b88c0935-8d7e-4e35-8f3b-68671a054abf.jpg

İstanbul Sergi Ajandası: Eylül 2026

ArtNews

dün

Kapak: Olivio Barbieri, Kapri, 2013

Eylül ayıyla birlikte İstanbul’da yeni sanat sezonu başlıyor. Yaz döneminin ardından müze ve galeriler yeni sergilerle kapılarını açarken, kentin sanat gündemi de yeniden hareketleniyor. Sezonun ilk açılışlarından devam eden önemli sergilere uzanan yoğun program, farklı kuşaklardan sanatçıları ve güncel üretimleri izleyiciyle buluşturuyor. Yeni sezona güçlü bir başlangıç yapmak isteyenler için, Eylül 2026’da İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken sergileri ARTtv takipçileri için bir araya getirdik.


Âbidin Elderoğlu, Kompozisyon,1969 (detay), Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu, İstanbul Modern Sanat Müzesi / Uzun süreli ödünç

İstanbul Modern’den Yeni Koleksiyon Sergisi: “Aynı Mavinin Altında”

İstanbul Modern, onuncu koleksiyon sergisi “Aynı Mavinin Altında” ile 8 Eylül’de yeni bir koleksiyon anlatısını izleyiciyle buluşturuyor. Çelenk Bafra ve Deniz Pehlivaner küratörlüğünde hazırlanan sergi, 1940’lardan günümüze Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın dönüşümünü izlerken, 2000’li yıllardan itibaren uluslararası sanatçıların yapıtlarıyla kurulan ilişkiler üzerinden koleksiyona yeni okuma biçimleri öneriyor. Müzenin farklı katlarına yayılan seçki; resim, video, fotoğraf, heykel ve yerleştirme gibi farklı mecralardaki yapıtları bir araya getirerek kimlik, kent, göç, hafıza ve doğa gibi meseleleri tarihsel ve tematik bir çerçevede ele alıyor. Adını denizleri, ufukları, düşleri ve özgürlüğü çağrıştıran mavi renkten alan “Aynı Mavinin Altında”, farklı kuşaklardan ve coğrafyalardan sanatçıların üretimleri aracılığıyla İstanbul Modern koleksiyonunu tarihsel süreklilik ile güncel sanat pratikleri arasındaki ilişkiler üzerinden yeniden değerlendiriyor. Sergi, 8 Eylül 2026 - 31 Aralık 2027 tarihleri arasında İstanbul Modern’de ziyaret edilebilecek.

Mekân: İstanbul Modern
Tarih: 8 Eylül 2026 - 31 Aralık 2027

Alex Červený’nin Türkiye’deki İlk Kişisel Sergisi Zeyrek Çinili Hamam’da

Brezilya çağdaş sanatının önde gelen isimlerinden Alex Červený, Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Karşılaşmalar Atlası” ile Zeyrek Çinili Hamam’ın Bizans sarnıcında izleyiciyle buluşuyor. Anlam de Coster küratörlüğünde hazırlanan sergi, sanatçının İstanbul’da yürüttüğü araştırmalar ve kentin tarihsel katmanlarından hareketle astronomi, şehir, mimarlık ve beden arasındaki ilişkileri araştıran otuzdan fazla eseri bir araya getiriyor. Tuval üzerine resimlerden parşömen heykele, tarihî astronomi risaleleri ve İstanbul gravürleri üzerine müdahalelerden nakış işlemeli peştemal yerleştirmelerine uzanan seçkide, İstanbul Boğazı’ndan esinlenen yeni yapıtlar ile Červený’nin 2009’da İstanbul’da keşfettiği Osmanlı Türkçesi ve Farsça astronomi metinleri üzerine geliştirdiği “Astronomi Defterleri” serisi öne çıkıyor. Sanatçının tarihsel belgeler, bilimsel bilgi, kişisel hafıza ve tahayyülü üst üste bindiren görsel dili, sarnıcın yüzyıllara yayılan izleriyle yeni bir ilişki kuruyor. Zeyrek Çinili Hamam’ın güncel sanat programının altıncı projesi olan “Karşılaşmalar Atlası”, 24 Eylül 2026 – 31 Ocak 2027 tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 10.00 - 18.00 saatlerinde ücretsiz ziyaret edilebilecek.

