ARTtv, 2025 yılında sanat dünyasında öne çıkan sergilerden genç yeteneklere, ilham veren sanatçılardan sanat dünyasını etkileyen olaylara kadar yılın nabzını tutan bir röportaj serisiyle karşınızda. “Sanat Dünyasında 2025'in EN'lerini Sorduk” başlıklı bu özel içerik, sanat profesyonelleri ve koleksiyonerlerle yapılan röportajlardan oluşuyor.
Serimizin konuğu sanatçı ve koleksiyoner Kezban Arca Batıbeki, 2025 yılında kendisini en çok etkileyen sergilerden, ilgisini çeken sanat olaylarından ve geleceğin sanat dünyasına dair öngörülerinden bahsediyor.
Kezban Arca Batıbeki: ASBEST - Ersan Mondtag, KÖNIG GALERIE, 1 Mayıs 2025 – 22 Haziran 2025
2025’te; teatral yerleştirme sevdiğim için belki, beni en çok etkileyen sergilerden ilk ikisi Berlin’den. İlki; Mayıs ayında Galeri Köenig’ de, Ersan Mondtag’dan “Asbest” başlıklı sergi. Sanatçının, Venedik Bienali’nde Almanya’yı temsil eden sergisinin, içerik aynı olmasa da kurgu olarak devamı gibiydi. Asbest nedeniyle kaybettiği babasına yazılmış bir ağıt. Duygusal, teatral ve şiirsel bir enstalasyon olarak beni çok etkilemişti.
Petrit Halilaj: An Opera Out of Time, Hamburger Bahnhof
Petrit Halilaj: An Opera Out of Time, Hamburger Bahnhof, 11 Eylül 2025 – 31 Mayıs 2026
Raymond Pettibon ile birlikte kotardıkları “Ay Işığında Dans” başlıklı sergiyle Marcel Dzama, teatral işlerine hayranlık duyduğum bir diğer sanatçı olarak karşıma çıktı. Dzama’nın sergisi İstanbul’da, Pera Müzesi’nde gerçekleşti . Sanatçı, eserlerinde sıkça vurguladığı politik eleştirilerini ironik bir dil ve renkli bir hayal dünyasıyla harmanlayarak yansıtırken resim, video, seramik ve diorama gibi farklı medyumları ustalıkla bir araya getirir.
K.A.B.: “En çarpıcı” mı bilemem ama sanat dünyasında traji-komik olarak tanımlayabileceğim tek olay —ki aslında utanç verici— ilk kez yaşayan ya da hayatta olmayan bir kadın sanatçının, Marlene Dumas’ın, Christie’s'de satış rekoru olarak nitelendirilen görece yüksek bir rakama eser satmasıydı. Buna rağmen, bu rakamın hâlâ pek çok erkek sanatçının satış rekorlarının çok altında olması inanılır gibi değil. Dumas, ayrıca Louvre’un kalıcı koleksiyonuna alınan ilk kadın sanatçı oldu. İlk kadın sanatçı!… Bu arada 2026’ya giriyoruz.
K.A.B.: Çok var aslında ama bu konuda fikir vermeyi pek doğru bulmuyorum. Objektif kalmak iyidir.
K.A.B.: Kadın sanatçıların; “Kadın Sanatçı” olarak adlandırılmadığı, politik bir felaket, ekonomik bir kriz korkusu yaşamadan, sanatımızı istediğimiz gibi yapıp, sergilerimizi huzur içinde açabilmemiz, ülkemiz adına bence en büyük yenilik ve dönüşüm olur.
Yazı ve Fotoğraflar: ArtNews
Haute Couture’un Ustası Valentino Garavani'ye Veda
Gündelik Olanın İzinde: Hasip Özbudun'dan “Evcil Çizgiler”
Tiyatro Tarihimizin Arşivle Yüzleşmesi: “Tiyatro Hazinemizden” Depo'da
Ertuğrul Berberoğlu’ndan “NARKİSSOS”: Benlik ve Bakış Üzerine
Adana’da Görüntü Sanat Galerisi’yle Oyuna Devam
Yorum yapmak için tıklayın