ekavbanner1.jpg

Art Basel Qatar: Bienal Estetiği Benimseyen Bir Fuar Deneyimi

Nazlı Kök Akbaş

12 saat önce

Art Basel'in Katar'a gelişi, küresel sanat altyapısının nasıl hayal edildiği, uygulandığı ve meşrulaştırıldığı konusunda belirleyici bir değişime işaret ediyor. Basel, Miami Beach, Hong Kong veya Paris'in aksine, Doha, yoğun, tarihsel olarak katmanlı bir galeri ekosisteminden veya uzun yıllar boyunca organik olarak şekillenmiş köklü bir özel koleksiyoncu tabanından ortaya çıkmıyor. Bunun yerine, Art Basel Katar, dikkatlice tasarlanmış bir yeni sanat pazarı inşası projesi olarak yapılandırıldı. Bir başka değişle, Art Basel Katar, mevcut bir pazarın yansıması olarak değil, aktif olarak bir yeni sanat pazarı inşa etme aracı olarak sunulan bir sanat fuarı.

Bu yapılandırma hiç tesadüfi değil, aksine tamamen stratejik

Art Basel resmi raporlarında açıklandığı üzere, Art Basel Qatar'ın ilk edisyonu önemli bir erişim ve etkileşim sağladı.Art Basel verilerine göre, M7 ve Doha Tasarım Bölgesi'ndeki VIP ve halka açık günlerinde fuara 17.000'den fazla ziyaretçi katıldı. Galeriler, özellikle MENASA (Orta Dogu, Kuzey Afrika, Guney Asya) bölgesinden yeni sanat takipçileri ve koleksiyonerlerle anlamlı bir etkileşim kurduklarını bildirdi. Kurumsal ilginin de dikkat çekici olduğu bu raporda genişçe yer aldı. Dünya çapında 85'ten fazla müze ve vakıftan temsilcilerin katıldıgi belirtilirken, rapor bu ilk senesinde fuarın, Guggenheim Abu Dhabi ve Louvre Abu Dhabi'den Tate ve Whitney Amerikan Sanat Müzesi'ne kadar büyük uluslararası kurumsal koleksiyonlar için yeni bir keşif, diyalog ve potansiyel satın alma alanı olarak konumlandırdı.

Bu sonuçlar bir araya getirildiğinde, fuarın ilk senesinde henüz geleneksel bir pazara benzemese de görünürlük, kurumsal ilgi ve koleksiyonerlerin ilgisini çekmede etkili olabileceği anlaşılıyor. Bu durum, anlık ticari hakimiyetten ziyade, gelecekteki bölgesel sanat ekosistemi gelişme sürecinde, Katar’ın etkin bir merkez olabilmesi adına erken bir temel oluşturma çabasını ortaya koyuyor.

Sanat tarihine kısaca bir göz attığımızda, geleneksel sanat başkentleri, önemli sanat hareketlerinin neticesinde ortaya çıkar: sanatçılar, galericiler, eleştirmenler, koleksiyonerler ve kurumlar, çoğu zaman kaotik bir şekilde birlikte ortak bir evrim geçirir. 

Katar farklı bir mantık izliyor. Burada kültürel altyapı, yerel talebin ilerisinde gelişiyor. Müzeler, yerel sanat ortamları olgunlaşmadan önce açılıyor; küresel etkinlikler, yerel ticari ekosistem tam olarak yerleşmeden önce ithal ediliyor.
Art Basel Qatar tam olarak bu modele uyuyor. Art Basel Qatar halihazırda var olan canlı bir ticari ekosistemi taçlandırmıyor, aksine onu başlatıyor. Bu anlamda fuar, piyasa canlılığının bir aynası olmaktan ziyade, dikkat çekmek, meşruiyet kazanmak ve gelecekteki katılımı sağlamak için tasarlanmış bir mimari çerçeve görevi görüyor.

Bu projenin merkezinde Katar devleti ve Katar kraliyet ailesinin kültüre yaptığı önemli yatırımlar çok etkin rol oynuyor. Katar'daki kültür politikası, kapsam veya etkinlik konusunda hiçbir zaman çekingen veya mütevazi olmamıştır. Son yirmi yılda ülke, kültür yatırımlarını, bir aksesuar olarak değil, jeopolitik bir dil olarak, enerji ve finans yatırmalarının yanında ve hatta ilerisinde gerçekleştirmiştir. Katar kraliyet ailesi ve hükûmeti, kültürel yatırımlarını küresel söylem içinde ülkeyi konumlandırmanın çok etkili bir aracı olarak ele almıştır.

