base-728x90.jpg

National Galeri’de, Courtauld Empresyonistleri | Yazan Nurdan Ateş

National Galeri’de, Courtauld Empresyonistleri | Yazan Nurdan Ateş
Nurdan Ateş 12.12.2018

Küratörlüğünü Anne Robbins’in üstlendiği İngiltere’nin en kapsamlı Empresyonist ve Post-Empresyonist koleksiyonuna sahip Couratuld Enstitüsü’ne ait eserlerin sergilendiği “Courtauld Empresyonistleri: From Manet To Cezanne’’sergisi, National Galeri’de gerçekleşiyor ve sergide 12 empresyonist ve post-empresyonist sanatçının eserlerine yer veriliyor.


Oscar Monet, The Water-Lily Pond,1899

Londra’da gezmekten en çok keyif aldığım yerler hiç kuşkusuz müzeler. National Galeri ve TATE gibi müzelerde, devasa odalarda, halkın beğenisine sunulan bu güzelliklerin arkasında kalbini, yüreğini sanata adamış, topladığı eserleri sırf kendi beğenisi için değil tüm İngiliz halkına sunmak istemiş çok özel bir isimle, yazıma başlıyorum. Courtauld’un Empresyonistleri sergisine adını veren yüce gönüllü büyük sanatsever Samuel Courtauld (1876-1947). Ailesi; Protestan olduğu için Fransa’dan İngiltere’ye kaçmış, ticaret hayatına 1794’te Essex’te ipek ticareti ile başlamış. İşlerini dünya çapında geliştirerek, günümüz tekstil, iplik, suni elyaf endüstrisine yön veren dünya devi olan ‘COURTAULDS’ adlı kurumu hayata geçirmiş.
 
Varlıklı bir ailenin oğlu olan Samuel Courtauld’un en büyük tutkusu sanat olmuş. Bay Courtauld’u özel kılan büyük bir aşk ve tutku ile koleksiyonunu yaptığı Fransız empresyonizmin temel taşı niteliğindeki eserleri evinin duvarlarından müzelere taşıyor olmasıdır. Sanatın tüm güzelliklerini halka tanıtmak, onların beğenisine sunmak ve onlarla paylaşmak, onu diğer koleksiyonerlerden farklı kılan en temel özelliktir. 1923 yılında özel bir fon kurarak 50.000 pound (dönemin 100 müstakil ev parası karşılığı) National Galeri’nin kısır kalmış, özellikle ilgilenilmemiş, hatta müze yöneticileri tarafından gözardı edilmiş Empresyonizm ve Post Empresyonizm çalışmalarının toplanmasında kullanılmak üzere hediye ediyor. Bugün National Galeri’nin modern eserler koleksiyonunun yapı taşının, adeta kalbini oluşturuyor. Daha da önemlisi bugün National Galeri ve TATE Müzesi’nde izlemekten büyük zevk aldığımız Van Gogh’lar, Manet’ler, Monet’ler ve Cezanne’lar koleksiyonerin kendi seçimleri ve çabalarıyla temin ettiği eserler. Sanat çalışmaları bununla kalmayan Samuel Courtauld 1932 yılında, İngiltere’nin ilk ‘Tarih ve Sanat Tarihi Enstitüsü’’ ünvanını alan “The Courtauld Institute of Art”ı yakın arkadaşları sanat tarihçisi Sir Robert Witt ve diplomat, koleksiyoner Lord Lee of Fareham ile birlikte kuruyor. Günümüzde University of London bünyesinde yer alan, The Independent gazetesinin ‘’Sanat tarihi konusunda uzmanlasmış en prestijli kurum’’ olarak nitelendirdigi enstitüden mezunlar arasında Metropolitan Müzesi -NY, National Galeri - London, The National Portrait Galeri -London, British Museum - London, Museo del Prado –Madrid yöneticileri bulunmakta.
 
