İstanbul Büyükşehir Belediyesi, uzun yıllara yayılan ve büyük bölümü depolarda muhafaza edilen sanat koleksiyonlarını ilk kez bu ölçekte kamusal alana taşıyor. “Kolektifin Belleği: İBB Sanat Koleksiyonları” başlıklı sergi, 13 Aralık 2025 - 13 Aralık 2026 tarihleri arasında Artİstanbul Feshane’de izleyiciyle buluşuyor. Sergi, yalnızca bir seçki sunmaktan öte, İstanbul’un kültürel belleğine dair kurumsal bir yüzleşme ve yeniden okuma öneriyor.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir üretim sürecini kapsayan sergi, 187 sanatçının 627 eserini bir araya getiriyor. Bir yıl boyunca ücretsiz gezilebilecek sergi, kamusal koleksiyonların nasıl görünür kılınabileceğine dair güncel bir örnek oluşturuyor.
İBB’nin Atatürk Kitaplığı, Aşiyan Müzesi ve Şehir Müzesi gibi farklı kurumsal yapılar ve çeşitli depolarda parçalı hâlde bulunan koleksiyonlar, Feshane’de ilk kez bütünlüklü bir anlatı içinde sunuluyor. Serginin omurgasını oluşturan Resmemaneti koleksiyonu, İstanbul’un sanatsal mirasının yalnızca estetik değil, aynı zamanda idari ve kültürel bir kayıt alanı olduğunu hatırlatıyor.
Sergi, “ne sergileniyor?” sorusundan çok, “neyin bugüne kadar görünmez kaldığı” sorusunu gündeme getiriyor.

Gentile Bellini - Fatih Sultan Mehmet ve Genc Sarayli - Cam panel uzerine yagli boya - 15. yuzyil
İBB Sanat Koleksiyonlarının kökeni, 1925’te Şişli’deki Atatürk Evi’nde kurulan İnkılap Müzesi girişimine kadar uzanıyor. Zamanla Beyazıt Medresesi, Gazanfer Ağa Medresesi ve Yıldız Sarayı gibi farklı mekânlarda şekillenen bu birikim, Türkiye’de belediyecilik ve kültür politikalarının kesişim noktasında gelişti.
Bugün Feshane’de açılan sergi, bu tarihsel sürekliliği yalnızca belgelemekle kalmıyor; kamusal koleksiyonların çağdaş sergileme anlayışıyla nasıl yeniden bağlamlandırılabileceğini de tartışmaya açıyor.
Sergide Giovanni Bellini’den Abdülmecid Efendi’ye, Tevfik Fikret’ten Bedri Rahmi Eyüboğlu’na uzanan geniş bir sanatçı yelpazesi yer alıyor. Bu çeşitlilik, İstanbul’un modernleşme sürecini yalnızca kronolojik değil, toplumsal ve ideolojik katmanlarıyla okumaya imkân tanıyor.
Özellikle portreler üzerinden kurulan seçki, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde sanatın özne, temsil ve kimlik inşasındaki rolünü görünür kılıyor. Bürokrat portrelerinden entelektüel figürlere uzanan bu görsel arşiv, İstanbul’un değişen yüzüne dair güçlü ipuçları sunuyor.

Mesrur Izzet Bey - Portre - Kağıt Üzerine Sulu Boya
Serginin dikkat çeken bir diğer boyutu ise bağışlarla şekillenen yapısı. Sanatçı ailelerinden koleksiyonerlere uzanan bu katkılar, bireysel hafızaların kamusal bir çerçeve içinde nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Bu kapsamda, koleksiyoner Cengiz Akıncı’nın danışmanlığında oluşturulan ve sergide yer alan seçki, özel koleksiyon ile kamusal alan arasındaki geçişkenliğe işaret ediyor.
“Kolektifin Belleği: İBB Sanat Koleksiyonları”, klasik anlamda bir sergi olmanın ötesinde, kamusal sanat mirasının nasıl korunacağı, paylaşılacağı ve yeniden okunacağına dair güçlü bir öneri sunuyor. Feshane’de bir yıl boyunca açık kalacak sergi, İstanbul’un kültürel hafızasına dair uzun soluklu bir tartışmanın da kapısını aralıyor.
Kapak: Migirdic Civanyan - Fenerbahçe
8 saat önce
Haute Couture’un Ustası Valentino Garavani'ye Veda
8 saat önce
Gündelik Olanın İzinde: Hasip Özbudun'dan “Evcil Çizgiler”
9 saat önce
Tiyatro Tarihimizin Arşivle Yüzleşmesi: “Tiyatro Hazinemizden” Depo'da
3 gün önce
Ertuğrul Berberoğlu’ndan “NARKİSSOS”: Benlik ve Bakış Üzerine
3 gün önce
Adana’da Görüntü Sanat Galerisi’yle Oyuna Devam