3a7e4156-a51b-4e86-8628-bf6c58d1ed0d.jpeg

Courtauld Gallery Yenilenen Binası Somerset House’da Sanatseverleri Bekliyor | Yazan Nurdan Ateş

Nurdan Ateş

7 ay önce

2018’den bu yana restorasyon çalışmaları devam eden Courtauld Galeri, yenilenen binası Somerset House’da sanatseverleri bekliyor.

1989 yılında taşındığı Somerset House’dan 2018 ‘e kadar yenilenebilme imkanı bulamamış 600’dan fazla resim, 7000 çizim, 550’den fazla dekoratif obje-heykel ve 27.000 baskıdan oluşan koleksiyon ve bina 3 yıl  süren yoğun çalışmalar neticesinde, bağışçılarının cömert desteği ve yardımıyla tamamlanıp 19 Kasım’da sanatseverlere kapılarını açtı.

18 Kasım‘da öngösterimi gerçekleşen etkinliğe büyük bir heyecanla katıldım zira galerinin 19 unda açılacağını duyan sanatseverler büyük ilgi göstermiş ve biletler hızla tükenmişti.  

2 yıl önce National Galeri’de Courtauld Empresyonist‘leri sergisi izlenimlerimi paylaştığım yazımda, Samuel Courtauld, Courtauld Vakfı ve hakkında detaylı bilgi vermiş ve kolleksiyonun nasıl oluştuğunundan bahsetmiştim. Kısaca hatırlamak gerekirse Courtauld ailesi Fransa’dan Protestan olduğu için Londra’ya göç eden ve yerleşen” Huguenots “ denen ailelerinden biri.Tekstil işi ile uğraşan ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Samuel Courtauld (1876-1947) büyük bir sanatsever ve kolleksiyoner ama bu sanat aşkına büyük destek eşi Elizabeth nee Kelsey (1875-1931) veriyor. Çiftin bu Sanat aşkının en anlamlı tarafı, kolleksiyonlarını, eserlerini toplumla paylaşma arzuları. Bir evin duvarlarında, sahibi ile eser arasında kalan bu kısır ilişkiyi bir toplumun estetik hafızasının oluşması adına bir adım  öteye  taşıyarak  bu eserleri kurduğu vakıf aracılıyla bağışlıyor.

O dönem İngiltere’de sanat anlayışı klasik, geleneksel. Kraliyet Akademisi ve Ulusal Galeri seçkilerini, koleksiyonlarını bu yönde gerçekleştirirken, Fransa’dan Avrupa’ya yayılan modernleşme etkisi çiftin kolleksiyonlarına yön veriyor. Özellikle eşi Elizabeth Kelsey, Empresyonist akımdan çok etkilenip şahsi koleksiyonuna bu eserleri topluyor. Çift büyük bir çaba ile Londra’da müzelerde, galerilerde empresyonist eserlerin sergilenmesinde öncülük ediyor. Yani İngiliz sanatını ve halkını empresyonisizm ile tanıştıran Courtauld ailesi dersek pek de abartmış olmayız sanırım. 1932 yılında vakıflaşan kuruluş 2002 yılında University of London‘a bağlı bir akademide kurmuş olup Tate Modern ‘den, Moma’ya, Ulusal Galeri ‘ye pek çok yönetici, küratör yetiştirmiştir. 

Somerset House, 1775-1801 yılları arasında mimar William Chambers tarafından inşaa edilen noe klasik tarzdaki bina, İngiltere’nin önde gelen 3 büyük kültürel ve bilimsel kurumuna ev sahipliği yapıyordu. 1989-1990 yılında Courtauld Galeri bu binaya geçerek, gerek akademik gerekse galeri anlamında faaliyetlerini burda yürütmüştür. 1990 yılından bu yana herhangi bir iyileştirme çalışmasının olmaması geniş bir restorasyon ve renovasyon sürecine gereksinim duyulmasına sebep olmuştu. Binanın renovasyonunu, ödüllü Witherford Watson Mann şirketi üstlenmiş. Geniş maliyetli restorasyon için 11 milyon pound Lottery Heritage Fund, 10 milyon pound Blavatnik Ailesi, Sir Leonard ve Lady Blavatnik tarafından bağışlanmıştır. LVMH Moet Hennessy -Louis Vuitton, The Linbury Trust, Bloomberg Philanthropies bu maliyetli projeye fon sağlayan diğer kurumlardan bir kaçıdır. 

1.kat Ortaçağ ve erken Rönesans dönemine ait eserlerin yanında, İslamik, İtalyan ve Kuzey Avrupa Sanatına ait seçkilerde yer alıyor. 2.katta yer alan “Blavatnik Fine Rooms“ denilen bölümlerinde 18. yy Rönesans Dönemi Boticelli’nin müthiş The Trinity with Saints ve Peter Paul Rubens‘e ait çok sayıda eser yer alıyor. Bu bölümde çiftin özel Rubens koleksiyonundan değerli seçkilere yer verilmiş. 

 

Peter Paul Rubens (1577-1640) Cain Slaying Abel.

İncil’de anlatıldığı sekilde Adem ve Havva’nın 2 oğlu Habil ve Kabil Tanrı’ya bir adak sunmak isterler. Kabil’in kurbanı Tanrı tarafından reddedilince duyduğu büyük hırs ve kıskançlıkla kardeşi Habil’i öldürür. Rubens’in kariyerinde erken dönem bir eser olup Michelangelo‘nun iri kaslı figürlerinden büyük ölçüde etkilendiği bir çalışması . 

 

Rubens, 1613 -1615  “The Family of Jan Brueghel the Elder “

Rubens’in yakın arkadaşı Jan Brueghel eşi Catharina ve çocuklarını resmettiği çalışması. Şefkatle resmin Merkezinde kavuşan eller, kompozisyona sonradan ilave edilen Brueghel...

 

17.yy Avrupa’sında Rubens, flaman barok geleceğinin etkili ismi, dramatik dini konulardan, lirik manzaralara ,portrelere uzanan çalışmalarıyla çok önemli bir etkiye sahip  ressam ve diplomattı. Rubens’in Moses And Brazen Serpent 1609-1610 eseri. Eski ahitte yer alan, Tanrı’nın İsrailoğulları’nı inançsızlıklarından dolayı zehirli yılanlarla cezalandırması ve Musa’nın yakarışları üzerine Tanrı’nın Musa’ya gönderdiği  şifalı yılan asası. Rubens’in insan vücudunu en karmaşık ve çarpık pozlarda betimleyebilme becerisini ve resme kattığı dramatik vurguyu görebildiğimiz müthiş bir eser.

Blavatnik Ailesi ve fonunun cömert bağışları ile renove edilen odalardan bir kesit. 1768 yılında Kraliyet Akademisine ait binanın bu bölümü ,dönemin sanatçılarının eserlerinin sergilendiği galeri alanı olarak kullanılıyormuş. Tavan süslemeleri ve detayları  başlıbaşına bir şaheser..

Rubens’in The Death of Achilles 1630-1635

Antik Yunan mitolojisinde yer alan Apollo’nun Achilles’I  topuğundan vurarak öldürmesi sahnesi.

Ortaçağ İtalyan ailelerinde evin en değerli mobilyası kuşkusuz ‘cassoni’ denen devasa çeyiz sandıklarıydı. Büyük aileler bu sandıkların iç kapaklarını dönemin usta ressamlarının eserleri ile süslenmiş olmasına özen gösterirlerdi .Floransalı tüccar Lorenzo Morelli ve aristokrat  bir ailenin kızı Vaggia Nerli’ye ait 2 adet çeyiz sandığı. Damadın ailesi bir kortej eşliğinde, içinde özel eşyaların  bulunduğu sandıkları gelinin ailesinin evinden, yeni evine taşırmış.Sandıkların kapakları islam sanatına özgü çiçek motifleri ile bezenmiş.

14.yy da bir Floransa evinden Bernardo Daddi ‘ye ait The Virgin And Child Enthroned with Saint 

Boticelli The Trinity with Saint Mary Magdalen And John the Baptist 1491-1494

Birleşik Krallığın en önemli eserlerinden biri olan eser 3 yıl süren restorasyon süresince büyük ölçüde sararmış vernik ve ahşap paneldeki çatlarlar büyük ölçüde iyileştirilmiş. Eserin renovasyon bütçesi,kar  amacı gütmeyen müzeleri, kültürel açıdan önemli sanat eserlerini korumayı hedefleyen Bank of America ‘Sanat Koruma Projesi’nin cömert bağışlarıyla sağlanmış.

Çalışmaya Üçlü Birlik anlayışı hakim .Baba Tanrı meleklerle çevrili bir tahta oturur ve çarmıha gerilmiş oğlunu taşıyan haçı tutar. Kutsal Ruh’un güvercini hemen omuz basında. Bu sunak eseri Floransa’daki geçmişinde fahile olup tövbe ederek rahibe tövbe eden fahişeleri kabul eden Santa Elisabettadelle Convertite manastırıyla ilişkilendirilir. Floransa Koruyucu Aziz’i Vaftizci Yahya, saçlarıyla vücudunu kaplayan Mary Magdalen. Rönesans geleceğine göre bu eser üzerinde birden fazla sanatçının emeği mevcut. Özellikle Boticelli’nin karakteristik zarif çizgisinin aksine melek başları bizlere eserin bu bölümünde asistanlarının çalışması olabildiğini işaret ediyor.

Binanın üst katına çıkan bölümünde çağdaş sanatçı Cecily Brown ‘a ait, kavisli yüzeye özel tasarlanmış ‘Unmoored From the Reflection’ tablosu. Soyutlama ile figuratif çalışma arasında gidip gelen, geçmişin sanata kodlarını, geleneklerini çarpıştırdığı çalışması. Çalışma Garcia Aile fonu tarafından desteklenmiş.

