bir müzik ve bir senfoni niteliğindedir ve yalnızca estetikçe “yüce” değeriyle değerlendirilebilir.

Devamı

Seçtiklerimiz