ekavbanner1.jpg

Modernizme Karşı Sessiz Bir Estetik: “Saf Yürekler” Pera Palace Hotel’de

ArtNews

dün

Kapak: Halil Akkurt

“Saf Yürekler - I: Gündelik Hayat ve Modernizme Karşı Sessiz Bir Estetik”, naif resmi romantik bir masumiyet alanı olarak değil, modernliğin katı estetik normlarına karşı gelişmiş bilinçli bir ifade biçimi olarak ele alıyor. Demsa Group koleksiyonundan hazırlanan ve Erkan Doğanay küratörlüğünde kurgulanan sergi, Türkiye’de naif sanatın tarihsel gelişimini kültürel hafıza ekseninde 17 Şubat - 31 Mart 2026 tarihleri arasında Pera Palace Hotel'de yeniden değerlendirmeye açıyor.

Tamamı Demsa Sanat Koleksiyonu’ndan seçilen eserler, farklı dönemler ve ifade biçimleri arasında kurulan çok katmanlı bir diyaloğun parçası olarak bir araya geliyor. İslam sanatlarından modern ve çağdaş resme uzanan geniş bir yelpazeye sahip koleksiyonun bu özel seçkisi, naif resmin çoğu zaman indirgemeci biçimde tanımlanan “saflık” kavramını tersyüz ediyor. Sergi, naifliği bir eksiklik değil; estetik bir tercih, hatta bir direnç biçimi olarak konumlandırıyor.

Akademik Kaygıdan Uzak Sezgisel Bir Yaklaşım

Naif ressamlar perspektifin matematiğine, anatominin doğrularına ya da kompozisyonun akademik disiplinine bağlı kalmak yerine; hatırladıkları, özledikleri ve içlerinde taşıdıkları dünyayı resmederler. Bu dünyada mekânlar üst üste binebilir, ölçekler bilinçli biçimde bozulabilir, figürler çocukça bir yalınlıkla ama yoğun bir duygusal yükle var olur. Sergi, tam da bu “bilinçli saflık” üzerinden naif resmin estetik gücünü görünür kılıyor.

Selçuk Toğul

Doğanay’ın küratoryal yaklaşımı, 20. yüzyılın “modern çağ primitifleri” olarak anılan naif sanatçılar ile bu alanı kuramsal olarak ele alan akademik sanatçıları aynı zeminde buluşturuyor. Böylece sergi, naifliği yalnızca teknik bir kategori olarak değil; tarihsel, sosyolojik ve estetik bir tartışma alanı olarak sunuyor.

Türkiye’de Naif Resmin Bellek Katmanı

Türkiye bağlamında naif resim, güçlü bir yerellik ve kültürel bellekle iç içe gelişti. Anadolu’nun gündelik yaşam pratikleri, mahalle kültürü, doğa-insan ilişkisi ve kolektif ritüeller, bu üretimlerin temel anlatı zeminini oluşturur.

Yalçın Gökçebağ

Abdullah Taktak, Ayfer Yıldız, Bayram Gümüş, Berna Türemen, Betül Bapir, Chermine Vidori, Doğan Akça, Cihat Burak, Esra Sirmen, Fahir Aksoy, Gülfidan Hitit Biçer, Halil Akkurt, Hayal İrtegün, Hikmet Karabucak, Hüseyin Sartaş, Hüseyin Yüce, İbrahim Balaban, İhsan Cemal Karaburçak, Mehmet Arpacık, Mehmet Pesen, Meral Atsan, Metin Akarslan, Muzaffer Genç, Nadide Akdeniz, Nedim Günsür, Nevin İşlek, Nihal Sıralar, Niyazi Toptoprak, Oya Zaim Katoğlu, Selçuk Toğul, Sema Çulam, Serap Soyaltın, Sevil Yetkin, Şebnem Tuncer Çamdalı, Şeyho Bulut, Uğural Gafuroğlu, Yalçın Gökçebağ ve Zeynep San'ın üretimlerini bir araya getiren sergide örneklerine rastlandığı üzere Türk naif ressamlarının tuvallerinde köy düğünleri, tarım ve hayvancılık faaliyetleri, bayramlar, çocuk oyunları ve mahalle yaşamı gibi temalar öne çıkar. Bu sahneler yalnızca gündelik hayatın betimlemesi değil; hızla değişen bir toplumun görsel arşividir. Naif resim bu anlamda estetik bir üretim olmanın ötesinde, kültürel sürekliliğin taşıyıcısıdır.

Görünenin Değil, Hissedilenin Resmi

“Saf Yürekler – I”, teknik mükemmeliyet iddiasından uzak, samimiyeti ve içtenliği merkeze alan bir estetik anlayışı hatırlatıyor. Sergi, modern sanatın rasyonel ve disipliner yapısına karşı sezgisel, doğrudan ve filtresiz bir bakış öneriyor.

Demsa Koleksiyonu’nun tarihsel süreklilik yaklaşımı içinde konumlanan bu seçki, naif resmi yeniden düşünmek için güçlü bir zemin sunuyor: Naiflik burada bir eksiklik değil; dünyayı başka türlü görme cesareti.

Saf Yürekler - Pera Palace Hotel - Küratör: Erkan Doğanay - 17 Şubat / 31 Mart 2026



En Çok Okunanlar

Bizi Whatsapp'ta takip edin