Mekân: Zeyrek Çinili Hamam
Tarih: 24 Eylül 2026 - 31 Ocak 2027

Olivo Barbieri, Alpler Coğrafyalar ve İnsanlar, 2012

Antik Kentlerden Metropollere: Olivo Barbieri’nin Değişen Perspektifleri

Uluslararası fotoğraf sanatının önemli isimlerinden Olivo Barbieri, Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Zaman Mekân Geometri” ile Borusan Contemporary’de izleyiciyle buluşuyor. Fırat Arapoğlu küratörlüğünde hazırlanan sergi, İtalyan sanatçının kırk yılı aşkın üretiminden seçilen beş tematik seriyi bir araya getirerek antik kentlerden metropollere, Alp zirvelerinden Capri kıyılarına uzanan geniş bir coğrafyayı odağına alıyor. Ölçek, perspektif ve görme biçimleriyle kurduğu özgün ilişkiyle tanınan Barbieri’nin fotoğrafları, aşina olduğumuz kentleri ve manzaraları farklı algısal düzlemlere taşırken; sergide Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun özel siparişiyle Anadolu’nun antik kentlerinde gerçekleştirdiği ve ilk kez izleyiciyle buluşan yeni çalışmalar da yer alıyor. Barbieri’nin uluslararası pratiğini Türkiye coğrafyasında ürettiği yeni yapıtlarla genişleten “Zaman Mekân Geometri”, Borusan Contemporary’nin yeni sezonunun öne çıkan sergileri arasında yer alıyor.

Mekân: Borusan Contemporary
Tarih: 19 Eylül 2026 - 15 Ağustos 2027

Frank Bowling, Babamın Portresi, 1960

Frank Bowling’in Resmine Bacon ve Willing’den “Müdahaleler”

Pera Müzesi, altmış yılı aşkın kariyeri boyunca renk, yüzey ve boyanın olanaklarını araştırarak kendine özgü bir soyutlama dili geliştiren Frank Bowling’in yapıtlarını İstanbul’da ilk kez “Yaratım ve Yıkım, Francis Bacon ve Victor Willing Müdahalesiyle” başlıklı sergiyle izleyiciyle buluşturuyor. Alistair Hicks küratörlüğünde hazırlanan sergi, Bowling’in farklı dönemlerini deneysellik, rastlantı ve yeniden keşfetme ekseninde ele alırken, ilk kez sergilenecek yapıtlarının yanı sıra ünlü “Harita” serisinden resimleri ve 2026 tarihli “Annemin Evine Yeniden Bakış” adlı eserini de bir araya getiriyor. Bowling’in üretimine Francis Bacon ve Victor Willing’in yapıtlarının eşlik ettiği seçkide, küratörün “müdahaleler” olarak tanımladığı bu karşılaşmalar üç ressamın kesişen ve ayrışan yaklaşımlarını görünür kılarken soyutlama ile figürasyon arasındaki sınırları da yeniden düşünmeye açıyor. “Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım”, 29 Eylül 2026 – 31 Ocak 2027 tarihleri arasında Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.

Mekân: Pera Müzesi
Tarih: 29 Eylül 2026 - 31 Ocak 2027

 

Yeniden Başlamanın Formları: Rahşan Düren’den “Play Again”

Sanatçı ve psikiyatrist Rahşan Düren’in “Play Again” başlıklı sergisi, Beyoğlu’ndaki Tarhan Han’da resim, heykel ve büyük ölçekli yerleştirmeleri bir araya getirerek yeniden başlama, oyun ve dönüşüm kavramlarına odaklanıyor. Sergiye adını veren “Play Again”, Düren’in pratiğinde yeniden denemeyi, başarısızlığın ardından harekete geçmeyi ve belirsizliği göze almayı işaret ederken, bu düşünce üretim sürecinin kendisinde de karşılık buluyor. Sergideki heykellerin önemli bir bölümünü Gebze’de faaliyet gösteren bir fabrikada, yüksek sıcaklıkta biçimlendirdiği siyah polietilenden üreten Düren; hız, fiziksel müdahale ve anlık kararların belirlediği süreci zamanla fabrika çalışanlarının da dahil olduğu kolektif bir üretime dönüştürüyor. “Play Again”, malzemenin çözülüp yeniden biçim kazanmasından bireysel üretimin kolektif bir sürece açılmasına kadar farklı katmanlarda “yeniden başlama” fikrinin izini sürüyor.

