Son yirmi yıldır Çin çağdaş sanatının en etkili isimlerinden biri olan Cao Fei, bugün yalnızca dijital sanatın değil, çağdaş sanatın geleceğini şekillendiren önemli sanatçılar arasında kabul ediliyor. Cao Fei, video, sinema, sanal gerçeklik, yapay zekâ, fotoğraf ve mimari enstalasyonları bir araya getiren üretimiyle, teknolojiyi yalnızca bir araç olarak kullanmıyor; onu insanın varoluşunu yeniden tanımlayan kültürel bir ortam olarak ele alıyor.
Cao Fei’nin erken dönem eserlerinde Çin’in hızlı sanayileşmesi, göç, işçi sınıfının görünmeyen hikâyeleri öne çıkarken, son yıllardaki çalışmalarında daha geniş evrensel konulara mercek tutarak anlatısını hayli kompleks bir eksene taşıdığını görüyoruz.

Cao Fei
Sanatçının uluslararası kariyerinde geçtiğimiz son iki yıl, yeni bir eşiğe işaret ediyor. Fei’nin 2025 yılında Art Basel tarafından ilk kez düzenlenen Art Basel Awards (Art Basel Ödülleri) kapsamında, Established Artist Medalist (Uluslararası Düzeyde Tanınan Sanatçı Ödülü) ödülüne layık görülmesiyle, sanatçının küresel ölçekte çağdaş sanat sahnesinde son yıllardaki en etkili figürlerden biri olduğuna da vurgu yapılmış oldu.
Aynı dönemde sanatçının Art Basel için verdiği bir söyleşide, sanatçı yirmi beş yıllık sanat pratiğine dönüp bakarken, teknolojiyi hiçbir zaman bir fütürizm göstergesi olarak görmediğini, asıl ilgisinin teknolojinin insan davranışlarını, hafızayı ve toplumsal ilişkileri nasıl dönüştürdüğünü anlamak olduğunu vurguluyordu. Fei, o dönemdeki açıklamalarında, bugün yaşadığımız dünyanın bir zamanlar bilim kurgu gibi görünen pek çok senaryonun gündelik gerçeklik şekline dönüşmüş hâli olduğunu düşündüğünü belirtiyordu.

Cao Fei, Asia One, 2018
Bu düşünsel yaklaşım, Cao Fei’nin 2026 yılında Milano’daki Fondazione Prada için hazırladığı DASH projesinde daha da derinleşti. Aslında Cao Fei ile Miuccia Prada arasındaki bu yakınlık hiç de tesadüfi değildi. Çağdaş sanatın en etkili koleksiyonerleri arasında yer alan Miuccia Prada, modanın ötesine geçen kültürel vizyonuyla uzun yıllardır sanat dünyasının en yenilikçi üretimlerini destekleyen en etkili isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Cao Fei ile Miuccia Prada’nın entelektüel ilk yakınlığı, 2019 yılında Miuccia Prada’nın sanatçıyı Milano’ya davetiyle gerçekleştirilen CODE HUMAN projesiyle başlamış, bu nisan ayında açılan ve 8 Eylül 2026’ya kadar Fondazione Prada’nın Milano merkezindeki Podium binasında gösterime açık olacak DASH projesiyle ise pekişmiştir.

Cao Fei, RMB City, 2007. 10. İstanbul Bienali
Türk çağdaş sanat izleyicisi de Cao Fei ile büyük ölçüde 2007 yılında, Hou Hanru küratörlüğünde düzenlenen 10. İstanbul Bienali aracılığıyla tanıştı. “İmkânsız Değil, Üstelik Gerekli: Küresel Savaş Çağında İyimserlik” başlıklı bienalde yer alan sanatçı, Çin’in hızlı kentleşmesini, küreselleşmenin yarattığı dönüşümü ve dijital kültürün birey üzerindeki etkilerini sorgulayan video çalışmalarıyla büyük ilgi çekti.
Cao Fei ile Kunstmuseum Basel’deki sergisinin açılışında bir araya gelerek kendisiyle kısa da olsa sohbet etme fırsatı buldum. Sohbetimiz sırasında sorularımı kendisine iletebileceğimi, bunları memnuniyetle ve ayrıntılı biçimde yanıtlayacağını ifade etti. Ardından vedalaştık.
C.F.: “Yakın Geleceğe Dair Tanıklıklar” sergisinde gelecek, iyi ya da kötü olmakla ilgili değil; bir sanatçı tarafından yapılmış mitolojik bir "kehanet" de değil. Gelecek bir "mekân" değil, daha ziyade göreceli bir "zaman algısı". Gelecek, varacağımızı varsaydığımız yerdir; ancak geçen her saniyeyle zaten onun nehrine adım atıyoruz. Bu nedenle gelecek, şimdidir; geçmişin her bir saniyesinin üst üste yığılmasıyla inşa edilir.
Gelecek engin ve belirsizdir. Ona dair kaygı ya da umut, insanlığın varoluşa dair şüpheciliğinin, ölüm korkusunun ve henüz gerçekleşmemiş olana duyduğu özlemin yansımalarının bütünüdür. Gerçek şu ki, ister şimdide, ister geçmişte, ister gelecekte olsun, insanlık hiçbir zaman tam bir güvenlik duygusuna sahip olmamıştır.

