ekavbanner1.jpg.jpg

Afife'nin Açtığı Sahne Hep Dolu

Duygu Aydemir

8 saat önce

Zorlu PSM'de üçüncü sezonuna giren Afife, adını taşıdığı Afife Jale'nin sahneye çıkabilmek için verdiği mücadeleyi bugüne taşıyor.

Zorlu PSM'de Afife'nin üçüncü sezonunun ilk temsilini izledim. Oyun başlamadan önce sahneye bakarken birazdan orayı dolduracak oyuncuları düşündüm; sonra Afife Jale'nin bir zamanlar sahneye çıkabilmek için verdiği mücadeleyi. Kadıköy'de ilk kez seyirci karşısına çıkmasının üzerinden 106 yıl geçmiş. Şimdi onun adını taşıyan oyun, kalabalık bir ekiple ve dolu bir salonun önünde perde açıyor.

Afife, 1918'de Darülbedayi'ye (bugünkü Şehir Tiyatroları'nın temeli) kabul edilen beş genç kadından biriydi. Tiyatroya girebilmek, o günlerde seyirci karşısına çıkabilecekleri anlamına gelmiyordu. Üçü ayrıldı; Afife ile Refika kaldı. Refika sahne gerisinde çalışırken Afife provalara devam etti. 1920'de Hüseyin Suat'ın Yamalar oyunundaki Emel rolü boşalınca Kadıköy'deki Apollon Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. Müslüman Türk bir kadının oyuncu olarak seyirci karşısına çıkması, dönemin sınırlarını aşan bir adımdı.

Afife'nin istediği şey, sevdiği işi yapmaktı. Ama sahneye kimin çıkabileceğine başkaları karar veriyordu. Sonraki temsillerde polis baskınlarıyla karşılaştı; 1921'de Darülbedayi kadrosundan çıkarıldı. Yine de başka topluluklarda oyunculuk yapmaya çalıştı. Onun mücadelesi yalnızca o ilk gece perdeyi geçmek değildi. Perde kapandıktan sonra da tiyatrocu olarak kalabilmekti.

Afife Jale'nin yaşamı 24 Temmuz 1941'de, 39 yaşındayken sona erdi. Sahneyi kendisinden sonrakilere açmış olması, kendi hayatında yaşadığı güçlükleri hafifletmiyor. Onu yalnızca cesaretin simgesi olarak görmek kolay; sahnede olma hakkı elinden alınmış bir oyuncu olarak hatırlamak ise hikayesini daha iyi anlamamızı sağlıyor.

Zorlu PSM'deki Afife bu hayatı sahne sahne anlatan bir biyografi değil. Serdar Biliş'in yönettiği, Selin Cankı Ceylan'ın yazdığı oyun, Afife Jale'den ilham alarak işgal altındaki İstanbul'da hayali bir tiyatro kumpanyası kuruyor. İzlediğimiz her olayın Afife'nin hayatında aynen yaşandığını düşünmemeliyiz. Oyun, kurmaca karakterleri aracılığıyla onun yaşadığı dönemde tiyatro yapmanın nasıl bir ortak çaba olduğunu hissettiriyor. Sahneye çıkmayı bekleyen oyuncular, perdeyi açmaya çalışan bir topluluk ve bütün bunların ortasında kendi yerinde ısrar eden Afife var.

Proje tasarımını Biliş'le birlikte üstlenen Demet Evgar, Afife'yi canlandırıyor. Evgar'ın performansında benim için en etkileyici olan, karakterin sahneye duyduğu arzunun hiç kaybolmamasıydı. Tilbe Saran, Necip Memili, Bora Akkaş ve diğer oyuncularla kurulan ilişkiler sayesinde Afife'yi tek başına duran bir tarihsel figür olarak değil, bir tiyatro topluluğunun içinde görüyoruz. Müziğin, dansın, kostümlerin ve ışığın kattığı hareket de bu topluluğu canlı tutuyor. Tuluğ Tırpan'ın müziğine, Ilgın Kopuz ile Sezen Aksu'nun şarkı sözleri eşlik ediyor.

2024'te seyirciyle buluşan Afife, yapımın yeni sezon duyurularına göre ilk iki sezonunu kapalı gişe oynayarak geçirdi. Şimdi üçüncü sezonunda. Oyunla Tiyatro Afife ve Zorlu PSM'nin 2025'te Haldun Dormen Özel Ödülü'ne değer görülmesi de bu yolculuğun önemli bir durağı. Seyircinin ilgisinde ve ödülde, Demet Evgar'ın performansı kadar sahnede bir kumpanyayı birlikte var eden ekibin emeği de görülmeyi hak ediyor.

Duygu Aydemir

Bir kadının mesleğini yapabilmek için gösterdiği bu kararlılık, aradan geçen yüz yılı aşkın süreye rağmen bugün bize neden hala tanıdık geliyor? Afife Jale'nin yaşadığı koşulların aynısında değiliz. Yine de bir insanın yeteneği ve tutkusuyla var olmak istediği yerde bulunabilmesinin kıymetini, çoğu zaman ancak o yer haksız yere elinden alındığında anlıyoruz.

Afife Jale kendi sahnesinde uzun süre kalamadı. Ama Zorlu PSM'de o akşam gördüğüm doluluk, onun asıl bıraktığı miras: bir daha hiç boşalmayan bir sahne.



En Çok Okunanlar

Bizi Whatsapp'ta takip edin