19788470-8a05-4c95-8e7f-486939a329e5.png

Üç Ustanın İzinde Rönesans’a Yolculuk

Evrim Sekmen

9 yıl önce






Teknolojinin sanatı ve hayatı dönüştürmesi beklentileri de değiştirdi.  Müzeler, sanat kurumları topluma ulaşma şekillerini yeniden düzenledi. Hayatın içersinde olan her etkinlik akılda kaldı ve başarılı bulundu. En zor olan en basit olandır kuralından hareket edilerek başarılı üretimler izleyiciye ulaştı.







      31 Temmuz 2012 tarihine kadar İstanbul MSGSÜ Tophane-i Amire’ de sürecek olan‘The Great Masters’ Sergisi izlediği dinamik sergileme yolu ile bir ilk olma özelliği taşıyor. Sergi Michelangelo, Leonardo ve Raphael gibi üç Rönesans ustasından yola çıkarak Rönesans ile ilgili bilinmesi gereken noktalara işaret ediyor. Sergi kullanılan dokunmatik ekranlar, kulaklıklar, maketler ve mankenlerle o çağda yaşıyormuşsunuz yanılsamasını yaratıyor.







İnteraktif uygulamaların bu kadar dozunda olduğu, didaktizmden uzak bir alternatif sergilemenin yapıldığı Tophane-i Amire binası tamamen durağanlıktan uzaklaşarak dinamik, hareketli bir yapıya kavuştu. Klasik bir dönemin sergisi modern dünyanın araçlarıyla hayata döndü diyebiliriz. Serginin merkezindeki Michelangelo’nun Davud heykeli her taraftan görülebilir olma özelliğiyle sizi sanatın derinliklerine çekiyor.  O dönemin estetik anlayışı üzerinden çok sular aksa da kusursuz güzelliği sembolize etmesi nedeniyle büyüsünden uzaklaşamıyorsunuz.















Rönesans’ın en bilinen sanat eserleri Son Yemek ve Sistine Şapeli’nin tavan freskleri her ayrıntı teknolojinin yardımıyla izlenebiliyor. Sergi, orijinal mi kopya mı sorularını sordurtuyor. Kavramsal anlamda her şeyin tanımının değiştiği çağımızda sanat eseri de kullanım şekline ve sergilendiği yere göre anlam kazanıyor.







Türkiye’nin ilk interaktif sergisi olan Great Masters bize belki varoluşumuzu sorgulatacak adımlar attırmadı ama Rönesans Tarihi ve Sergileme tekniklerinin ne aşamalar kat ettiğine dair fikir verdi.  Sıradan etkisiz bir seyirci olmaktansa katılımlı, soru soran izleyiciler olmak sanatın anlaşılmaz, toplumdan kopuk olmasını da engelliyor. Eserlerin kolay bir şekilde anlaşılmasını sağlayan teknolojik donanım onu basite indirgeyen anlayıştan da uzaklaşmalıdır. Rönesans eserleri popüler olmaları nedeniyle hakkında çok şey biliniyor hissi uyandırsa da onlardan alınacak derslerin ve anlamların sonsuz olduğu düşüncesindeyim.







Sanat eserlerini deneyimlemek onlarla iletişimin olmazsa olmaz adımlarından biri. ‘The Great Masters’ sergisinde bu toplu yapılan bir ayine benziyor. Üç ustanın maharetli ellerinden çıkmış eserler sanat izleyicileri tarafından yeniden kutsanıyor.






Serginin en büyük yararı çocuklara dokunuyor. Eğlenirken aynı zamanda sanat mikrobunu da almış oluyorlar.








Yazı ve Fotoğraflar: Evrim Sekmen



En Çok Okunanlar