Sanat Dünyasında 2025'in EN'lerini Sorduk: Doç. Dr. Fırat Arapoğlu

ArtNews

25 gün önce

ARTtv, 2025 yılında sanat dünyasında öne çıkan sergilerden genç yeteneklere, ilham veren sanatçılardan sanat dünyasını etkileyen olaylara kadar yılın nabzını tutan bir röportaj serisiyle karşınızda. “Sanat Dünyasında 2025'in EN'lerini Sorduk” başlıklı bu özel içerik, sanat profesyonelleri ve koleksiyonerlerle yapılan röportajlardan oluşuyor.

Serimizin konuğu sanat yazarı, küratör ve akademisyen Doç. Dr. Fırat Arapoğlu, 2025 yılında kendisini en çok etkileyen sergilerden, ilgisini çeken sanat olaylarından ve geleceğin sanat dünyasına dair öngörülerinden bahsediyor.

ARTtv: 2025’te sizi en çok etkileyen 3 sergi hangileriydi?

Doç. Dr. Fırat Arapoğlu: 18. İstanbul Bienali - Üç Ayaklı Kedi, Küratör: Christine Tohmé, 20 Eylül – 23 Kasım 2025

Bienal kavramsal zemini ve mekânsal kurgusuyla 2025’in dikkat çekici sergileri arasındaydı. Küratör Christine Tohmé’nin kırılganlık, direnç ve gelecek hayali üzerinden kurguladığı sergi yapısı İstanbul’un tarihi ve sosyo-politik katmanlarıyla güçlü bağlar kurdu. Beyoğlu’nda yürüyerek deneyimlenen bir formatta kurgulanması ve kentle temas etmesi sanat ve kamusal alan arasındaki sınırları sorgulayan bir yapıyı gösterdi. 

Åsa Jungnelius, Toprak, Ateş, Su ve Havayla Yazılmış Bir Dize, Pera Müzesi

Åsa Jungnelius, Toprak, Ateş, Su ve Havayla Yazılmış Bir Dize, Pera Müzesi, Küratör: Elif Kamışlı, 16 Eylül 2025 - 18 Ocak 2026

Cam, taş ve seramik gibi malzemelerle çalışan Jungnelius'un sergisi madde ve düşünce arasındaki bağı feminist ve ekolojik bir perspektiften kurulmuştu. Zanaat ve kavramsallık arasındaki denge bugünün sanatında eksik kalan duyusal ve maddi derinliği anımsattı. Malzemenin ontolojisinin kavramsallaştırması açısından etkileyici bir sergiydi.

Güneş Çınar, Diken Üzerinde Egzersizler, Maçka Sanat Galerisi, 4 Kasım - 13 Aralık 2025

Kent ile doğa arasındaki çatışmayı  diken metaforu üzerinden yorumlayan sergi malzeme kullanımı ve kavramsal kurgusuyla öne çıktı. Doğanın sınırları, kırılganlığı ve direnci üzerine kurulan anlatım kent ve doğanın belleğini düşündürmesi açısından yılın en çarpıcı kişisel sergilerindendi.

Ekrem Coşkun, Yas Günü, 2023

ARTtv: Küresel veya yerel ölçekte bu yıl sanat dünyasına damga vuran en çarpıcı olay ya da değişim neydi?

F.A.: Bence en önemli değişim yapay zekâ temelli üretimlerin kurumsal ve etik düzeyde tartışılmasıydı. OpenAI, Google ve Adobe gibi teknoloji devlerinin ürettiği görsel araçların yaygınlaşmasıyla birlikte sanat dünyasında yaratıcılık, müelliflik ve telif hakları gibi temel sorular sorulmaya başlandı. Yapay zekâyla üretilmiş işlerin bienal, müze ve galerilerde sergilenmesi bu teknolojilerin kavramsal olarak sanatsal meşruiyeti konusunu gündeme getirdi.

ARTtv: Bu yıl keşfettiğiniz, gelecekte adını daha sık duyacağımızı düşündüğünüz genç sanatçılar kimler?

F.A.: Ekrem Coşkun, Yağmur Koçoğlu, Ali Duman 

Ali Duman, İsimsiz, 2025, Tuval üzerine yağlıboya, 100 x 100 cm

ARTtv: 2026'da sanat dünyasında görmek istediğiniz en çarpıcı yenilik veya dönüşüm nedir?

F.A: 2026’da kurumsal yapılar ve alternatif oluşumlar arasında daha adil ve eleştirel bir ilişki kurulmasını isterim. Kurumlar hâlâ çoğunlukla belli estetik kodlara, bilindik üretim biçimlerine ve dolaşıma girmiş sanatçılara alan açarken, bağımsız sanatçılar ve kolektifler marjlara itiliyor. Oysa çağdaş sanatın dönüştürücü potansiyeli merkez-dışı üretimlerde, deneysel metodolojilerde ve dayanışma temelli yapılarda bulunuyor.

2026'da görmek istediğim yenilik kurumsal temsil ve öznelliğin, deneylemenin ve eleştirinin eşit düzlemde buluştuğu bir alanın oluşmasıdır. Bu üretim ekonomisi, küratöryel yöntem ve izleyiciyle kurulan ilişki biçimiyle doğrudan ilgili. Sanatın gösterildiği kadar sorgulandığı, çoğaltıldığı ve ortaklaşa düşünüldüğü modellerin yaygınlaşması başta gelen beklentimdir. Özellikle genç kuşak sanatçıların yapısal şekilde desteklenmesi ve üretimleriyle eleştirel ve düşünsel açıdan görünür kılınması gerekiyor.



En Çok Okunanlar

Bizi Whatsapp'ta takip edin