Samuel Courtauld’un koleksiyonu iki gruba ayrılıyor. Kendi şahsı adına edindiği ve evinin duvarlarını süsleyen kendi koleksiyonu ve ulusu için satın alınan ve müzelerde sergilenen çalışmalar... Kendi evinde sergilenen resimlerin bir bölümünü yaşarken, tamamınıysa vefatından sonra kurulan sanat enstitünün galerisine miras bırakmıştır. Serginin başlığı her ne kadar Manet’den Cezannen’a olsa da, sergilenmesi bakımından eserler Daumier ile başlayıp Bonnard ile son buluyor.



Edouard Manet, Music in the Tuileries Garden,1862

Modern şehir yaşantısını resmettiği çok önemli çalışması Music in the Tuileries Garden.
Döneminin pek çok tartışmaya yol açan çalışmaları ile ünlü ama çağdaşları ile birlikte hiç bir empresyonist sergiye dahil olmamış, öncü empresyonistlerden Manet. Resimde bizim durduğumuz yerde olduğu varsayılan orkestrayı dinleyen Manet’in ailesinden fertleri ve arkadaşlarını resmettiği çalışmasında izleyiciyi resmin konusuna ortak ediyor .



Dejeuner sur I’Herbe, 1863

Manet’in tartışmalara yol açan erken dönem çalışmalarında ’Kırda Öğle Yemeği”.
Sanatçının 1863 yılında Fransa’nın ünlü sergi salonu, Salon de Paris için yaptığı ancak jüri tarafından reddedilip, Salon de Refuses Reddedilenler Salonu’nda sergilenmiş eseri. O döneme kadar ancak dini temalı resimlerde tanrılar, tanrıçalar ve melekler için kullanılan nü figürlerinin günlük hayat tasvirlerinde kullanılması, akademik çevrelerde büyük tartışmalara yol açmış. Sanatçı aslında bu eserinde, Sanayi Devrimi’yle birlikte modernleşen hayat içinde yok olan masumiyet, çürüyen ahlak anlayışı, kadın bedeninin metalaşması, fahişeliğin, ahlaksızlığın günlük hayatın bir parçası olmasına bir eleştiri getiriyor.

 


A Bar At The Folies-Bergere, 1882

Manet’nin son dönem çalışmalarından çok önemli bir eseri. Dönemin popüler gece klubu Folies-Bergere ve Paris gece hayatının konu edildiği çalışma çok ilginçtir. Resimde ilk bakışta uzaklara dalıp gitmiş, tepkisiz, donuk barmen bir kız gözümüze çarparken, aynada yansımasını gördüğümüz aynı barmenin aslında karşısındaki iletişim halinde olduğu izlenimini veriyor. Bu Manet’nin büyük başarısı, resme bakanı da bir şekilde resmin hikayesinin içine dahil edebiliyor olması.
 


Banks of the Seine at Argenteuil, 1874

Courtauld’un özel koleksiyonu için aldığı ilk Manet çalışması.
Paris yakınlarında Seine Nehri kıyısında banliyö kasabası Argenteul’de arkadaşı Monet’i ziyareti sırasında Monet’nin eşi Camille ve oğlu Jean’i resmettiği, renkler, sudaki yansımalar fırça darbeleri ile pek çok empresyonist özellik taşıyan çalışması. Londra’da 1880’lerde üç kere sergilenen bu eser 40 yıl sonra Courtauld’un özel koleksiyonuna girmiştir. Manet’nin hemen yanında empresyonizmin isim babası, hareketin önemli temsilcilerinden Claude Monet yer alıyor.



Monet, Autumn Effect at Argenteuil, 1873

Ailesi ile yaşadığı Argenteuil Kıyıları’nı resmeden sanatçının en fazla izlenimci etki taşıyan calışması. Küratörün iki yakın arkadaşı olan Manet ve Monet’nin Argenteuil kıyılarını resmettikleri çalışmalarını yan yana yerleştirmiş olması da hoş bir detay olmuş.
 


