ekavbanner1.jpg.jpg

Viyana ve Evrenin Sırları | Yazan Sinan Eren Erk

17.06.2016


Viyana Doğa Tarih Müzesi

Etrafı geniş caddelerle çevrili devasa meydan, türlü yaş gruplarından, uyruklardan, kültürlerden, sayısız insanla doluydu. Her biri alanın bir başka yerinde yürüyor, kimileri ikişerli üçerli gruplar halinde etrafı inceliyor veya kendi aralarında konuşuyor, uzakta bir turist kafilesi, en önde, elinde şemsiyesiyle diğerlerine önderlik eden tur rehberiyle birlikte, her şeyin merkezindeki anıtsal heykeli inceliyordu. Güneşin tüm tahminleri yanıltarak, şehrin havasındaki nemle birlikte kavurucu bir sıcağı iliklerimize kadar hissettirdiği, oysa ılık başlamış bir Mayıs öğleden sonrasıydı. Oteldeki hafif kahvaltımın ardından Franz Kafka'nın Milena'ya mektuplar yazdığı Café Cental'de biraz dinlenmiş, içtiğim yoğun kahvenin ardından, şehirden ayrılmadan önce görmek istediğim yerler listemin en başında olan Viyana Doğa Tarihi Müzesi'ne ulaşana kadar aklımda bir yandan bu yer hakkında söylenen bitmek bilmez övgüler sıralanıyor, diğer yandan karşılaşacağım manzaranın beni ne kadar etkileyeceğini merak ediyordum. Bir gece öncesinde, Viyana Sanat Tarihi Müzesi'nde 16. Yüzyıl Dahisi Matrakçı Nasuh sergisinin açılışını yapmıştık ve üzerinde uzun süredir çalıştığım bu projenin bir adımını daha gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu, günlerdir geceli gündüzlü çalışmalarımızın sonundaki yorgunluktan çok daha yoğun hissediyordum. Bu nedenle ne yakıcı güneş, ne sokaklardaki kalabalık, ne de Café Central'de birkaç sayfa da olsa kitap okumak için zaman bulamamış olmam beni yavaşlatamamıştı.


Yazının devamını okumak için TIKlayın !
https://www.arttv.com.tr/Yazi/viyana-ve-evrenin-sirlari-yazan-sinan-eren-erk