Mekân: Tarhan Han
Tarih: 20 Mayıs - 31 Ekim 2026

Memo Akten, Dalgalar 2.0: Toprak, 2023

Perili Köşk’te Dijital Çağın Hayaletleri

Borusan Contemporary’nin yeni sezon sergilerinden “Perili / Haunted”, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan seçilen yapıtlar aracılığıyla yapay zekâ, veri teknolojileri ve dijital kültürün çağdaş sanatla kurduğu ilişkiye odaklanıyor. Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren’in artistik direktörlüğünde hazırlanan sergide Rafael Lozano-Hemmer, Memo Akten, teamLab, Quayola ve Kemal Önsoy'un da aralarında olduğu sanatçıların yapıtları; gerçeklik, hafıza ve özne kavramları etrafında bir araya geliyor. Perili Köşk’ün tarihsel atmosferi ve yapıya eşlik eden söylencelerle ilişki kuran seçki, geçmişten taşınan “tekinsizlik” duygusunu dijital çağın belirsizlikleriyle yan yana getirerek teknolojiyle dönüşen gerçeklik algısına farklı perspektiflerden bakıyor.

Mekân: Borusan Contemporary
Tarih: 19 Eylül 2026 - 15 Ağustos 2027

Fotoğraf Kameradan Sonra Neye Dönüşür?: Alkan Avcıoğlu’ndan “Kameranın Ölümü”

Alkan Avcıoğlu, “Kameranın Ölümü / The Death of the Camera” başlıklı kişisel sergisiyle fotoğrafın dünyayı görme ve gösterme biçimindeki dönüşümü Maçka Sanat Galerisi’ne taşıyor. DIFOART iş birliğiyle gerçekleşen sergi, çıkış noktasını Roland Barthes’ın “Yazarın Ölümü” düşüncesinden alarak kameranın görüntü üzerindeki belirleyici rolünün sona erip eremeyeceğini sorguluyor. Avcıoğlu’nun yapay zekâ modelleri ve farklı üretim yöntemleriyle geliştirdiği çalışmalarda fotografik imge, tek bir bakış noktasına ve belirli bir ana bağlı olmaktan çıkarak farklı ölçeklerin, perspektiflerin ve zaman katmanlarının aynı yüzeyde buluştuğu yapılara dönüşüyor. Gerçekliği temsil eden bir araç olmaktan uzaklaşarak kendi gerçekliğini kurmaya başlayan görüntü üzerinden “nasıl gördüğümüz” sorusunu merkeze alan “Kameranın Ölümü”, fotoğrafın değişen sınırlarını ve görüntüyle kurduğumuz ilişkiyi yeniden düşünmeye açıyor

Mekân: Maçka Sanat Galerisi
Tarih: 15 Eylül - 31 Ekim 2026

Bürokrasinin Koşullarından Sanatsal Üretime: “Baker’s Dozen”

“Baker’s Dozen”, akademik kariyerin ilerleyişi için yerine getirilmesi gereken bürokratik koşulları sanatsal üretimin çıkış noktasına dönüştürerek sayı, ölçü ve düzenleme kavramlarını odağına alıyor. Adını, Orta Çağ İngiltere’sinde eksik gramaj riskine karşı standart düzineye fazladan bir ürün eklenerek 13’e tamamlanmasını ifade eden “baker’s dozen” deyiminden alan sergi, aynı “ne olur ne olmaz” mantığını kendi kuruluşuna taşıyor: gerekli kişisel sergi sayısını aşmak amacıyla ortaya çıkan proje, en az 15 yeni yapıt koşuluna karşılık 16 eserle şekilleniyor. Tek bir kavramsal önermeden çok niceliksel bir zorunluluktan hareket eden üretimlerde paslanmaz çelik, endüstriyel malzemeler ve kurgulanmış sistemler; ızgaralar, tekrarlar, ölçülü bölünmeler ve ayarlanabilir yapılarla buluşuyor. Böylece sergiyi mümkün kılan bürokratik ölçütler zamanla yapıtların biçimsel diline sızarken “Baker’s Dozen”, dışarıdan dayatılan sınırlamalar içinde yaratıcılığa nasıl alan açılabileceğini araştıran ironik bir karşılık geliştiriyor.