Monet, Antibes 1888

Courtauld’un sahip olduğu Monet’nin ilk manzara çalışması. Monet’nin Japon desenlerinden, baskılarından çok etkilendiği ve çalışmalarına aktardığı döneme ait bir örnek. Figüratif çalışmaları ile zamanında İngiliz halkının ve sanatseverlerin beğenisini toplayan Fransız sanatçının erken dönem çalışmaları Courtauld’un da ilgisini çekmiştir. Bu arada Millbank’taki Tate Britain Müzesi’nin inşaatı başlamış ve galerilerin duvarlarının boş olması Courtauld’u hareteke geçirerek İngiliz halkının beğenisini dikkate alarak kurduğu fonla Degas’ın bu ve diğer çalışmalarını toplamasına neden olmuştur.

 


Edgar Degas, Two Dancers on a Stage 1874

Hayatı boyunca baleyi çok seven sanatçının Paris Operası’nda sergilenen Mozart’ın Don Giovanni Operası’ndaki balerinlerin performansları sırasında resmettiği pek çok resmi bulunmakta. Bu çalışma Courtauld’un 1927 yılında satın aldığı en pahalı Degas resmidir.



La Loge (Theatre Box), 1874

Döneminin sosyal hayatında tiyatronun önemi büyük. Model Nini Lopez ve Renoir’ın erkek kardeşi Edmond Renoir’ı bir locada resmeden sanatçının bu çalışmasını Courtauld çok sansasyonel bir meblağ ile koleksiyonuna eklemiş.
 


George Seurat, Young Woman Powdering Herself, 1889

Courtauld’un koleksiyonunda önemli bir yere sahip Paul Cezanne... İngiliz sanat eleştirmenlerinin tüm olumsuz eleştirilerine ve ulusal müzelere sokmamasına rağmen 21 adet Cezanne resminin kendi koleksiyonuna ve müzelerede sergilenmek üzere fonuna almış ve bu sayede Cezanne resimleri İngiliz ulusal müzelerinde sergilenebilmiştir.



The Card Players 1892-6 ve Man With a Pipe

Sanatçının pek cok versiyonunu resmettiği “Kağıt Oynayan Tarım İşçileri”.
Courtauld’un sahip olduğu en pahalı ikinci Cezanne resmidir. Yanında da sanatçının kağıt oynayanlardan birini resmetiği calışması “Man With a Pipe”.



A Wheatfield with Cypresses 1889

Vincent Van Gogh sanatının zirvesindeyken mental sorunlarından dolayı kendi isteğiyle yattığı, benim de 2 yıl önce ziyaret etme fırsatı bulduğum ve şimdilerde müze olan St. Remy yakınlarındaki akıl hastanesinde geçirdiği süre içinde yaptığı çalışması. Ruh halinin tüm derin çalkantılarının izlerini tuvaline yansıtmakta. Bu aynı zamanda ulusal koleksiyona giren ilk Van Gogh çalışması. Bu sergi kapsamında sergilenen Courtauld’un kendi galerisindeki koleksiyonu dışında Couratauld’un, National Galeri’ye ve dolayısıyla halka, görebilme olanağı sağladığı eseri.
 


Van Gogh, Sunflowers, 1888

Courtauld bir Van Gogh sergisi sırasında sanatçının meşhur Sunflowers eserinin halen ailede sanatçının yengesinde olduğunu öğreniyor. Courtauld fonu hemen önce sanatçının ‘Van Gogh’s Chair’ adlı meşhur iskemlesi ve Postman Roulin 1889 eserini satın almak için temaslara geçip, alıyor.



Van Gogh’s Chair, 1888

Koleksiyona ait Van Gogh’un “Self Portrait with Bandaged Ear”(Kulağı bandajlı kendi portresi) ve “Peach Trees in Blossom (Çiçek açan şeftali ağaçları) Amsterdam’daki The Van Gogh Müzesi’nde sergilenmek üzere ödünç verilmiş.

Sergi, 20 Ocak 2019’a kadar National Galeri’de devam ediyor. Görmenizi öneririm.

Yazı: Nurdan Ateş
 
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız