Kapak: Leyla Emadi, All connections are written in the stars, 2025, Beton
İstanbul’da sergi takvimi Şubat 2026’da da yoğunluğunu koruyor. Ay boyunca açılan ve izleyiciyle buluşmayı sürdüren sergiler; farklı disiplinler, üretim pratikleri ve küratöryel yaklaşımlar etrafında şekilleniyor. Kentin güncel sanat gündemini kaçırmak istemeyenler için, Şubat 2026’da İstanbul’da öne çıkan ve mutlaka görülmesi gereken sergileri ARTtv takipçileri için bir araya getirdik.

Abdullah Güler, Müstahak, 2025
Kasa Galeri, Yeşim Özkan ve Abdullah Güler’in üretimlerini Nazlı Pektaş küratörlüğünde izleyiciyle buluşturan “Zaman Kasası” sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, zamanı çizgisel ya da ölçülebilir bir akış olarak kurgulamak yerine; silinmiş mekânların kalıntılarında ve bastırılmış anlatıların boşluklarında filizlenen duyu alanı yaratarak kurguluyor. Özkan’ın koordinatları kaymış, kimliği aşınmış alanlara sızan harita araştırmalarıyla, Güler’in kerpiç ve kentsel göstergeler (tabelalar, güvercin imgesi) üzerinden kurduğu dil sergide kesişiyor. Böylece hatırlama; bellek kaydı olmanın ötesinde taşıma, saklama ve yeniden inşa etme süreci olarak yeniden tanımlanıyor.
Son Gün: 9 Ocak - 20 Şubat 2026
Mekân: Kasa Galeri

Fulya Çetin, Karabiber, 2021, kağıt üzerine karışık teknik
Fulya Çetin’in kişisel sergisi "Rüzgârla Büyüyen", 23 Ocak – 14 Mart 2026 tarihleri arasında Galeri Nev İstanbul’da gerçekleşiyor. Sergi, sanatçının kenti geride bırakarak Antalya, Olimpos’ta doğayla iç içe kurduğu yaşamın izlerini taşıyan üretimlerini bir araya getiriyor. Bitkiler, ağaçlar ve rüzgârla kurulan uzun soluklu ilişki, bu sergide hem fiziksel hem de duyusal bir karşılık buluyor. Sergi, Çetin’in bu sürece eşlik eden ve bir süredir üzerinde çalıştığı Ormanın Cadıları (2025) videosuyla birlikte iki aşamalı bir yapıyla sergileniyor. İlk bölüm 21 Şubat’a kadar izlenebilirken, sanatçının videosu 24 Şubat – 14 Mart tarihleri arasında ikinci bölüm kapsamında gösterilecek.
Serginin Birinci Aşamasının Tarihi: 23 Ocak - 21 Şubat 2026
Serginin İkinci Aşamasının Tarihi: 24 Şubat – 14 Mart 2026
Mekân: Galeri Nev İstanbul

Haz ile Göklenir Dünya
Bihter Yasemin Adalı’nın Haz ile Göklenir Dünya sergisi, izleyiciyi maddesel olanla düşsel olan arasında salınan, kök salma ile çözülme hâllerinin iç içe geçtiği tekinsiz bir bahçeye davet ediyor. Resim yüzeyinden taşan nesneler, sesler ve rüya anlatılarıyla kurulan bu çok katmanlı düzenek; bireysel ve kolektif hafızanın bedende bıraktığı izleri görünür kılarken, “eşikte var olma” deneyimini duyusal bir karşılaşmaya dönüştürüyor. Adalı’nın pratiğinde zaman doğrusal olmaktan çıkıyor; hatırlamak, unutmak, haz ve acı, uyanıklık ve düş hâli birbirine dolanarak izleyiciyi hem kendi bilinçdışına hem de yaşadığı çağın kırılgan zeminine bakmaya çağırıyor.
Tarih: 7 Şubat - 28 Mart 2026
Mekân: Art On Istanbul

In A Dream, Genel Görünüm
Merdiven Art Space’te izleyiciyle buluşan “In A Dream” başlıklı Ani Çelik Arevyan sergisi, sanatçının fotoğraf pratiğini ışık, zaman ve hafıza ilişkisi üzerinden yeniden sorgulayan bir seçki sunuyor. Sergi, Arevyan’ın beden, mekân ve algı arasındaki sınırları zorlayan vizyonunu merkeze alırken; cam gibi kırılgan ama aynı zamanda çok katmanlı bir malzemeyle fotoğrafın anlatı olanaklarını genişletiyor. İzleyici, mekân boyunca görüntülerin düşsel bir zaman-mekân deneyimine dönüşmesine tanıklık ederken, ışığın değişen ritmiyle bedenin izlerini, hafıza kırıntılarını ve varoluşsal dönüşümleri hissedebiliyor.
Son Gün: 8 Ocak - 21 Şubat 2026
Mekân: Merdiven Art Space