Art Basel Qatar, bu destek ve politika olmadan düşünülemez. Bu destek Katar’da sadece sanata finansman sağlamakla değil, sanat politikalarında istikrar, görünürlük ve devamlılık yaklaşımıyla da güvence altına alındığı görülüyor. Bilindiği üzere birçok gelişmekte olan bölge ülkesi bu istikrarı sağlamakta zorlanmakta.

Art Basel Katar örneği, sanat dünyası için önemli bir soruyu da beraberinde gündeme getiriyor:

Bir piyasa yukarıdan aşağıya doğru sorumlu bir şekilde inşa edilebilir mi?  

Batı sanat tarihi kayıtlarını incelediğimizde, arşivler bize ​​genellikle organik bir sanatsal gelişmeyi romantize ederken, aslında pek de farklı işlemeyen aristokratik, endüstriyel veya kurumsal himaye sistemlerine sessizce gönderme yapar.

Art Basel Qatar, bir sanat fuarından ziyade stratejik bir kültürel yapı olarak değerlendirilmelidir. Ticari altyapının fuar düzeninde yokluğu, galeri stantlarında satış ve görüşme masalarının yer almaması, bir fuar düzeni için ilgi çekicidir, bu göstergeler de Fuar’ın ilk senesindeki yaklaşımını sanat ticaretinin ötesinde olduğunu açıklayan önemli işaretlerdir.

Art Basel CEO'su Noah Horowitz, açılışta yaptığı konuşmada, geleneksel olmayan formatına ve açık, kültürel yapısına rağmen Art Basel Katar'ın özünde bir fuar olduğunu, galerilerin sergiler açtığı, izleyicilerin etkileşimde bulunduğu ve eserlerin gelişen bir pazar bağlamında satın alınabildiği küresel Art Basel ekolunun bir parçası olduğunu vurguladı.

 Horowitz’in bu sözleri sanat dünyasında yankı uyandırdı, Art Basel Katar'ın açık, anlatı odaklı formatı, ticaretten ziyade, bağlam ve diyaloğa öncelik verdiğini vurgulayan Horowitz, aynı zamanda eserlerin hepsinin satın alınabildiğini vurguladı. Bu açıklamaları söyle okumak anlamlı olacaktır; Fuar Art Basel'in küresel ticari ağı içindeki sanatçıları, galerileri ve geleceğin koleksiyonerlerini birbirine bağlayan bir pazar platformu rolünü de etkin bir şekilde önümüzdeki dönemlerde sürdürmeyi amaçlıyor ve fuarın MENASA bölgesinde uzun vadeli sanat pazarı gelişimini desteklemesi bekleniyor. 

Ayrıca, bu yapının ardındaki fikir stratejik sabır yaklaşımıdır.  Anlık ticareti askıya alarak, organizatörler ve kraliyet ailesi, ekonomik dolaşım tam olarak gerçekleşmeden önce kültürel meşruiyetin tesis edilmesi gerektiğini işaret etmektedirler.

Bu sabırlı ve zamana yayılan strateji, ülkenin yer aldığı jeopolitik konum göz önüne alındığında daha da anlaşılır hale geliyor. Sergi alanından sadece birkaç kilometre uzaklıkta, yüksek alarm durumunda konuşlanmış savaş gemileri, bölgesel istikrarsızlığın ve her an savaş olabileceği gerçeklerinin sessiz bir hatırlatıcısı niteliğinde. Bu kriz ortamında, incelikli, küresel bir kültürel etkinliğin varlığı, en açık biçimiyle etkili bir Soft Power işlevi görüyor. Sanat, küresel gerginliklere, savaşa karşı imge haline geliyor: “Güç” yerine kültür yoluyla istikrar, kontrol ve küresel bağlantının kurulma çabası, Katar devletine çok etkili bir imaj veriyor.

Bu nedenle Art Basel Katar, güçlü bir paradoksu sahneliyor. Henüz tam anlamıyla gerçekleşmemiş olan fuar, yüksek jeopolitik gerilim anında sakinlik, incelik ve zarafeti yansıtan diplomatik bir araç haline geliyor.

Sonuç olarak, Art Basel Qatar, Kültürün bir aksesuar değil, etkin bir devlet politikası olduğunun önemli mesajlarını veriyor.

 



En Çok Okunanlar

Bizi Whatsapp'ta takip edin