İBB Kültür ve İBB Miras destekleriyle düzenlenen “Oda Oda” sergisi, 30 Ocak–29 Mart 2026 tarihleri arasında Metrohan’da sanatseverlerle buluşuyor. Pazartesi hariç her gün 10.00–18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilen sergi, kendi kendine öğrenmenin, birlikte üretmenin ve “alaylı düşünce”nin sanat pratiğinde açtığı özgür alanı oda oda keşfe davet ediyor.
Sergi, yıllar boyunca Atölye20 çatısı altında birlikte üreten altı sanatçının heykel ve resimlerini bir araya getiriyor: Ali Yaycıoğlu, Arzu Ertekin, Emre Baloğlu, Nilüfer Şatana, Özlem Başer ve Pembe Tüzüner.
Sergi tasarımı Sevgi Karay ve Deniz Coşkun imzası taşıyan “Oda Oda”, Metrohan’ın tarihî dokusunu pasif bir arka plan olmaktan çıkararak üretim sürecinin aktif bir parçasına dönüştürüyor.
Her oda, sanatçıların uzun soluklu ortak üretim pratiğinde merak ettikleri, denedikleri ve birlikte dönüştürdükleri sorulara ayrılmış bir durak gibi kurgulanmış. Böylece sergi, yalnızca tamamlanmış yapıtları değil, aynı zamanda o yapıtları mümkün kılan düşünme ve öğrenme süreçlerini de görünür kılıyor.
“Oda Oda”, geleneksel usta-çırak hiyerarşisini tersyüz eden bir kolektif öğrenme modelini merkezine alıyor. Atölye20 pratiğinden beslenen sergi, sanatın yalnızca bir kariyer basamağı ya da ticari meta olmadığını; “öğrenmeyi öğrenme”nin canlı, devingen ve dönüştürücü bir alanı olduğunu hatırlatıyor.
Burada “alaylı düşünce”, akademik bilginin karşısına konumlanan romantik bir amatörlük değil; bilmemeye açık olma cesareti, deneme ısrarı ve birlikte üretme iradesi olarak tanımlanıyor. Sergide yer alan heykel ve resimler, kesinliğin konforundan çok kırılganlığın yaratıcı potansiyeline işaret ediyor. Düşmeye yakın olmanın, yeniden başlamanın ve hatayı sürecin doğal parçası olarak kabul etmenin üretime kattığı enerji, mekânsal kurgu içinde hissedilir bir yoğunluk kazanıyor.
Heykel ve resim arasında kurulan diyalog, izleyiciyi yalnızca biçimsel bir çeşitlilikle değil, düşünsel bir çoğullukla da karşılıyor. Farklı disiplinlerden beslenen işler, kolektif emeğin nasıl bir çoğalma etkisi yarattığını gösteriyor. Her sanatçı kendi özgün dilini korurken, ortak üretim deneyiminin izleri yapıtlar arasında görünmez bağlar kuruyor.
Bu bağlar, sergiyi bir “karma” seçkinin ötesine taşıyarak bütünlüklü bir deneyime dönüştürüyor. Oda oda ilerleyen ziyaretçi, her mekânda yeni bir soru, yeni bir deneme ve yeni bir karşılaşmayla yüz yüze geliyor.
Metrohan’ın tarihî atmosferinde hayat bulan “Oda Oda”, izleyiciyi yalnızca sanat yapıtlarını görmeye değil; sanatın nasıl öğrenildiğini, nasıl paylaşıldığını ve nasıl çoğaldığını düşünmeye çağırıyor. Sergi, üretim süreçlerini görünür kılarak kolektif yaratıcılığın kırılgan ama dirençli gücünü hatırlatıyor.
“Oda Oda”, 29 Mart 2026’ya kadar pazartesi hariç her gün 10.00–18.00 saatleri arasında Metrohan’da ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews
Salt'tan Eleştirel Kurumsallık Üzerine Bir Söyleşi: Vasıf Kortun'la Nerden Geldik Buraya
Esra Uyman’dan Seramiğin Zamansız Diliyle Bir Varoluş Sorgusu
Karla Kaplı Bir Sessizlik: Çepo’dan Snowblind
Pera Müzesi’nden Halil Paşa’ya Tarihsel Bir Saygı Duruşu
Yan Yana Kitabı Raflarda: Üren ve Eyüboğlu Çiftlerinin Sanat Yolculuğu Kalıcı Bir Kaynağa Dönüştü
Yorum yapmak için tıklayın