Emel Başarık, 6 numara, 2022, 162 x 135, Tuval üzerine yağlıboya
Gül Ilgaz’ın küratörlüğüyle Galeri/Miz'de izleyiciyle buluşan “Yakın Takip, Bir Duolog”, Emel Başarık ve Derya Ülker’in resim pratiklerini bakış mesafesi kavramı etrafında yan yana getiriyor. Sergi, formel olarak benzeşen iki yaklaşımı; kalabalık ve tekil, anonim ve bireysel, makro ve mikro ölçekler arasında kurulan bir diyalog üzerinden ele alıyor. Ülker’in uzaktan ve geniş mekânlardan insan topluluklarını gözlemleyen resimleri ile Başarık’ın gündelik hayata, mahalle ilişkilerine ve bireysel varoluşa odaklanan işleri, birbirini dinleyen ve iç içe geçen bir görsel alan oluşturuyor. “Yakın Takip, Bir Duolog”, izleyiciyi yalnızca temsil edilen sahnelere değil, kendi bakma ve izleme biçimine de yakından bakmaya davet ediyor.
Tarih: 4 Şubat–3 Nisan 2026
Mekân: Galeri/Miz

PPSD Weeks Istanbul, Genel Görünüm
Tarih: 24 Ocak - 22 Şubat 2026
Mekân: Anna Laudel Istanbul

Neşet Günal, 1988
Galeri Selvin, Neşet Günal’ın “Yaşayan Desenler” başlıklı sergisiyle sanatçının desen pratiğini odağına alıyor. Sergi, Günal’ın figür, mekân ve gündelik yaşam gözlemlerini taşıyan desenlerini bir araya getirerek, sanatçının üretim sürecindeki düşünsel ve biçimsel arka planı görünür kılıyor. Resimlerinin temelini oluşturan bu desenler, yalnızca hazırlık aşamasına ait çalışmalar olarak değil, kendi başına yaşayan ve anlatı kuran işler olarak öne çıkıyor. “Yaşayan Desenler”, Neşet Günal’ın çizgiyle kurduğu güçlü ilişkiyi ve toplumsal gerçekliğe yaklaşımını yakından izleme imkânı sunuyor.
Tarih: 10 Şubat - 7 Mart 2026
Mekân: Galeri Selvin

Leyla Emadi, Gölge etme başka ihsan istemez, 2026, Beton yazı, 100 x 115 cm
Leyla Emadi’nin MERKUR’de açılan altıncı kişisel sergisi “Hemhal”, sanatçının çok kimlikli ve çok dilli varoluşundan beslenen bir denge ve karşıtlık alanı kuruyor. Sergide sufi düşüncenin akışkanlığı ile küfi yazının geometrik ve sert yapısı aynı mekânda yan yana gelerek, zıtlıkların bastırılmak yerine anlamı derinleştiren bir birlikte varoluş hâli sunduğunu gösteriyor. Betondan üretilen küfi yazılar dilin ağırlığını, zamanı ve teslimiyeti maddede yoğunlaştırırken; soyut alfabe heykelleri ışık ve gölgeyle çoğalarak anlamı mekân içinde dolaşıma açıyor. Nakış ve dokuma işler ise serginin daha içsel ve bedensel katmanını oluşturarak “hemhal olma” hâlini sabır, emek ve zamana bağlıyor. “Hemhal”, dengeyi sabit bir sonuç olarak değil, zıtlıklarla birlikte yaşama cesareti olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Hasan Cem Araptarlı, Var Olmayan Şövalye - Kar Serisi, 2022-2025
Hasan Cem Araptarlı’nın Yapı Kredi bomontiada'da izleyiciyle buluşan “Kar: Bir Hikâyenin İlk Cümlesi” başlıklı sergisi, sanatçının Türkiye’nin doğu coğrafyasında kış mevsiminde ürettiği fotoğrafları bir araya getiriyor. Küratörlüğünü Derya Yücel’in üstlendiği sergi, karı yalnızca manzarayı dönüştüren bir doğa olayı olarak değil; zamanı yavaşlatan, belleği harekete geçiren ve insan deneyimini görünür kılan güçlü bir imge olarak ele alıyor. Kapanan yollar, karla örtülü köyler ve sessiz kent dokuları aracılığıyla Araptarlı, karın hem örten hem açığa çıkaran yapısını belgesel bir duyarlıkla estetik bir sezgi arasında kurduğu dengede izleyiciye aktarıyor. Sergi, sessizliğin bir duraklama değil, yeni bir hikâyenin başlangıç cümlesi olabileceğini hatırlatan şiirsel bir eşik sunuyor.
Tarih: 7–22 Şubat 2026
Mekân: Yapı Kredi bomontiada

Ali Şentürk, Blue Summeries, 2024, Tuval üzerine akrilik, 100 x 100 cm
Summart Sanat Merkezi’nde gerçekleşen "placed / misplaced", insanın mekânla kurduğu aidiyet ilişkisini yerleşme ve yerinden edilme ekseninde ele alan çok sesli bir sergi sunuyor. Farklı kuşaklardan ve disiplinlerden sanatçıları bir araya getiren sergi, ev kavramını sabit bir mekân olmaktan çıkararak hafıza, nesneler ve bedensel deneyimler üzerinden yeniden düşünmeye açıyor. Tanıdık imgelerin, gündelik nesnelerin ve tekrar eden ritüellerin yarattığı yakınlık hissi ile yabancılaşma ve kopuş duygusu arasındaki salınım, serginin temel gerilim hattını oluşturuyor. placed / misplaced, aidiyetin güven kadar kırılganlık da barındıran, sürekli yeniden kurulan bir hareket hâli olduğunu hatırlatarak izleyiciyi kendi kökleri ve bağları üzerine düşünmeye davet ediyor.
Tarih: 14 Ocak – 28 Şubat 2026
Mekân: Summart Sanat Merkezi

Tarih: 30 Ocak – 8 Mart 2026
Mekân: Salt Galata

Şimdi Vardım: Burada, Şurada, Orada - Genel Görünüm
YÜZONBİR’de gerçekleşen “Şimdi Vardım: Burada, Şurada, Orada” sergisi, Murat Kahya’nın göçmenlik, coğrafya ve sınır kavramlarını kişisel ve kolektif deneyimler üzerinden yeniden düşündüğü çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Fransız Kültür Merkezi ve Korsika Üniversite Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen proje, göç meselesini sabit bir mekâna hapsetmeden, bireyin bulunduğu her yerde hissedebileceği “ötekilik” duygusuna odaklanıyor. Her sergilemede mekâna özgü olarak dönüşen bu anlatı, izleyiciyi “adaya yeni gelen” ile “orada olan” bakışlarının kesiştiği manzaralara birlikte bakmaya ve bu karşılaşmaların açtığı yeni perspektiflere ortak olmaya davet ediyor.
Tarih: 16 Ocak - 21 Şubat 2026
Mekân: YÜZONBİR

Şampanyadan Sebepler
Emma Stern’ün Dirimart Dolapdere’de izleyiciyle buluşan İstanbul’daki ilk kişisel sergisi “Şampanyadan Sebepler”, sanatçının dijital avatar üretimi ile geleneksel yağlıboya resim pratiğini bir araya getiren özgün figürasyonunu odağına alıyor. Oyun endüstrisinde kullanılan 3D yazılımlar aracılığıyla oluşturulan sanal kadın figürlerini tuval üzerine resmeden Stern, kadın bedeninin sanat tarihi, pornografi, video oyunları ve yapay zekâ kültürü boyunca süregelen temsillerini yeniden okumaya açıyor. Sergi, arzu, güç, nesneleştirme ve özbelirlenim arasındaki gerilimi, hem gösterişli hem de tekinsiz bir akşam yemeği sahnesi etrafında kurgularken; sanat tarihine yapılan göndermelerle hiper-çağdaş estetiği iç içe geçiriyor. “Şampanyadan Sebepler”, avatarı çağdaş bir otoportre biçimi olarak ele alarak dijital çağda kadınlık ve kimlik üzerine eleştirel bir bakış sunuyor.
Tarih: 5 Şubat–1 Mart 2026
Mekân: Dirimart Dolapdere

Neslihan Demircioğlu, Her Şey Her Şeydedir, 2025, Demir, 41 x 42 x 66 cm
EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı’nın ev sahipliğinde ve Derin Demircioğlu küratörlüğünde gerçekleşen Neslihan Demircioğlu’nun “Nokta: Evrende Bir İz” başlıklı sergisi, sanatçının ruhsal, mitolojik ve kadim bilgilerden beslenen heykel pratiğini varoluşun özü olarak ele aldığı “nokta” kavramı etrafında bir araya getiriyor. An’a odaklanan sezgisel üretim süreciyle şekillenen eserler, noktanın kimi zaman genişleyen ve çoğalan, kimi zaman kendi merkezine çekilen bir form olarak belirdiği; aşk, merkez, kaynak ve dönüşüm gibi kavramlarla iç içe geçen çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Demir ile porselen gibi zıt malzemelerin dengesi, ceylan ve gül gibi simgesel imgelerle birleşerek izleyiciyi bilinç, kalp ve varoluşun sonsuzluğu üzerine içsel bir yolculuğa dâvet ediyor.
Mekân: EkavArt Gallery
Tarih: 20 Ocak - 20 Şubat 2026

Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası
İstanbul Modern'in “Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası” sergisi, Cumhuriyet dönemi ve Türkiye modern sanat tarihinin en özgün çok disiplinli figürlerinden biri olan Semiha Berksoy’un yaşamı ve üretimini kapsamlı bir bakışla sunuyor. Sergi, opera, tiyatro, resim, sinema ve edebiyat alanlarını bir araya getiren 200’ün üzerinde yapıt aracılığıyla Berksoy’un sahneyle kurduğu derin ilişkiyi, kişisel mitolojisini ve görsel anlatımını tematik bir kurguyla izleyiciye aktarıyor; erken dönem desenlerden opera temalı resimlere, otoportrelerden büyük ölçekli çarşaf çalışmalarına uzanan seçki, sanatçının disiplinlerarası üretimini derinlemesine deneyimleme fırsatı sunuyor. İstanbul Modern’deki bu sunum, Berlin’deki retrospektiften ilham alarak yeniden kurgulanmış ve Berksoy’un yaratıcı süreçleri ile kolektif tarih arasındaki bağları görünür kılıyor.
Tarih: 22 Ocak – 6 Eylül 2026
Mekân: İstanbul Modern

Resim Başka Sen Başka
Tarih: 13 Şubat - 14 Mart 2026
Mekân: Öktem Aykut

Maçka Sanat Galerisi, 50. kuruluş yılını “50 Yıldan Kareler” başlıklı sergiyle kutluyor. 20 Ocak–28 Şubat 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşan sergi, galerinin mimari belleğinde önemli bir yer tutan kare formundan yola çıkarak, farklı dönemlerde üretilmiş ve galeri koleksiyonunda yer alan eserleri bir araya getiriyor. Ayşe Erkmen’den Daniel Buren’e, Füsun Onur’dan Serhat Kiraz’a uzanan seçki, kare formunun sanat tarihindeki kavramsal çeşitliliğini görünür kılarken, Maçka Sanat Galerisi’nin elli yıllık sanat yolculuğunu kuşaklar arası bir diyalog alanı olarak yeniden okuyor. Sergi, bir yıl dönümü kutlamasının ötesinde, galerinin geçmişiyle bugünü arasında kurulan güçlü bir hafıza çalışması niteliği taşıyor.
Tarih: 20 Ocak–28 Şubat 2026
Mekân: Maçka Sanat Galerisi

Yonca Saraçoğlu, Işıkkırığı, 2017, Mermerit, 24 x 30 46 cm
Yonca Saraçoğlu’nun “Untold Tales” başlıklı kişisel sergisi, sanatçının yeni dönem yağlıboya resimlerini geçmiş yıllara ait heykel çalışmalarından seçili eserlerle bir araya getirerek katmanlı ve zamansız bir anlatı alanı kuruyor. Galeri Işık Teşvikiye’de izleyiciyle buluşan sergi, Saraçoğlu’nun uzun soluklu üretim pratiğinde ulaştığı yeni estetik eşiği görünür kılarken, monokrom yaklaşımla şekillenen buğulu imgeler aracılığıyla hafızaya ve anlatının sessiz gücüne odaklanıyor. “Untold Tales”, tüketilmeye dirençli, söze dökülmemiş hikâyeleri sade ama derin bir görsel dil içinde yeniden düşünmeye davet ediyor.
Tarih: 3–21 Şubat 2026
Mekân: Galeri Işık Teşvikiye

Stela Vasileva, Cement, 2014, Kâğıt üzerine renki marker, 40 x 60 cm
Stela Vasileva’nın Türkiye’deki ilk sergisi “Construction Time”, sanatçının çizimi dünyayı algılamanın ve görünür kılmanın bir aracı olarak kullandığı, üretimlerinden bir seçki sunuyor. Çizim, yerleştirme ve fotoğraf arasında sessizce dolaşan pratiği; atölyelerden oyun alanlarına, gündelik ve geçici mekânlardan beslenirken bu alanları belgelemekten çok algısal durumlara dönüştürüyor. Kâğıt üzerine gerçekleştirdiği çizimlerde beyaz boşluklar, yokluk değil; bakışı yönlendiren, zamanı askıya alan yapısal aralıklar olarak işliyor. Sürekli inşa, yıkım ve yeniden kurulum hâlindeki İstanbul’da sergi, tamamlanmış formlar yerine gerilim, denge ve askıda kalma hâllerine odaklanarak inşayı bitmeyen fiziksel ve kavramsal bir süreç olarak ele alıyor.
Tarih: 12 Şubat - 28 Mart 2026
Mekân: Collect Gallery İstanbul