Mekân: Collect Gallery
Tarih: 5 Eylül - 24 Eylül 2026

Serkan Küçüközcü, Mavi Natürmort, 2026

Serkan Küçüközcü’nün Resminde Hafıza ve Sezgi: “BADE”

Serkan Küçüközcü, altıncı kişisel sergisi “BADE” ile son dönem üretimlerinden 20 yeni eseri ANNA LAUDEL İstanbul’da bir araya getiriyor. Anı, sezgi ve iç dünya ile dış dünya arasındaki değişken ilişkiye odaklanan sergide, ilk bakışta tanıdık görünen figürler giderek temsil ettikleri gerçeklikten uzaklaşarak hafızanın, duyguların ve sezgisel çağrışımların taşıyıcılarına dönüşüyor. Tek ve doğrusal bir anlatı yerine her resmin kendi hikâyesini koruduğu “BADE”, anlamı sabitlemekten kaçınarak yapıtları izleyicinin kişisel deneyim ve hatıralarıyla tamamlanan açık bir alana dönüştürüyor. Küçüközcü’nün resmi rüya ile gerçeklik arasında konumlandırdığı sergi, zamanın askıya alındığı ve hafızanın yeniden biçimlendiği kişisel bir düş dünyasının izini sürüyor.

Mekân: Anna Laudel İstanbul
Tarih: 11 Eylül - 1 Kasım 2026

Ugo Rondinone, orange silver yellow mountain, 2026

Doğa, Zaman ve Renk: Ugo Rondinone İstanbul’da

Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi “the sun and the mountain” ile doğa, zaman, döngüsellik ve insan deneyimi etrafında şekillenen üretimini Dirimart Dolapdere’ye taşıyor. Sergi, sanatçının kaya oluşumları ve taş dengeleme geleneğinden ilham alan ikonik “Mountain” serisi için ürettiği yirmi yeni heykel ile 2023 tarihli, gündoğumu ve günbatımını konu alan on dört suluboyayı bir araya getiriyor. Neon renklerde üst üste dengelenmiş taşlardan oluşan heykellerin dikeyliği ile suluboyaların yatay ufukları arasında kurulan karşılaşma, dağ ve ufuk arasındaki ilişkiyi galeri mekânında yeniden yorumlarken Rondinone’nin doğayla insan arasındaki bağı yalın ama güçlü bir görsel dile taşıyor. Farklı sanatsal mecraları ortak bir manzara içinde buluşturan “the sun and the mountain”, izleyiciyi doğa karşısındaki ortak insani deneyimler, zaman ve varoluş üzerine düşünmeye davet ediyor. 

Mekân: Dirimart Dolapdere
Tarih: 2 Eylül - 8 Kasım 2026

Üç Koleksiyon, Tek Rota: Artweeks Istanbul “Collectors” ile Akaretler’de

Artweeks Istanbul, “Collectors” edisyonuyla Banu & Hakan Çarmıklı, Öner Kocabeyoğlu ve Tansa Mermerci’nin sanat koleksiyonlarından oluşturulan seçkileri Akaretler Sıraevler’de bir araya getiriyor. Üç farklı koleksiyoner yaklaşımını aynı program içinde buluşturan edisyon, kişisel koleksiyonların yıllar içinde şekillenen tercihlerini ve sanatla kurdukları farklı ilişkileri izleyiciye açıyor. Akaretler Sıraevler’in A23, 25-27, 43 ve 45 numaralı binalarına yayılan “Collectors”, özel koleksiyonlarda yer alan eserleri daha geniş bir izleyici kitlesiyle buluştururken koleksiyon oluşturma pratiğini de odağa taşıyor. Artweeks Istanbul “Collectors”, 17 Eylül - 8 Kasım 2026 tarihleri arasında pazartesi günleri hariç ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Mekân: Akaretler Sıraevler’in A23, 25-27, 43 ve 45 numaralı binaları
Tarih: 17 Eylül - 8 Kasım 2026

Noah Becker, I use my Conscious Intention to Manifest my Dreams, 2026

Rekabetten Birlikte Var Olmaya: Noah Becker’dan “Herkese Yetecek Kadar Var”

