Ekonomist Clare McAndrew tarafından hazırlanan son Art Basel & UBS Küresel Sanat Piyasası Raporu, 2025 sanat piyasasını alışılmadık trendlerin yaşandığı bir yıl olarak anlatıyor. Raporda altı çizilen en önemli trend, sanat piyasasının ekonomik olarak küçülürken, faaliyet olarak genişlemesi. Bu paradoks, geçen yılki sanat piyasasıyla ilgili en şaşırtıcı trend. Bu demek oluyor ki sanat piyasası küçüldü ama aynı zamanda daha aktif hale geldi.
Rapora göre, küresel sanat satışları yaklaşık %12'lik bir düşüşle 57,7 milyar dolara geriledi. Ancak satılan sanat eserlerinin sayısı aslında artarak 40 milyondan fazla işleme ulaştı.
Basitçe anlatmak gerekirse; 2025'te daha fazla sanat eseri dolaşıma girdi, ancak daha düşük fiyatlarla işlem gördü. Konuştuğum birçok sanat profesyoneli, bu gelişmeyi piyasadaki en önemli yapısal değişik olarak görüyor.
Son birkaç yıl boyunca sanat dünyası, 50 milyon dolar, 100 milyon dolar ve hatta daha yüksek fiyatlara satılan tablolar gibi muhteşem müzayede rekorlarıyla meşguldü. Art Basel ve UBS Küresel Sanat Piyasası 2026 Raporu'na göre, geçen yıl pazarın bu bölümü aniden durakladı. 10 milyon dolardan fazla fiyata satılan sanat eserlerinin sayısı yaklaşık %39 azaldı.
Bu önemli bir gelişme; çünkü sanat piyasasının genel değeri, geniş bir satış hacminden ziyade birkaç yüksek profilli, çok pahalı esere dayanır. Bu satışlar ortadan kalktığında piyasa da hızla küçülür. Dolayısıyla rapora göre yılın en belirleyici unsurlarından biri, finansal olarak üst segment alımlardaki düşüş olarak özetlenebilir.

Ancak rapora göre, aynı anda başka bir trend çarpıcı olarak gelişti, düşük ve orta fiyat segmentleri daha hareketli hale geldi. Galeriler, birkaç bin doların altında fiyatlandırılan eserlerin satışlarının arttığını bildirdi ve birçok koleksiyoner büyük başyapıtlar yerine daha küçük eserler satın aldı.
Bu dönüşüm kültürel açıdan dikkat çekici. 2025’te sanat piyasası artık birkaç görkemli başyapıtın etrafında şekillenen bir yapıdan çok, küçük ölçekli işlemlerin yaygınlaştığı bir ekosistem olarak gözlemleniyor. Bu durum, piyasayı daha az teatral ve daha gündelik bir hale getiriyor.
Tüm bu değişimlere rağmen küresel hiyerarşi neredeyse aynı kaldı. Üç baskın sanat pazarı, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Çin, birlikte küresel sanat satışlarının büyük çoğunluğunu oluşturmaya devam etti.

Rapordaki "BEES" ifadesi, arıları değil, koleksiyoncuları, galerileri ve satıcıları birbirine bağlayan çevrimiçi dijital pazar yerlerini ifade eder. Bu platformlar, geleneksel galeriler ile çevrimiçi kitle arasında bir köprü görevi görerek, göz atma, sanal görüntüleme ve doğrudan satın alma imkânı sunar. Geçen yıl satıcıların %47'si yeni koleksiyonculara ulaşmak için çevrimiçi pazar yerlerini kullandı. Bu pazar yerleri, küçük galerilerin uluslararası fuarların yüksek maliyetlerine katlanmadan küresel olarak görünürlük kazanmasına yardımcı oldu. BEES, özellikle sanatçıları ve sanat eserlerini şahsen ziyaret etmeden önce, başvurulan, giderek daha fazla çevrimiçi olarak keşfedilen, merak uyandıran, Y ve Z kuşaklarından alıcılar için büyük önem taşıyor.
Özetle, çevrimiçi satışlar ve dijital sanat piyasası istikrarlı bir şekilde büyüyor, ancak galerilerin, müzayedelerin veya sanat fuarlarının yerini henüz almadılar.
2025 yılında, temkinli bir ekonomik iklimde bile, sanat fuarları sanat piyasasının en önemli itici güçlerinden biri olmaya devam etti. Raporun önemli bir bulgusu, galerilerin yaklaşık %31'inin sanat fuarlarının yeni koleksiyonerlerle tanışmak için en iyi yerlerden biri olduğunu söylemesidir.
Rapora göre, sanat fuarlarına katılmak giderek daha pahalı hale geliyor. Lojistik, seyahat ve stant masrafları keskin bir şekilde arttı ve bu da küçük galeriler için katılımı zorlaştırdı. Yine de sanat fuarları, sanat piyasasının sosyal ve ticari merkezi olmaya devam ediyor. Satışların büyük bir bölümüne aracı oluyorlar ve yeni koleksiyonerleri cezbediyorlar.

