91cf1d6b-04f7-4e5a-8ab0-5f32d3c3286b.jpg

ARTtv Project Step İstanbul'da!

ArtNews

12 gün önce

‘Sanatla Randevunuz var’’ sloganı ile 1 Ağustos 2008 tarihinde İnci Aksoy tarafından kurulan Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu ARTtv, en güncel sergileri, sanatçılarla en özel röportajları, Türkiye’den ve dünyadan müzeleri, sanat fuarlarını ve bienalleri sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor.

Ayrıca genç ve gelecek vaad eden sanatçıların çalışmalarını koleksiyonerlere sunan ARTtv, bu sene de 'ARTtv Project' adı altında 14 genç sanatçı ile 18-22 Kasım tarihlerinde Step İstanbul'da yer alıyor. 

Sanatçılar ve Yapıtları:

Filiz Top Aksoy'un yağlıboya resimleri popüler kültürün başlıca dayanağı olan tüketimi kışkırtan imgeleri ortaya çıkarmıştır. Baudrillard`in dile getirdiği gibi ,tüketimde büyülü bir düşünce bulunmaktadır ve bu gündelik yaşamı yönlendiren bir mucize niteliğindedir .Tüketim bir mucize, bir umut olarak düşünüldüğünde de pop cağının rüyası ortaya çıkmaktadır.Filiz Top Aksoy`un tüketim dilinin bir yansıması olan kadınlar da bu bağlamda değerlendirilebilir.

 

Duygu Aydoğan'ın "posthuman/ insan sonrası" adını verdiği eserleri; geride kalanlar ve olasılıklar üzerine odaklanır. Gelecekte insan dünyasından artakalanları tahayyül etmeye çalışır. Geçmişteki yok oluşlar gibi insan medeniyeti de bir toz tabakasına dönüştüğünde, çağdaş dünyayı  parçalar, kalıntılar ve fosiller üzerinden bir araya getirir.

 

Dudak, düşüncelerimizin ve duygularımızın bir yansımasıdır. Her söyleyemediğimız ve aktaramadığımız duygu ve düşünce birikimleri dudağımıza bir iz olarak düşer. Rana Balca Ülker eserlerinde kullandığı farklı dudak mimikleri ve arasından geçen iplikler aslında mimiklerimizin arasında sıkışan duygularımızdır.

 

Özge Kahraman Step İstanbul’a bu sene mağara girişlerinden yansıyan zaman dilimlerinin (gündoğumu, günbatımı, ayışığı vb) mağara içerisinden görünüşünü resmettiği eserleri ile katılıyor. Mağaralar ve yeraltı güzellikleri milyonlarca yılda oluşur ve kendi içinde milyonlarca ayrıntı barındırırlar. Sanatçı; kayaları, taşları ve oluşumları noktalama tekniği ile hayata geçiriyor ve en ince ayrıntısına kadar bu doğa harikalarını yansıtmaya çalışıyor. Profesyonel olarak ‘Mağaracılık’ sporu yapan Özge Kahraman içinde yer aldığı ekip ile birlikte keşfedilmemiş mağaraları keşfediyor. Eserlerinde; kimileri için tutkuyla izlenecek bir sanat, kimileri için korkutucu bir karanlık, kimileri için ise derin anlamları olan bir bilinmezlik ile dünyanın gizli kalmış güzellikleri olan mağaraları resmediyor. 

 

Doruk Paksoy Step İstanbul'a ’Özgür Düşünceler’’ adlı serisiyle katılıyor. Bu eserlerde insanların duygu düşünce ve hayallerinin peşinden özgürce gidebilmeleri, aklı özgür bırakmanın yaratacağı haz duygusunun rengarenk kanat açmışlığını anlatıyor.

 

 

Durmuş Bahar eserlerinde kadın imgesini, kadının varoluş mücadelesini yansıtmaktadır. Kadın imgesini eserlerinin merkezine koyan sanatçının diğer öğelerinden biri de buluttur. Eserlerinde kadının ulaşmak istediği hayaller olarak kurgulayan sanatçı kimi zaman bu hayallere ulaşmak  için çabayı merdivenler olarak betimlemektedir. Bulutlarda gezintiye çıkaran eserler kadının hayallerini, hırslarını, hedeflerini anlatan dijital resimleme tekniği ile oluşturulmuş sürrealist kurgulardır.

 

Handan Akarsu çalışmalarında, otobiyografik referanslar ile birlikte son yıllarda insanın doğaya karşı giderek hızla artan rekabeti sonucu, insan zihninin akıl yürütmelerinin, doğanın fizyonomisindeki etkileri ve izleri üzerinde duruyor.

 

 

Mimar Sinan Üniversitesi heykel bölümünde okuyan Büşra Kölmük; günümüzde tüketimin norm halini alması, anlarımızı dahi tüketir olmamız ve bir anı yaşamaktan çok kanıtlamak istememize karşılık olarak eserlerini üretiyor.

Ceren Demirok genel olarak eserlerini üretirken Uzak Doğu sanatı ve animelerin özgün karakter yaratım sürecinden etkileniyor. Dijital olarak ürettiği eserlerde daha çok kadın portreleri üzerinde çalışıyor.  Çalışmalarını çizerken yarattığı karakterleri, dijitalin soğuk ve yapay  etkisinden uzaklaştırarak resmediyor ve onları klasik dönem eserlerine yakın bir üslupla çizmeyi tercih ediyor. 

1999 yılında doğan genç sanatçı Elara Esmer, Mimar Sinan Üniversitesi'nde eğitimine devam etmektedir. İnsan portreleri üzerine çalışan sanatçının illüstrasyonları ‘Kafka Okur’ ve ‘Kadıköy Mag’ olmak üzere çeşitli dergilerde, mecralarda yayınlanmıştır. 

Erman Gürcüm; eserlerinde güzeli ve güzel olmayanın tezat estetiğini çağdaş ve çağcıl bir tutumla araştırmaktadır. Vanitas düşünce biçimini modernize bir şekilde ele alarak dünyevi varlığın geçiciliğini sorgulamaktadır. Bir hikaye anlatımı mevcut olan eserlerinde izleyicinin kendilerinden bir parça buldurma hedefindedir.

 

 

Renk kuramından yola çıkarak “armoni” kavramıyla ilgilenen Alara Özdemir, akriliği suluboya tekniğinde kullanarak, zengin renk tonlarının oluşturduğu, birbirinin içine geçişen, üst üste binen ve sürekli çoğalan pek çok katmandan oluşturduğu eserlerinde amacı zihnindeki ‘comfort zone’u yaratmak, renklerle dinlenmektir.

4Element, Özge Tan’ın ‘Gözü Yaşlı Tanrıçalar Serisi’ne ait eserlerdendir. Antik inanış ve mitlerin neredeyse hepsinde var olan tanrıçaların ‘bugün kim bilir ne halde oldukları’ sorusuyla ortaya çıkan seri; sanatçının, bugün tüm tanrıçaların temsil etmekte olduğu hem kadına hem de doğaya ait değerlerin insan türü tarafından incitilmiş ve incitilmeye devam edildiği; dolayısıyla bugün bütün bu tanrıçaların, olsa olsa gözü yaşlı birer tanrıça olacağı cevabı üzerine kuruludur. Doğanın her koşul ve vakitte yaptığı gibi kendini var etmek için bulduğu yeni yollardan esinlenen sanatçı, doğaya ait kavramları, o kavramlara ait özellikler taşıyan tanrıçalar olarak betimlemiş ve bugünün tanrıçalarını yansıtmaya koyulmuştur. 4Element de Ateş, Hava, Su ve Toprak olarak betimlenen 4 tanrıçadan oluşmaktadır. Bugünün tanrıçaları, taşıdıkları hüzne rağmen, parıltılı gözyaşlarından yeni’yi doğurmaya; yaratmaya, üretmeye ve onarmaya devam etmektedir.

Zeynep Sağır, resimlerinde renk konusunu, bununla beraber kimlik, psikoloji olgularını araştırıyor. Kullandığı renk paleti ve oluşturduğu kendine özgü formlar yardımıyla izleyici ile sözel olmayan bir iletişim kurarak, günlük adı altında nitelendirdiği resimlerini, objektif bir biçimde sunuyor.



En Çok Okunanlar