Noah Becker, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi “Herkese Yetecek Kadar Var” ile yeni üretimlerini ANNA LAUDEL İstanbul’da izleyiciyle buluşturuyor. Serginin merkezinde, rekabet, bireysel çıkar ve kişisel ilerleme arayışıyla şekillenen toplumsal yapıyı tanımlayan “Ellbogengesellschaft” (Benmerkezci Toplum) kavramı yer alırken Becker; bir arada var olma, bireysellik, göç ve insanın doğal ve kentsel çevreyle kurduğu ilişkiyi araştırıyor. Karışık teknikle üretilen yapıtlarda keskin ve aşındırıcı malzemeler toplumsal gerilim ve istikrarsızlığa fiziksel bir karşılık verirken, kuşbakışı perspektiften ele alınan figür ve biçimler tekil varoluşları daha büyük ve birbirine bağlı bir bütünün parçaları olarak görünür kılıyor. Adını, olanakların sınırlı olmadığı ve bir başkasının varlığının ya da başarısının bireyin kendi potansiyelini azaltmadığı fikrinden alan “Herkese Yetecek Kadar Var”, rekabete dayalı toplumsal ilişkilerin karşısına birlikte var olmanın ihtimallerini yerleştiriyor. 

Mekân: Anna Laudel İstanbul
Tarih: 11 Eylül - 1 Kasım 2026

Hissedilen ile Var Olan Arasında: “Eksik Parça”

Güliz Kayahan, İnanç Kayra Akyıldız ve Kaan Ünal’ın üretimlerini bir araya getiren “Eksik Parça”, insanın kendisini ve çevresini anlamlandırırken hissedilen ile var olan arasında kurduğu ilişkiyi üç farklı sanatsal yaklaşım üzerinden ele alıyor. Elif İnci Gökgöz küratörlüğünde HB Art Gallery’de gerçekleşen sergi, büyük ölçüde sergi için üretilen yeni çalışmaları; resim ve yerleştirmenin yanı sıra pleksi, mum ve farklı malzemeler aracılığıyla bir araya getiriyor. Mekân içinde birbirini takip eden üç bölümden oluşan kurguda İnanç Kayra Akyıldız yaşamın doğrusal olmayan yapısını ve çelişkili duygu durumlarını soyut kompozisyonlarla ele alırken, Kaan Ünal tanıdık nesneler üzerinden gördüğümüz ile algıladığımız arasındaki mesafeyi araştırıyor; Güliz Kayahan ise duyguları tanımlayan sözcüklerin hissedileni karşılamakta yetersiz kaldığı noktadan hareketle içsel olanı katmanlı yüzeylere taşıyor. Üç yaklaşımı duygu, algı ve anlamlandırma ekseninde buluşturan “Eksik Parça”, parçayı tamamlanmayı bekleyen bir eksiklik olarak değil, bütünün içinde sürekli değişen bir unsur olarak ele alıyor.

Mekân: HB Art Gallery / Orjin İş Merkezi
Tarih: 27 Ağustos - 12 Eylül 2026

Fatoş İrwen “Rû Bi Rû” ile Zilberman İstanbul’da

 

Fatoş İrwen, kişisel sergisi “Rû Bi Rû” ile iktidar temsilleri, devlet politikaları, gelenek ve inanç sistemleri karşısında bireyin özgürlük mücadelesini yüzleşme kavramı üzerinden ele alıyor. Zilberman İstanbul’da izleyiciyle buluşacak sergide yüzleşme, yalnızca geçmişi hatırlamak değil; inkâr edilen, bastırılan ve görünmez kılınan gerçekliklerle karşı karşıya gelmek ve onların bakışına maruz kalmak anlamında düşünülüyor. İrwen’in kaydı tutulamamış, çoğunlukla sözlü aktarımlar yoluyla bugüne ulaşmış toplumsal gerçekliklerle kurduğu ilişki serginin temel zeminini oluştururken, “Rû Bi Rû” izleyiciyi sanatçının kendi diliyle kurduğu bu alana dahil ederek hatırlama, inkâr ve özgürlük arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeye çağırıyor.

