ARTtv, 2025 yılında sanat dünyasında öne çıkan sergilerden genç yeteneklere, ilham veren sanatçılardan sanat dünyasını etkileyen olaylara kadar yılın nabzını tutan bir röportaj serisiyle karşınızda. “Sanat Dünyasında 2025'in EN'lerini Sorduk” başlıklı bu özel içerik, sanat profesyonelleri ve koleksiyonerlerle yapılan röportajlardan oluşuyor.
Serimizin konuğu İstanbul Modern’in artistik direktörü, küratör Çelenk Bafra, 2025 yılında kendisini en çok etkileyen sergilerden, ilgisini çeken sanat olaylarından ve geleceğin sanat dünyasına dair öngörülerinden bahsediyor.
Çelenk Bafra: Uzun bir aradan sonra üç yıla yayılan 18. İstanbul Bienali’nin Eylül’de başlayan ilk ayağı; Christine Tohme imzalı küratöryel diskurun tavrı ve bienalin geleceğe dair vadettiği umut beni etkiledi. Ekim’de Fondation Cartier’in Jean Nouvel tasarımı yeni binasının Exposition Générale adlı açılış sergisi, koleksiyonun seçkisi ve FormaFantasma’nın hazırladığı sergi senografisi beni çok etkiledi. Seçkide Türkiye’den Ali Kazma ve Alev Ebuzziya yer alıyor. Mardin’de Ekim’de sanatçılarla gezdiğim Ebru Nalan Sülün küratörlüğündeki “Maya" sergisi; misafir sanatçı programı ve Mardinli genç sanatçılarla daha deneyimli sanatçıların bir arada geliştirdikleri diyalog ve birbirlerinden öğrenme biçimleri beni etkiledi.
Maya, Bor Sanat & Exit
Ç.B: Bu yıl gerek küresel gerekse yerel ölçekte sanat dünyasına damga vuran en çarpıcı gelişmelerden biri, Orta Asya’da gözlemlenen sanat atılımıydı. Kazakistan ve Özbekistan’da yeni açılan müze ve sanat kurumlarını izlerken, yıla damgasını vuran ve ilk kez düzenlenen Buhara Bienali dikkat çekici etkinlikler arasında öne çıktı. Eylül ayı itibarıyla tarihi yapıları, mimarlığı, çağdaş sanatı, zanaati, geleneksel sanatları ve gastronomiyi ön plana çıkaran yaklaşımı, Diana Campbell’ın artistik direktörlüğünde güçlü ve kapsayıcı bir çerçeve sundu. Nasıl bir süreklilik kazanacağını merakla izliyorum.
Ayrıca; İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nde 1 Şubat’a dek süren Ali Kazma’nın "Aklın Manzaraları” fotoğrafla başlayan lens temelli sanatların bugünkü açılımlarını anlatmak ve genel olarak yazar ve sanatçıların yaratıcı süreçlerini anlamak bakımından bu yıl için küratörlerimizle programlamaktan gurur duyduğum kadar tekrar tekrar izlemekten keyif aldığım bir sergi oldu.
Hilal Can, Isırılmış Elmaya Yolculuk 2 - Geçmiş Ateş, Şimdi Su ve Yılan Duyuldu, tuval üzerine yağlıboya, 45 x 45
“Keşfetmek" kelimesini kullanmak istemem, genç sanatçı tanımı da literatürde son derece değişkenlik gösteriyor. Elimden geldiğinde şöyle yanıtlamaya çalışayım: son birkaç yıldır pratiğine daha aşina olduğum 40 yaş altı sanatçılar arasında bir çırpıda aklıma gelenler 2026’da İstanbul Modern ve Mardin Bienali için hazırladığım sergilerde bir araya gelmeyi planladığım Hilal Can, Hüseyin Aksoy, fotoğrafçı Emre Baykal ve Cansu Yıldıran gibi isimler yer alıyor.
Sanat eleştirisinin, yayıncılığın ve sanat medyasının daha da güçlenmesini diliyorum. Şahsileştirmeden ve araçsallaştırmadan uzak, nitelikli tartışma ve diyalogların çoğaldığı, dayanışmayı besleyen bir ortamı birlikte kurabileceğimize inanıyorum.
Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews
Haute Couture’un Ustası Valentino Garavani'ye Veda
Gündelik Olanın İzinde: Hasip Özbudun'dan “Evcil Çizgiler”
Tiyatro Tarihimizin Arşivle Yüzleşmesi: “Tiyatro Hazinemizden” Depo'da
Ertuğrul Berberoğlu’ndan “NARKİSSOS”: Benlik ve Bakış Üzerine
Adana’da Görüntü Sanat Galerisi’yle Oyuna Devam
Yorum yapmak için tıklayın