Galeriler için geçen yıl zorlu geçti fakat felaket niteliğinde değildi. Galerilerin toplam satışları yaklaşık %6 düşerek 34,1 milyar dolar civarına geriledi. Küçük galeriler aktivitelerini dengeli bir şekilde sürdürürken, büyük galeriler büyük satışların düşmesi ve artan maliyetlerle mücadele etti.
Müzayede evleri daha da keskin bir yavaşlama yaşadı. Özellikle çağdaş sanat ve çok pahalı eserler için halka açık müzayede satışları önemli ölçüde düştü. Art Basel & UBS küresel Sanat Piyasası 2026 raporuna göre, 2025 de, 10 milyon doların üzerinde fiyata satılan sanat eserlerinin sayısı önemli ölçüde düştü. Bununla birlikte, büyük ve gösterişli açık artırmalar yavaşladı ve bunun yerine daha çok, müzayede evlerinde “Private Sales” özel satışlar gerçekleşti.
Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, sanat ve antikalara erkeklere kıyasla ortalama %46 daha fazla harcama yapan kadın koleksiyonerlerin sanat piyasasında artan etkisidir. Kadınların koleksiyonlarındaki sanat eserlerinin %49'u kadın sanatçılara aitken, erkek koleksiyonerlerin koleksiyonlarında bu oran daha düşük. Kadın koleksiyonerlerin keşfe daha açık oldukları da görülüyor: %55'i genç sanatçıların eserlerini sıklıkla satın alırken, erkeklerde bu oran %44.
Bence bu rakamlar çok önemli bir yeni ekosistemin işaretlerini bize veriyor, kadın koleksiyonerler sadece daha fazla harcama yapmakla kalmıyor, aynı zamanda yeni yetişen sanatçıları ve kadın sanatçıları destekleyerek piyasayı aktif olarak yeniden şekillendiriyorlar.

Rapor ayrıca koleksiyon kültüründe önemli bir kuşak değişimini de ortaya koyuyor. Artık koleksiyonerlerin büyük bir bölümünü Milenyum ve Z kuşakları oluşturuyor; Z kuşağı tek başına sanat alıcılarının yaklaşık %19'unu oluşturuyor. Koleksiyonerlerin yaklaşık beşte birini temsil eden Z kuşağının koleksiyonculuğa yaklaşımı, eski kuşaklardan belirgin şekilde farklı. Genç koleksiyoncular imkanlarının daha büyük bir bölümünü sanata ayırıyor, yeni medya ve dijital eserleri keşfetmeye daha istekli ve sanatçıların çeşitliliğine daha güçlü bir bağlılık gösteriyorlar. Aslında, rapora göre, Z kuşağının harcamalarının neredeyse %45'i kadın sanatçıların eserlerine yönelik; bu oran, eski koleksiyonerlere göre önemli ölçüde daha yüksek.
Benim vardığım sonuç şu ki, kadın koleksiyonerler ve genç alıcılar birlikte sanat piyasasını yavaş yavaş yeniden şekillendiriyor, sanat piyasasını daha demokratik, daha çeşitli ve geleneksel eserler hiyerarşisine daha az bağımlı hale getiriyorlar.
Raporda vurgulanan cesaret verici gelişmelerden biri, özellikle, “primary market”, galeri sektöründe kadın sanatçıların piyasadaki kademeli ancak gözle görülür yükselişidir. Kadın sanatçıların eserleri, müze koleksiyonlarında ve kurumsal sergilerde de daha görünür hale gelmiş ve bu durum genellikle piyasa talebini etkilemiştir. Kadınların genel satış payı erkeklerden daha düşük olsa da gidişat yavaş ama anlamlı bir değişime işaret etmektedir. Koleksiyoncular, kadın sanatçıların temsilindeki tarihsel boşlukları fark etmeye ve satın alımlarıyla bunları kademeli olarak dengelemeye başlıyorlar.

Rapora göre bir diğer belirgin eğilim ise koleksiyonerlerin hâlâ sanat eserlerini bizzat satın almayı tercih etmeleridir. Sanat fuarları, galeri ziyaretleri ve sergiler, yeni alıcılarla tanışmak için en önemli yerler olmaya devam etti. Pandemi sırasında genişleyen dijital sanat piyasası istikrar kazandı ancak sanatı fiziksel olarak yerinde görme deneyiminin yerini tutamadı.
Başka bir deyişle, sanat piyasası neredeyse “eski moda” bir şeyi doğruladı: koleksiyonerler, hâlâ bir sanat eserini satın almadan önce önünde durmak, onu yerinde gözlemlemek istiyorlar.
2025'in sanat piyasasının bütün paydaşlarının çok temkinli hareket ettiği bir sene olarak önemli pozitif sinyaller verdiğini görüyoruz. Bunların birçoğu sağlıklı gelişmeler olarak değerlendirilebilir. Piyasa rekor fiyatlara olan takıntısından biraz uzaklaştığında, daha geniş bir sanatçı ve galeri yelpazesinin katılımına olanak sağlanır. Küçük ve orta ölçekli galerilerin faaliyetlerindeki artış sanat ekosistemini çok pozitif olarak destekleyecektir.
17 gün önce
Ateş Hattındaki Müzeler ve Kültürel Miras
20 gün önce
Louvre Müzesi: Piramidin Altındaki Fırtına
bir ay önce
Art Basel Qatar: Bienal Estetiği Benimseyen Bir Fuar Deneyimi
bir ay önce
Karin Handlbauder'in Viyana’dan Cenevre’ye Uzanan Çağdaş Sanat Serüveni
bir ay önce
Art Genève: Küratöryal Zekâ ve Kurumsal Diyalog