80a374ee-7f10-4dce-ade4-e624262072b2.jpg

Düğün 44A Sanat Galerisi'nde

15 B izlenme  
21.03.2012
44A SANAT GALERİSİ | DÜĞÜN
14 Nisan'a kadar

Her şey “12 Teşrinisani 1344 Perşembe günü” Trabzon’da çekilmiş bir fotoğrafla başladı.

Evin tozlanmış bir köşesinde bulunan ve üzerindeki eski Türkçe nota göre “Nişane’i hürmet olmak üzere Kontes! Teyze’ye takdim edilmiş” bu tuhaf düğün fotoğrafı bir anlamda bu serginin başlangıcı oldu.


Kelimelerin anlatmaya yetmediği birçok duyguyu içinde barındıran bu fotoğraf aslında, düğün, evlilik ve birliktelik kavramlarını ve yüzlerce açılımını irdelemeye başlamak için bir kıvılcımdı.
Bu kıvılcım, bize tek bir kavram etrafında toplanan farklı sanatçıların, farklı bakış açılarının, farklı yorumların ne kadar zengin olabileceğinin düşünü kurdurdu.

 Birlikte hayal kuracağımız ve coşacağımız sanatçıların işlerini sanki görür gibi olduk.

Ve farklı dünyalardan bireyleri, aileleri, toplumları bir araya getiren bir “düğün”e yaraşır şekilde, bir çok sanatçının bir araya geldiği bir sergi düşüncesi kristalleşti.

Her sanatçı beraberinde bu düğüne farklı bir bakış açısı getirdi. Sergimiz anı, aşk, trajedi, simge, kitsch, efsane, şiir, öykü, ironi ve paylaşım gibi farklı kavramlarla süslendi.

Nur Koçak yine dondurulmuş karelere yaşam öpücüğü uyguladı. “An”ı anıyla birleştirip belleğin unutamayacağı imgeler yarattı.

Candeğer Furtun seramik heykel “alkışlarıyla” bu törenin altını etkin bir şekilde çizdi.

Jale Erzen’in eski Sümer şiirinden etkilenen resmi, Kemal Noyan’ın Lorca’nın “Kanlı Düğün’ünüdeki trajediye referans veren işleri, Bilge Alkor’un efsane ve mitolojiden ilham alan, zoraki düğün temalı “Afrodite ile Hephaistos” yapıtı bu sergiyi daha da renklendirdi.

Zeynep Sönmez bu törensel sergiye simge olarak “duvak”ı kullandığı metal yerleştirmesi, Nur Arıklı taş kesmiş “İkinci Düğün” enstantanesi ve kısa öyküsü ile katıldı.

Bilge Alkor ve Hüma Noyan, eski düğün fotoğrafları koleksiyonuyla sosyal bir olgu olan kadın yazgısına değinirken Bilge Yalın “Doğallığa Çağrı” adı altında çağdaş görünümleri yanında getirdi.

Hakan Ezer ise onlara“düğün” kavramının kitsch yönünü vurgulayan bir biblo koleksiyonuyla eşlik etti.

Beklenmedik birlikteliklere kapılar açan bir “düğün”ün çeşitliliğini taşıyan bu sergide herkesi birleştiren şey ise “amatör” bir ruh, yani işlere sevgiyle yaklaşmamız oldu.

Ve belki de gerçekten, Sait Faik’in de dediği gibi 12 Teşrinisani 1344 Perşembe günü “Bir insanı sevmekle başladı her şey...”
Devamı

Seçtiklerimiz