Mekân: Zilberman İstanbul
Tarih: 15 Eylül - 21 Kasım 2026

İpek Duben,Portre, 1994

Galerist 25 Yıllık Hikâyesini “Gönül İşi” ile Kutluyor

Galerist, kuruluşunun 25. yılını, çeyrek yüzyıllık yolculuğunda galerinin kimliğini şekillendiren 50’ye yakın sanatçıyı bir araya getiren “Gönül İşi” sergisiyle kutluyor. Galerinin tarihine damga vurmuş yapıtları sergi için üretilen yeni eserlerle buluşturan seçki, 2001’den bu yana farklı kuşaklardan sanatçılarla kurulan uzun soluklu ilişkileri, düşünsel alışverişi ve ortak üretim kültürünü görünür kılıyor. Bir arşiv sergisi olmanın ötesine geçen “Gönül İşi”, sanatçıların tekrar eden biçimleri, malzeme seçimleri, jestleri ve üretim yöntemleri üzerinden her pratiği bir tür otoportre olarak okurken, bu yapıtların yan yana gelişiyle Galerist’in de kolektif bir portresini oluşturuyor. Adını sanatsal üretimin ve uzun soluklu birlikteliklerin ardındaki görünmez emek, özen, kararlılık ve bağlılıktan alan sergi, 25 yıllık geçmişi anmakla yetinmeyerek galerinin sanatçılarla birlikte yazılmaya devam eden hikâyesine ve geleceğine bakıyor. “Gönül İşi”, 16 Eylül 2026 tarihinde Galerist’te izleyiciyle buluşuyor.

Mekân: Galerist
Tarih: 16 Eylül - 7 Kasım 2026

Bitmiş İşlerden Yarım Kalanlara: Üretimin Görünmeyen Yüzü İMÇ 5533’te

Dilara Yalçın, Elif İnci Gökgöz ve Yasemin Yemişçi küratörlüğünde hazırlanan sergi, Kadıköy’de kapanan bir atölyeden çıkan “Bu işler, bu fikirler, bu denemeler nereye gidiyor?” sorusundan hareketle sanatçıların yalnızca tamamlanmış yapıtlarını değil; eskizlerini, yarım kalmış çalışmalarını, kâğıt üzerindeki denemelerini ve bir kenara kaldırılmış parçalarını da görünür kılıyor. Kusursuz ve “sergilenmeye hazır” eser anlayışının dışına çıkan seçki, üretimin çoğunlukla izleyiciden saklı kalan tereddütlerine, denemelerine, vazgeçişlerine ve beklenmedik sonuçlarına alan açarak bir yapıtın ne zaman ve hangi ölçütlerle sergilenmeye değer kabul edildiği sorusunu gündeme getiriyor. Sanatsal üretimi yalnızca sonuç üzerinden değil, süreçte biriken izler üzerinden de düşünmeye çağıran sergi, 12–26 Eylül 2026 tarihleri arasında İMÇ 5533’te izleyiciyle buluşacak.

Mekân: İMÇ 5533
Tarih: 12 - 26 Eylül 2026

Reza Samkaya’nın Resminde Beden, İçgüdü ve Dönüşüm

Sanatsal üretimini İstanbul’da sürdüren Reza Samkaya, kişisel sergisiyle Maslak 310’da izleyiciyle buluşuyor. Figür, renk ve biçim arasındaki ilişkiye odaklanan sanatçının büyük ölçekli tuvallerinde insan ile hayvan, güzellik ile şiddet, yaşam ile tüketim arasındaki kırılgan sınırlar araştırılırken, figürler belirli kimlikleri temsil etmek yerine parçalanan, dönüşen ve yeniden kurulan varlıklar olarak karşımıza çıkıyor. Diş cerrahisi eğitimiyle edindiği anatomi bilgisini resim pratiğiyle buluşturan Samkaya, bedenin fiziksel yapısından hareketle hafıza, içgüdü, korku ve arzu gibi görünmeyen katmanlarına yöneliyor. Açıklanmış bir anlatı sunmak yerine izleyiciyi sezgisel ve psikolojik bir alanla karşı karşıya bırakan sergi, 13 Eylül 2026’ya kadar Maslak 310’da ziyaret edilebilir.

Mekân: Maslak 310
Tarih: 13 Ağustos - 13 Eylül 2026



En Çok Okunanlar

Bizi Whatsapp'ta takip edin