Cao Fei, Whose Utopia, 2006
C.F.: Benim işlerimde odak nokta, teknolojinin iyi mi kötü mü olduğunu değerlendirmek değil. Whose Utopia (Kimin Ütopyası) adlı çalışmamda, üretim montaj hattının yanında dans eden kadın, bir fabrika işçisi olarak bedenini kullanarak şunu ilan ediyor: "Hâlâ hayallerim var ve hayatımın değerinin bir makineyle eşdeğer olmasına izin vermeyi reddediyorum." Asia One (Asya Bir) anlatısında ise, aşırı otomatize edilmiş bir stoklama deposunda işçiler, makinelerle bir dans geliştiriyor ve teknolojiyle bir müzakere anına giriyor.
Bir yandan sermaye insanüstü verimlilik geliştirmeyi hedeflerken, diğer yandan insanlar makinelerin kısıtlamalarından kurtulmayı arzuluyor. Söz konusu işlerimde insanlar ve teknoloji arasındaki bu dinamik evrimi, insanların hangi noktada geri adım attığını, nasıl müzakere ettiklerini, nasıl mücadele ettiklerini ve nasıl bir çıkış yolu bulduklarını her zaman takip etmek ve kaydetmek istedim.

Cao Fei, Asia One, 2018
C.F.: Basel'deki bu kişisel sergim için Kunstmuseum’un Gegenwart binasının dört katını tamamen kaplayan bir "şehir" inşa ettim. Müzeye giren ziyaretçiler, istemeden de olsa kendileriyle bir şekilde bağlantılı olabilecek sayısız paralel dünyaya adım atacaklar. Bu bir fabrika, bir atölye, bir şantiye, bir harabe, kıyamet sonrası bir dünya ya da bir eğlence parkı olabilir. Amaç, izleyicilerin bir "sergi"ye baktıklarını unutmalarını sağlamaktır.

Cao Fei, My City Is Yours Your City Is Mine, 2024
C.F.: Bunu yaparken ne bir “denge” kurmayı amaçlıyorum ne de kasıtlı olarak bir şeyleri “Doğu” veya “Batı” kültürü olarak etiketliyorum. Küreselleşmenin en derin seviyesi, kültürlerin özdeşleşmesiyle ilgili değil; aksine ortak mücadeleler karşısında empati kurmakla ilgilidir. İzleyicilerin eserlerimi gördüklerinde ilk tepkilerinin nadiren “Bu Çin'den” olduğunu görüyorum. Bunun yerine, “Bu bizim de ortak deneyimimiz.” diye düşünüyorlar. Ya da eser onları daha önce hiç bulunmadıkları yerlere götürüyor; sanal dünyalara, Çin’e veya geçmişe ya da geleceğe.
Merakım, dünyadan nasıl etkilendiğim, iyimserliğim ve melankolim... Bunlar beni daha derine inmeye iten şeyler. Ve inanıyorum ki bu temel duygusal yapı, tüm insanlığın paylaştığı ortak bir duygu ve düşünce.
29 gün önce
Art Basel 2026: Tüm Yollar Basel'e Çıkar
bir ay önce
Minör Bir Bienal, Majör Bir Kriz: 61. Venedik Bienali
bir ay önce
Mit, Modernizm ve Piyasa: Christie’s’te Nicole Kidman Etkisi
2 ay önce
Irmak Dönmez Kunsthalle Mannheim İçin "Pasta Yaptı"
3 ay önce
Matisse’in İkinci Hayatı Grand Palais'de