Binanın en üst katı Empresyonizim ve Post Empresyonizim’ın en güzel örneklerine ayrılmış. Bu kolleksiyon Samuel Courtauld ve eşi Elizabeth Courtauld teşvikliyle bir araya getirilmiş. 1920‘lerde Birleşik Krallık'ta sanat kurumlarının modern Fransız sanatına adeta düşman olduğu bir zamanda koleksiyon yapmaya başladı. Çiftin izlenimcilik ve Post-Empresyonist eserlerine olan teveccühlerinde  eşinin büyük payı var. Çiftin bu tutkusu, koca bir ülkenin sanat anlayışına yön verdiği düşünülürse tek kelime ile hayranlık verici.

19. yy'ın en önemli tablolarından Edouard Manet‘e ait ‘Kırda Öğlen Yemeği’ tablosunun hazırlık çalışması. Paris’te Orsay Müzesinde sergilenen resmin orjinali, sanat tarihinde bilinen tüm kuralları yıkarak resim sanatında yeni bir dönemin açılmasına öncülük etmiş olması bakımından ayrı bir önem taşır.

Edgar Degas (1834-1917) Dancer, Ready to dance, Bronz çalışması(1895)

Edgar Degas’ın ünlü balerinler çalışmaları. Two Dancers on a State tablosu.(1874) 

Paul Gauguin (1848-1903) Nevermore 1897 

Beyaz adam Pasifik’te Tahiti’yi sömürgeleştirdiği zaman, çocuk yaşlardaki genç kızlarıda maalesef sex kölesi olarak kullanıyordu. Bana çok hüzün ve acı veren bu çalışmalardan çok hızla uzaklaşıyorum. 

Claude Monet (1840-1926) Antibes 1888 

1888 Monet Güney Fransa’ya giderek Akdeniz‘in müthiş güneşinden ve atmosferinden etkilenerek çalışmalarını burada sürdürmeye karar verir. Parlak renkler, pembeler, turuncular, mavinin ve yeşilin müthiş uyumu bana müthiş huzur veriyor.

Edouard Manet (1832-1833), A bar at the Folies-Bergere, 1882

Uzaklara dalıp gitmiş, yorgun olduğu çok belli barmen kız, aynada yansıması gözüken kalabalıklar. Ters yansıma ile aynada görülen içki sipariş eden adam.

Paul Cezanne (1839-1906) Montaigne Sainte-Victorie with Large Pine ,1887

Cezanne, memleketi Aix-en-Provence çevresinde dağları farklı bakış açılarıyla resmetti. Bu çalışması en anıtsal olanı denebilir. Yeşil, sarı, soğuk mavilerle boyanmış Sainte-Victoire  dağı. Samuel Courtauld, 1922'de Cezanne‘ın ilk çalışmasını gördüğü zaman ‘büyülü‘ olarak ifade etmiş ve kolleksiyonuna sanatçının eserlerini dahil etmiştir. Courtault günümüzde en  geniş Cezanne kolleksiyonuna sahiptir.

Paul Cezanne (1839-1906) Still life with Plaster Cupid Around ,1984

Cezanne‘ın stüdyosunda tasarlanmış bir natürmort. Sebzeler, duvarlarda bir kaç tuval. Görünüşte basit olan bu düzenlemeyi, en karmaşık ve kafa karıştırıcı resimlerinden birini yaratmak için kullandı. Resimde stüdyonun mekansal düzenini kavramak çok zor. Uzak köşedeki yeşil elma öndeki elmalardan daha büyük ve zemin eğri. Bu çalışma ile Cezanne natürmortun sınırlı ve macerasız bir tür olduğuna dair geleneksel görüşe adeta bir meydan okuyor.

  Paul Cezanne (1839-1906) The Card Players 1892-1896

Aix-en-Provence yakınlarında yaşadığı kırsal arazilerde çalışan işçileri resmettiği bir dizi çalışmaları mevcuttur. 5 adet farklı kompozisyonda ‘Kart oynayan adamlar‘ çalışmalarında figürler uzar, orantısızdır. Buna rağmen sessiz dingin, kendini oyuna tamamen odaklamış fiğürler çalışmaya adeta bir sükunet katıyor.

Paul Cezanne 1839-1906 Man with a Pipe 

Yıpranmış yüzü ve yorgun bakışlarıyla  tarım işçilerini betimlediği bir dizi kırsal işçi tablosundan biri. Bu çalışmaları için Cezanne ‘Eski geleneklerden kopmadan yaşlanan insanların görünüşünü her şeyden çok seviyorum.' der.

Ve sergi salonunu Van Gogh‘un 'Self portrait with Bandaged Ear’ ile terk ediyorum. Bu arada 2 Şubat’ta Van Gogh ‘un kendi portrelerinden oluşan serginin haberini de vermiş olayım. 8 Mayıs'a kadar görülebilecek olan sergiyi görmek ve sizlerle paylaşmak için şimdiden  sabırsızlanıyorum.

Yazı ve Fotoğraflar: Nurdan Ateş



En Çok Okunanlar