Galeri 77, Gayane Avetissian’ın galerideki ilk solo sergisi olan “Tabula Rasa” ile 25 Aralık – 14 Şubat tarihleri arasında izleyiciyi çizim, hafıza ve öğrenme süreçleri üzerine yoğun bir düşünsel alana davet ediyor. Sergi, “boş levha” kavramını yalnızca felsefi bir başlangıç noktası olarak değil; deneyim, kültür ve duygusal izlerle çoktan şekillenmiş bir yüzey olarak ele almasıyla dikkat çekiyor.
Avetissian’ın dört tuval ve yirmi dört kâğıt üzerine çalışmasından oluşan seçki, geleneksel tekniklere yaslanmasına rağmen güçlü bir çağdaş kavramsal sorgulama içeriyor. Primitif bir görsel dilin öne çıktığı bu çalışmalar; jest, tekrar ve içgüdüyü biçimsel inceliğin önüne koyarak düşüncenin ham hâlini görünür kılıyor.
Gayane Avetissian, Kara Tahta N2, 2021, Tuval üzerine yağlıboya ve karışık teknik, 140x140 cm
“Tabula Rasa”, kimliğin, öğrenmenin ya da sanatsal ifadenin gerçekten nötr bir noktadan başlayıp başlayamayacağı sorusunu gündeme taşıyor. Avetissian için yüzey, asla boş değildir; kalıtımsal hafıza, kişisel deneyimler ve kültürel birikimle zaten yüklüdür. Ham çizgiler, parçalı figürler ve sembolik imgeler aracılığıyla her yazma ve çizme eyleminin, var olan izlerle kurulan bir müzakere olduğu hissi güçlenir.
Serginin kavramsal omurgasını eğitim, yetişme ve yaşam boyu öğrenme süreçleri oluşturur. Kâğıt işlerin seri ve tekrara dayalı yapısı; öğrenme, yazma ve silme döngülerini çağrıştırır. Bu tekrarlar, kimliğin sabit değil; zaman içinde sürekli olarak kurulan, bozulan ve yeniden şekillenen bir yapı olduğunu vurgular. Avetissian’ın soyutlama, primitivizm, neo-dışavurumculuk ve realizm arasında dolaşan akışkan dili, insan algısının katmanlı ve çoğu zaman çelişkili doğasıyla paralel ilerler.
Gayane Avetissian, “Gül Şehrinde” serisi N2, 2024, Kâğıt üzerine karışık teknik, 35x50 cm
Çocukluk anıları, kişisel korkular ve kolektif kültürel referanslardan beslenen yinelenen motifler, eserlerde indirgenmiş formlar hâlinde karşımıza çıkar. Bu imgeler, sabit semboller olmaktan ziyade bireysel olan ile kolektif olan arasında işleyen psikolojik işaretler gibi davranır. Sayıca daha az olan tuvaller sergide mekânsal bir denge unsuru oluştururken, kâğıt üzerindeki işler serginin ritmini ve kavramsal yoğunluğunu taşır.
“Tabula Rasa”, kesin cevaplar sunmaktan çok, süregelen bir dönüşüm fikrini öne çıkarır. Çözümden ziyade ifşayı önceleyen sergi, izleyiciyi “başlangıç” kavramını yeniden düşünmeye davet eder; boş levhayı, kırılganlık, deneyim ve olasılıkla çoktan işaretlenmiş bir yüzey olarak görünür kılar. Galeri 77’deki bu sergi, çizimin düşünsel potansiyelini merkeze alan güçlü ve sade bir anlatıyla, çağdaş sanatın öğrenme ve hafıza eksenindeki tartışmalarına nitelikli bir katkı sunuyor.
“Tabula Rasa” 14 Şubat 2026'ya kadar Galeri 77'de ziyaret edilebilir.
Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews
Haute Couture’un Ustası Valentino Garavani'ye Veda
Gündelik Olanın İzinde: Hasip Özbudun'dan “Evcil Çizgiler”
Tiyatro Tarihimizin Arşivle Yüzleşmesi: “Tiyatro Hazinemizden” Depo'da
Ertuğrul Berberoğlu’ndan “NARKİSSOS”: Benlik ve Bakış Üzerine
Adana’da Görüntü Sanat Galerisi’yle Oyuna Devam
Yorum yapmak için tıklayın