Rüzgar Polat, Fragments, Tuval üzerine yağlı boya, 60x70 cm
Rüzgar Polat’ın GeoGallery ve Galeri Siyah Beyaz iş birliğiyle gerçekleştirilen “Still Forming” başlıklı sergisi, beden formunu soyutlayarak varlık ile yokluk arasındaki geçirgen sınırları odağına alıyor. GeoGallery İstanbul’da izleyiciyle buluşan sergi, boşluk, sessizlik ve tamamlanmamışlık duygularını sert çizgiler ve parçalı formlar aracılığıyla görünür kılıyor. Siyah ile beyaz, doluluk ile boşluk gibi karşıtlıklar üzerinden kurulan resimler, bedeni hem taşıyıcı hem de eksiltilmiş bir alan olarak ele alırken; maskeye dönüşen figürler kimliğin kırılganlığına ve bilinçle kurulan mesafeye işaret ediyor. “Still Forming”, oluş hâlindeki bir varoluşu, askıda kalan formlar ve sessiz gerilimler üzerinden izleyiciye yaklaştıran bir anlatı sunuyor.
Tarih: 4 Şubat–4 Mart 2026
Mekân: GeoGallery İstanbul

Pelin Kilimci, Tanımsız Varoluşlar
Pelin Kilimci’nin Futy Art Gallery’de izleyiciyle buluşan “Tanımsız Varoluşlar II” başlıklı kişisel sergisi, heykel ve baskı resimlerden oluşan bir seçki üzerinden varoluşu sürekli dönüşen bir süreç olarak ele alıyor. Devinim, bilinç ve içsel dönüşüm kavramlarını merkeze alan sergide Kilimci, sezgisel üretim pratiğiyle malzeme ve düşünce arasındaki ilişkiyi karşılıklı bir etkileşim alanı olarak kurguluyor. Form, yüzey ve boşluk arasındaki gerilim, izleyicinin duyusal algısına doğrudan temas ederken; eserler, anlamı sabitlemek yerine bireyin özgür iradesi ve kişisel sorumluluğu üzerine öznel okumalar geliştirmeye açık bir deneyim alanı sunuyor.
Tarih: 30 Ocak – 15 Şubat 2026
Mekân: Futy Art Gallery

Casa Botter’de izleyiciyle buluşan “Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu” sergisi, sanatçının 1957–1974 yılları arasında ailesi ve dönemin kültür-sanat çevresiyle kurduğu yazışmalara ait zarfları odağına alarak, Bedri Rahmi’nin gündelik üretimle sanatsal dili arasındaki bağı görünür kılıyor. Türkiye’den ABD, Kanada ve Fransa’ya uzanan bu zarflar, yalnızca birer tarihsel belge olarak değil; sanatçının soyutlamaya yaklaşan görsel dili, tekrar eden imgeleri ve malzeme denemeleriyle şekillenen özgün yüzeyler olarak ele alınıyor. Fikret Mualla’nın mektubu ve Nâzım Hikmet için kaleme alınan “Yiğidim Aslanım” şiirinin el yazmasıyla birlikte sergi, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun sanat, dostluk ve düşünce etrafında ördüğü ilişkiler ağını, İstanbul’un ilk Art Nouveau yapılarından Casa Botter’in belleğiyle buluşturuyor.
Tarih: 27 Ocak – 29 Mart 2026
Mekân: Casa Botter

Mona Mahall & Aslı Serbest, kil tapınak modeli. (Porodin, Kuzey Makedonya; MÖ yaklaşık 6000 civarı, yükseklik 17 cm)
5 saat önce
Doha'da Tarihi Bir An: Art Basel Qatar 87 Galeriyle Kapılarını Açtı
6 saat önce
Zıtlıkların Dengesi: Leyla Emadi'den "Hemhal"
8 saat önce
Sessiz Ama Dirençli: Yonca Saraçoğlu'ndan Untold Tales
2 gün önce
Rüzgar Polat’tan Varlık ile Yokluk Arasında Bir Durak: “Still Forming”
2 gün önce
Ayın Kitabı: Emre Caner'den "Kaplumbağa Terbiyecisi"